Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;
Sevgili Murat Özyer’in yazı dizisi haline getirdiği ve ilk ikisini yayınlamış olduğu “Doncic ve Oyunun Ruhu” yazısının ikincisini okuyup, yapılan çalışmaları, araştırmaları, sarf edilen gayretleri görünce inanın ben ülkemizdeki yetkililer adına rahatsız oldum.
Önce sevgili Özyer’e bu çok önemli çalışmayı bizlerle paylaştığı için kendisine teşekkür ederek yazıma başlamak istiyorum. Sevgili Murat’la yaptığım telefon görüşmesinde bu konu ile ilgili iki yazıyı daha kaleme alacağını ifade etti. Yayımladığı ilk iki yazıda ben kendi adıma almam gereken mesajları aldığımdan dolayı, yayımlanacak olan iki yazıyı beklemeden (aynı zamanda büyük bir merakla bekleyerek) hızla bu yazıyı kaleme almak istedim.
Yazım esnasında sevgili Özyer’in yayınladığı iki yazıdan alıntılar yapacağımdan dolayı daha önce yayımlanan iki yazıyı okuyanlar için bazı yerler tekrar niteliğinde olacaktır.
Ancak hepimize şunu belirtmeden de geçmek istemiyorum; yapacağım tekrarların tamamı Luka Doncic Vakfının çok önemli tespitleri. Bu tespitlerin tamamının önümüze yazılıp, üzerine düşünmemiz ve çalışmalar yapmamız gereken çok önemli konular olduğunu düşünüyorum. Aslında bu sorunları, tespitleri-konuları Türkiye Basketbol Federasyonu muzun ülke basketbolunun geleceği açısından ciddi bir şekilde de ele alması gerekmektedir.
Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;
Luka Doncic Vakfı yapmış olduğu bu çalışmaların aynı zamanda ‘DÜNYA ÇAPINDAKİ BASKETBOL TOPLULUĞUNA’ bir çağrı olduğunu ifade ettikten sonra;
Luka Doncic Vakfı dünyada gençlere pozitif bir spor kültürü oluşturmak için durmadan çalışacağının altını önemle çiziyor. Antrenörleri ve oyuncuları desteklemenin yanı sıra ‘EBEVEYNLERİ’ eğittiğini ve basketbol oyununun nasıl öğretilmesi gerektiği konusunda da yeni fikirler getirmeye çalıştıklarını da ifade ediyorlar.
Luka Doncic Vakfı ‘basketbol sporunun gençler üzerindeki dönüştürücü gücünün’ tartışılmaz olduğunu vurguladıktan sonra, genç basketbolunun doğasında sessiz ama derin bir değişim yaşandığını ifade ediyor. Uluslararası Altyapı Basketbol Raporunda dönüşümün merkezine inerek şu soruları soruyor:
Genç basketbolcular neden bu kadar çabuk tükeniyor?
Neden basketbolu erkenden bırakıyor?
Oyunun ruhu nereye gidiyor?
Basketbolu yeniden çocukların dünyasına nasıl kazandırabiliriz?
Doncic Vakfı “Basketbola bütünsel yaklaşım” adı verilen bir değişim yol haritası sunarken, amaçlarının ‘gençler için basketbolu daha erişilebilir, daha neşeli ve gelişime dayalı bir deneyim’ haline getirmek olduğu belirtmişler.
Luka Doncic Vakfı yüzlerce oyuncu, antrenör ve ebeveynle binin üzerindeki anketle yapmış olduğu uzun saha araştırmalarında, dikkat çekici bulgulara rastlamışlar. Antrenörler ve ebeveynler şu ortak endişeleri dile getirmişler:
Basketbola girişteki yüksek finansal engeller,
Eğitimli antrenör eksikliği,
Kazanma baskısı,
Highlight kültürünün baskın hale gelmesi.
Ebeveynlerin yorgun ve bir arayış içinde oldukları, antrenörlerin baskı altında ve çocuklarında neşesini kaybettiği Doncic Vakfının araştırmasının bir diğer önemli sonuçları olarak karşımıza çıkıyor.
Doncic Vakfının hazırlamış olduğu Altyapı Basketbolu Raporu, genç oyuncuların gelişim süreçlerini incelerken temel bir soruyu ortaya çıkarıyor;
“Oyuncularımıza sadece oyunu mu öğretiyoruz, yoksa hayata dair bir bakış açısı mı kazandırıyoruz?” Bu sorunun yalnızca antrenörleri değil, kulüpleri, federasyonları ve ebeveynleri de doğrudan ilgilendirdiğinin vurgusunu yapıyorlar…
Dünyanın farklı ülkelerinde, farklı şehirlerinde ve farklı insanlarla yapmış oldukları araştırmalar basketbol sporunun çocuklar üzerinde olumlu, derin izler bıraktığını ortaya koyuyor.
Araştırma sonunda ortaya çıkan hem şaşırtıcı hem de sıra dışı sonuçları ebeveynlerin, antrenörlerin, idarecilerin kısacası basketbolla ilgilenen herkesin sevgili Murat’ın kaleme aldığı yazılarda okumasını önereceğim.
Raporda belirtilen ‘basketbola girişteki yüksek finansal engeller’ ülkemizde de çok önemli bir sorun haline gelmiştir. Maddi imkândan yoksun yetenekli olması muhtemel binlerce çocuğumuz basketbol sporu ile tanışma şansını bulamamaktadır.
Bazı belediyelerimizin ücretsiz basketbol okulu hizmeti verdiğini bilmekteyiz. Ancak bu ücretsiz basketbol okulu hizmetlerinin başta Basketbol Federasyonu olmak üzere ilgili bakanlıklar tarafından yapılması gerekmektedir.
Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;
Doncic Vakfının yapmış olduğu araştırmaları yapılması gereken çok önemli Ar-Ge çalışmalar olarak ta görebiliriz. Bu tip raporların, bilgilerin kamuoyu ile paylaşılması ve çözüm için paydaşların fikirlerinin alınması ise olmazsa olmazlardandır.
Luka Doncic Vakfının yapmış olduğu bu çalışmaları ‘DÜNYA ÇAPINDAKİ BASKETBOL TOPLULUĞUNA” yapılan bir çağrı olarak dikkate aldığımızda, Türk Basketbol kamuoyunun da Basketbol Federasyonu tarafından yapılan bu veya benzeri çalışmaları varsa projeleri de öğrenmesi gerekmektedir.
Riga’da Avrupa Basketbol Şampiyonası esnasında sevgili Fırat Eser ile karşılaştım. Fırat yazılarıma atıfta bulunarak, “bazı konularda bilgi eksikliğim olduğunu ve bir araya geldiğimizde anlatabileceğini” söyledi. Bende bu yaklaşıma istinaden Avrupa Basketbol Şampiyonası bitiminden sonra kendisini iki kez aradım. Kendisi bana mesajla döneceğini belirttikten sonra tekrar görüşemedik. Yoğun olduğunu düşünerek bu yazı vesilesiyle sevgili Fırat’a bir çağrıda bulunmak istiyorum:
Sevgili Fırat, gördüğün gibi Doncic Vakfında, vakıf yetkilileri elde ettikleri tüm verileri dünya basketbol kamuoyu ve tüm ilgili idareci, paydaşlar ve antrenörler ile paylaşmış ve görüş almış durumdalar. Ve aynı zamanda sorunlara ‘dünya basketbol topluluğu’ ile çözüm aramaktadır. Türkiye Basketbol Federasyonu olarak ne gibi çalışmalar yaptığınızı, neleri hedeflediğinizi, projelerinizi, yaptığınız araştırmalar varsa sonuçları ile birlikte sadece bana değil, basketbol ile ilgilenen herkese açıklamanızı rica edeceğim.
Sevgili Okurlar; Luka Doncic, “basketbolun ona çok şey verdiğini kendisinin de basketbola çok şey vermek istediğini” belirtiyor. Bizlerinde basketboldan dolayı bir yerlere gelenlerden basketbola, Türk basketboluna bir şeyler vermelerini beklememiz yanlış olmaz sanırım.
Saygılarımla…
Doncic ve Oyunun Ruhu -1 (Murat Özyer)
Doncic ve Oyunun Ruhu -2 (Murat Özyer)




Öncelikle Sn. Murat Özyer’e bu vakfı bize tanıttığı için teşekkürler. Basketboldan aldıklarını basketbola verenler çok önemli. işler yapıyor. Daha önce Kobe Bryant basketbol ile yaptırdığı kısa animasyon filmi ile bu alanda Oscar almıştı. Şimdi de Luka Doncic, basketbolda konuşulmayan bir konu üzerinde kurduğu vakıfla farkındalık yaratıyor. Ülkemizde de BİDEV bu alanda sosyal sorumlulukta başı çekiyor. Euroleague de sosyal sorumluk konusunda One Team isimli bir çalışması var. Bu gibi çalışmaların artarak devam etmesi için yapılacak tanıtımların da medyada daha çok yer alması lazım.
Naci Abi, beni destekleyen ve çokça da öven yazı için çok teşekkür ederim. Bence bu ve benzeri konular için ilk adımlar geçtiğimiz senelerde atılmıştır, zamanla olgunlaşıp uygulamaya geçilecektir. Umutlu olmaya devam etmek lazım bence. Tekrar teşekkür ederim. Murat Özyer
Bizde niye vakıf kuran eski bir oyuncu yok(varsa da ben bilmiyorum özür dilerim)? Mesela nba’de oynamış, dolar milyoneri federasyon başkanının?
Türkiyenin de böyle bir vakıf oluşumuna gerçekten ihtiyacı olduğu gün gibi ortada. Türkiye nin en güneybatı ucunda Datça da bu işi 25 yıldan fazla gönüllü olarak yürüten beden eğitimi öğretmeni ve basketbol antrenörü Murat Karslı ve yardımcısı Mustafa Tabak ile birlikte üç sezondur çocuklara basketbolu sevdirmek için beraber çalışıyorum, nerdeyse tamamen altyapıdan oluşan Datça Belediye Spor olarak zamanımızın çoğu her sezon için ,ulaşım, forma top için kaynak bulmak ve antreman saati almaya çalışmakla geçiyor. Hem kızlar hem erkekler olarak nerdeyse her maçımız deplasman olduğu için kaynak bulmakta zorlanıyoruz ama yerel esnaf, otel vs sağolsun şu ana kadar bir şekilde idare edebiliyoruz ama yine de ülke genelinde özellikle altyapı için bize yardımcı olabilecek bir vakıf veya sponsor olsa biz ve bizim gibi bu işi gönülden yapanlar için büyük bir destek olur. Küçük nüfusa rağmen gerçekten bu sporda ilerleyebilcek çocuklarımız olmasına rağmen antreman eksiklikleri sebebiyle ne yazık ki lise çağına gelen çocuklarımızdan kendi imkanlarıyla şehir dışına gidebilenler dışında kalanların basketbol hayatları uzun sürmüyor.
Keşke daha fazla imkanlarımız ve desteğimiz olsa da yetenekli çocuklarımıza daha fazla imkanlar sunabilsek. Her şeye rağmen altyapı kategorilerinde ve okullarda kız ve erkek 100 ün üzerinde il ve bölge şampiyonluğuyla yola devam ediyoruz.
En büyük beklentimiz 2026 da bir salonumuzun olması ve bu sayede basketbolun ülkenin bu köşesinde daha ses getiren bir faaliyet haline gelmesi..