Dünya Basketbol Modelleri Ve Biz (Gencer Baytimur)

- Reklam-

Sevgili Murat Özyer’in Finlandiya ve Avustralya’nın ülke basketbolunu geliştirmek için geliştirdikleri modellerini incelediği ve bizlere aktardığı yazı dizilerini büyük bir keyifle ve dikkatle okuyorum. Sevgili Murat emeğine sağlık müthiş bir yazı dizisi hazırlamışsın bir basketbol insanı olarak kendi adıma sana teşekkür ediyorum.

Bu yazıları okurken hep bunlar içinden bizim ülke yapımıza uyacak neleri alıp kendi basketbol iklimimize adapte edebiliriz acaba diye düşünüyorum. Bu iklim alegorisi gerçekten içinde bulunduğumuz duruma tam uyuyor. Çünkü bazı ülkelerin modellemelerine baktığım da hem çok beğeniyorum hem de kedi kendime “ne yazık ki bu çiçek bizim iklimimizde yetişmez, ölür” demekten kendimi alamıyorum.

Sevgili Murat’ın ve basketbola gönül vermiş herkesin defalarca yazdığı çizdiği gibi daha bir Alan Savunması sorununu bile ülke olarak aşamamışken, üzülerek “Kollektif basketbol”, “maç kazanma değil oyuncu yetiştirme merkezli” yapılanmaları, “ülke ölçeğinde müfredat belirlemeleri”, “standart oluşturmaları” ne yazık ki çok uzaklardaki güzel ülkeler gibi izliyorum sadece.

Atatürk’ün de başucu kitaplarından olan ve Grigory Petrov’un Finlandiya’nın Ruslara karşı verdiği bağımsızlık mücedelesini ve eğitim, sanayi, tarım, eğitim gibi alanlarda gösterdiği gelişimi anlattığı, kitabın ana karakteri Snelman’ın bir aydın ve lider olarak Finlandiya halkını nasıl örgütlediğini ve motive ettiğini anlattığı, ülkenin bataklık alanlarının nasıl beyaz zambakların açatığı güzel alanlara dönüştüğünü anlattığı Beyaz Zambaklar Ülkesinde kitabının ana vatanı olan ve bugün dünya eğitiminin zirvesinde olan bir ülkede bu basketbol reformunu yapmakla yine aynı Alan savunması örneğine ve konuştuğumuz her basketbol sorununda çaresiz kadığımız ülkemiz gerçekleriyle karşılaştırdığımızda önümüzdeki tablonun çok da iç açıcı olmadığının ben de farkındayım ancak ben yine de her şeye rağmen bir yerden başlamak ve bir adıma atmak gerektiğine inanıyorum.

Bizim yöntemimiz belki hayatın her alanında olduğu gibi ikna etmek yerine yaptırım koymakla, bilinçlendirmek ve iyi niyetle uygulama beklemek yerine, denetlemek ve cezalandırmakla olacak. Ancak denemek ve doğru yolları bulmak, bunun için de bir yerden başlamak zorundayız.

Basketbol sevgili Murat’ın da yazısında çok güzel ifade ettiğin gibi statik değil dinamik, yaşayan bir organizmadır. Onun dinamiklerini iyi anlamak gelişimini iyi takip etmek yeni yetişecek jenerasyonları ve en önemlisi yeni yetişecek antrenörleri bu yönde eğitmek, her ülkenin basketboluna yön verenlerin kafa yorması gererken en önemli konudur.

Gerek Finlandiya gerekse Avustralya’nın uygulamaya çalışmaları en azından üzerinde çalışmaları, kendi ülke yapılarına uygun ilkelerini ve terminolojilerini belirledikleri üzerinde kafa yordukları ve ulusal bir basketbol kalkınma programı uygulamaya çalışmaları çok takdire şayan bir durum.
Bu modelleri araştırarak bizlere sunduğu için Murat’a tekrar teşekkürler.
Dünya basketbolunun gelişimine baktığımızda her geçen gün hızlanan bireysel becerilerin, mobil uzunların oyunu domine ettiği daha komplike donanımlara sahip oyuncuların yetiştiğini görüyoruz
Artık oyun;
1-Hızlı düşünen
2- Hızlı karar veren
3- Hızlı uygulayabilen
oyuncularla oynanıyor ve bu süreç hızlanarak devam edecek. Oyuncu yetiştirme ve geliştirmede bu kriterleri göz ardı eden ülke basketbolları için de makas her geçen gün açılacak. Yani bu işe kafa yoran ve bir şeyleri değiştirmeye çalışan ülkelerle statik durumunu koruyan, gelişmeye ve değişmeye çalışmayan ülkeler arasındaki fark her jenerasyonda daha fazla açılacak.
O nedenle bizim de ülke basketbolumuz için en kısa zamanda bir şeyleri değiştirmeye ve geliştirmeye başlamamız lazım.

Alt ve üst yapı liglerin statülerinden, antrenör gelişimine, oyuncu yetiştirmekten, kural değiştirmeye kadar teorik olmadan pratik ve kendi ülkemizin dinamiklerine ve gerçeklerine uygun düzenlemeleri en kısa zamanda yapmamız ve artık bir yerden başlamamız lazım.
Bu ülke de bu basketbol da hepimizin. Ayrıştırmadan, ötekileştirmeden herkesi dinlememiz, herkesten faydalanmamız ve basketbolumuzu bu güzel ve büyük ülkenin en ücra köşelerine kadar yaymamız lazım.
Bütün uzun yollar ilk adımı atmakla başlar umarım bir gün biz de “Ulusal Basketbol Geliştirme Modeli”ni uygulamaya başlarız.
Gencer Baytimur

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler