Derbinin Şifreleri (Murat Özyer)

- Reklam-

Bilinen bir felsefi hikâyedir; iki İtalyan seyyah Vincenzo (anlamı: kazanır, yener) ile Gianluigi (anlamı: savaşçı) uzun bir yolculukta derin ve akıntılı bir nehrin kenarına gelirler. Nehrin kıyısında karşıya geçmekte zorlanan çaresiz bir sığınmacı görürler. Gianluigi, ilkesel gerekçelerle yardım etmeyi reddeder ve yürümeye devam eder. Diğer seyyah Vincenzo ise hiç tereddüt etmeden o kişiyi sırtına alır, güvenle karşı kıyıya geçirir, yere indirir ve yoluna devam eder.
İki seyyah saatlerce tek kelime etmeden yürürler. En sonunda yardımı reddeden Gianluigi öfkeyle patlar:
“Neden onu sırtına aldın? Bizim kurallarımıza ve prensiplerimize aykırıydı, büyük bir hata yaptın!”
Diğer seyyah Vincenzo tebessüm eder ve sakince yanıt verir:
“Ben onu nehrin öte kıyısında bıraktım; ama görüyorum ki sen hâlâ zihninde taşımaya devam ediyorsun.”
Yaklaşık bir yıl dört ay önce kendisine yapılan sert eleştirilere rağmen; bugün sahaya çıkıp tüm geçmişi, duygularını ve kişisel kırgınlıklarını nehrin öte kıyısında bırakan bir hakem vardı derbide. Mesleğinin etiğine, adalet duygusuna ve tarafsızlık ilkesine sadık kalarak maçı son derece olgun ve tertemiz yönetti. O, geçmişin yükünü çoktan yere indirmişti; artık diğerlerinin şapkayı önüne koyup düşünme zamanı.

BEŞİKTAŞ VE GALATASARAY BAŞANTRENÖR KARŞILAŞTIRMASI (2016-27)

Derbinin Şifreleri (Murat Özyer)

Derbi Sadece Bir Maç mıdır?
Kulüp organizasyonlarına baktığımızda tablo bize çok şey anlatıyor:
Beşiktaş, son 10 sezonda 6 koç ile çalıştı ve iki kez sezon ortasında antrenör değişikliğine gitti. Buna karşın, son dört sezondur aynı isimle, Koç Dušan Alimpijević ile yoluna devam ediyor. Henüz müzede bir kupa şampiyonluğu olmasa da finalde mücadele etme alışkanlığını ve istikrarını yakalamış durumdalar.
Galatasaray cephesine baktığımızda ise son 10 senede 4 farklı başkan dönemi görüyoruz (Dursun Özbek’in iki ayrı dönemini de ayrı sayarak). Dursun Özbek’in 2022’den bu yana görevde olduğunu hatırlatalım. 10 yılda 11 antrenör değiştiren 121 yıllık kulüp, özellikle son dört sezonun üçünde her yarım sezonda bir antrenör değişikliğine gidip sezonları ikişer koçla tamamladı. Yalnızca 2024-2025 sezonunu tek bir antrenörle bitirebildiler ki o sezonda da Şampiyonlar Ligi’nde final oynama başarısı gösterdiler.
Bu 10 senelik süreç yönetilirken “basketbol aklı” olarak öne çıkan profiller; farklı meslek ve sektörlerde çalışmalarına rağmen lise yıllarında basketbol oynamış olmaları ve genelde belirli kurumsal/sosyal ilişki bağları vesilesiyle bu sorumluluğu üstlenen isimlerden şekillendi.
En dikkat çekici nokta ise bu isimlerin birkaç istisna dışında çoğunun basketbol geçmişinin yalnızca gençlik takımlarıyla sınırlı kalması ve sonrasında tamamen farklı sektörlere yönelmiş olmalarıdır. Oysa olması gereken; basketbolu yönetip yön verecek isimlerin akademik eğitimlerini, saha içi ve saha dışı basketbol birikimlerini ve yönetsel tecrübelerini bir arada değerlendirerek bu görevleri teslim etmekti. Ayrıca 121 yıllık bir camianın kurumsal hafızasını ve birikimini koruyabilmenin de bu yönetim anlayışının en kritik unsuru olduğunu hatırlatmak gerekir.
Nitekim sportif başarıların yakalandığı dönemlere bakıldığında, bu yönetim matematiğinin şifrelerini çözmek hiç de zor olmayacaktır. Sadece bu tespit bile, bütçeleri birbirine yakın olan kulüplerin aralarındaki organizasyonel vizyon farkını net bir şekilde ortaya koymaktadır. Diğer detaylara ise gerekirse başka bir zaman değiniriz.

Saha İçi ve Taktik Hamleler
Maça gelince:
EuroLeague’deki çift maç haftasından çıkan ve dört sezondur aynı koçla oynayan Beşiktaş ile geçen sezon ortasında göreve gelen ancak ligin 3. haftasında yolların ayrıldığı Koç Pozzecco’nun yerine takıma katılan Koç Manuchar Markoishvili karşı karşıya geldi.
Henüz takımla sadece iki antrenmana çıkabilen Markoishvili’nin hamleleri oldukça dikkat çekiciydi:
* Kadro tercihini ağırlıklı olarak kısa yabancılardan yana kullandı (Ivanović yerine Robinson, Bleijenbergh yerine Simpson).
* Yeni transfer K.J. Simpson’a derbinin kritik anlarında şans vererek test etti.
* Maçı son derece sakin ve asistanlarından sürekli bilgi alarak yönetti.
* 13 yıl önce oyuncusu olarak formasını terlettiği takıma koç olarak dönen Markoishvili. Maç sonunda verdiği demeç, koçluk felsefesi hakkında ilk etapta verdiği mesajlar: “Şerefli mağlubiyet benim için yoktur; ya kazanırsın ya da kaybedersin. Her oyuncum aynı performansı göstermedi, bu konuda notumu aldım. Yapacağım antrenmanlarda benimle ve felsefemle takımı için savaşanlarla devam edeceğim.”
Sezon ortasında görev alan her koç için süreç zordur, koçlar da bunu bilerek görevi kabul ederler. İş bu süreci doğru yönetmek, koça gerekli alanı yaratmak koçun arkasından çok yanında yer almak değerlidir. Koç Markosvili’nin felsefesiyle ilgili ilk algıladıklarımız: Oyuncuların topun değerini bilmeleri, topa baskılı agresif savunma yapmaları ve rakibin zayıf noktalarına hücumda atak etmeleri.
Alimpijević tarafında ise son EuroLeague maçında kızıp soyunma odasına gönderdiği Metecan konusunu “nehrin öbür tarafında” bırakmış olması son derece olumlu bir yaklaşımdı. Uzunlarını boyalı alanda etkili kullanmaya çalıştı.
Derbi atmosferinin ve sertliğinin tavan yaptığı maçın son bölümünde; Beşiktaş’ın iki oyun kurucusunun yaptığı 3 ölümcül top kaybı ile 2 dakika kala fark 2 sayıya (75-73) indi. Nowell ve Brown’ın kritik üçlük isabetleriyle Wilbekin ve Berk’in top kayıpları telafi edildi ve Beşiktaş maçı 83-80 kazanmayı başardı. Alimpiyevic’in maç sonu röportajında sağlık ekibinin iyi iş başardığını söylemesi ekip çalışmasına değer verdiğinin göstergesiydi.

Yapay Zekaya Küçük Bir Soru
Oyunun son 14 dakikasında skor ve üstünlük iki taraf arasında sürekli el değiştirirken, maçı tecrübeli gözlerle izleyenlerin gözünden kaçmayan bir detay vardı: Hakem üçlüsünün çaldığı faullerin dağılımı bir hakem 10, diğeri 3 ve ötekisi ise 4 düdük şeklindeydi. Maçlara atama desteği veren yapay zekanın bu istatistiği ve dağılımı nasıl değerlendireceğini ben de başka bir yapay zekaya soracağım. Ne de olsa, el elden üstündür.
İlla bir sözle bitirmek gerekirse:
Ağacın kökü ne kadar derindeyse, fırtınada duruşu o kadar dik olur. (Lao Tzu)
Ben sözü masaya bırakıyorum, herkes istediği açıdan okuyabilir.
Murat Özyer
Basketbol İnsanı

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler