Kırk Katır Mı Kırk Satır Mı? (Naci Özonay)

- Reklam-

Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;

“Sorumluluk TBF’ye Ait Olmalıdır” yazım basketfaul.com sitesinde yayınladıktan sonra basketbolcu ağabeylerim ve kardeşlerimin bir kısmıyla yazımı paylaştım. Necati Güler Ağabey bazı yazılarımdan sonra beni arar ve yazım üzerine sohbet eder, değerli görüş ve düşüncelerini bana iletirdi.

Bu yazım üzerine de beni aradı. Telefonu açtığımda her zamanki nezaketiyle ‘merhaba Naci’ dedi. Merhaba derken biraz durağan ve sesi de düşük gibi geldi bana. Konuşmasına başladığında sesinin neden düşük ve ne kadar haklı olduğunu gördüm.

Sevgili Necati Ağabey bana;
“Naci sen basketbol hayatının tamamını okullu ortamda tamamladın. Aslında çocuklarımızın sporu, basketbol sporunu yapacağı yerin İlkokul, Ortaokul, Lise ve Üniversiteler olduğunu herkesten iyi bilirsin. Bizler ‘basketbol okullarını’ tartışırken asıl konuşmamız gereken yerden uzaklaşmış oluyoruz” deyince inanın ne diyeceğimi bilemedim.

Sonra Necati Ağabeye “çok haklısınız artık doğruları yazıp konuşmak yerine üstünde durulmaması, konuşulmaması gereken olaylar içinde kaybolmuş oluyorum” dedikten sonra, “Necati Ağabey bazen kendimi KIRK KATIRLA KIRK SATIR ARASINDA arasında kalmış gibi hissediyorum” desem daha doğru olur” dedim. Ve değerli görüşlerini benle paylaştığı için teşekkür edip telefonu kapattık.

Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;

Sevgili Necati Ağabeye “daha önceki yazılarımın iki ya da üçünde basketbol sporunun okulların içinde olması gerektiğini yazdığımı ve bu yazımın konusunun ‘basketbol okulları’ olduğunu belirttim ama beni yazımda tek satırda olsa ‘tüm sporların aslında okulların içinde olması gerektiğine’ değinememenin huzursuzluğu kapladı.

Tam bu huzursuzluğu üzerimden atmaya çalışırken sevgili Necati Ağabeyle konuşmamızın bir kısmına şahit olan emekli Beden Eğitimi Öğretmeni eşim bana; eskiden devletin sporculara vermiş olduğu desteği, müsabakalara giderken okullara sağlanan harcırah ve spor kıyafet imkanlarını, devlet okullarımızın da bölge elemeleri ve Türkiye Şampiyonalarına katıldığını yaklaşık son 20 yılda devlet okullarımızın artık adının bile geçmediğini hatırlattı.

Eşim, Cimnastik Federasyonu’nun okullara sporcu istediklerini belirten yazı göndermesi sonucu İlkokul sınıf öğretmeni tarafından spora yönlendirildiğini ve o yıllarda neredeyse tüm branşlarda ilgili federasyonlar tarafından ücretsiz kurslar açıldığından da söz edince de inanın kendimi dağılmış buldum. Eşime ne cevap vereceğimi bulamadım…

Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;

Bir ülke kendi öz evlatlarını bu kadar ihmal eder mi? Şu anda 20 milyon çocuğumuz İlk ve Orta dereceli okullarda örgün eğitim almaktalar. Ve hiçbiri ile bir temasımız bulunmamakta. Bu 20 milyon çocuğumuzu kaçıncı dile getirişim oldu inanın artık sayısını bilmiyorum…

“Sorumluluk TBF’ye Ait Olmalıdır’ yazıma, ‘Ankaralı’ rumuzuyla bir okurumuz çok güzel bir yorumda bulunmuş. Yorumunda tüm spor olaylarının okulların sorumluluğunda olması gerektiğini gayet güzel anlatmış. (Okurumuzun yorumunu okumanızı öneririm.) Ben sadece son iki paragrafını sizlerle paylaşmak istiyorum:

“Birlik olup basketbolda sistem değişikliği yapıp TBF GSGM ve MEB ile icraata geçmeleri lazım. YOKSA YAZI YAZARAK, OLMAZ. SİZ YAZARSINIZ BİZ OKURUZ!”

Ankaralı rumuzlu okurumuzu yürekten kutluyorum. Sadece yazıyor ve okuyoruz. Maalesef hiçbir gelişme yok ve olacak gibi de görünmüyor. Ankaralı rumuzlu ve benzer yapıdaki okurlarımız bile inanın bizlerden çok daha aktif, istekli ve bizlerin önüne geçmiş durumdalar…

Saygılarımla…

- Reklam-

1 Yorum

  1. Sayın hocam, TBF 12 dabo basketbolcu tarama programı kapsamında seçmeler icin sakarya ilimize de geldiklerinde bir devlet okulu basketbol takımı olarak kendilerini 12 kişilik tam kadro üzerlerinde takım formaları giyinmiş olarak karşılayıp seçmelere katılan öğrencilerimiz ki bu seçmelere Kocaeli ve Sakarya gibi iki büyük şehirden bu organizasyonu ciddiye alıp saygı duyup katılan tek takım da bu devlet okulu idi. İmkansızlıklara rağmen nizamı bir salona dahi sahip olmayıp kendi okullarının küçücük salonlarında sabah akşam demeden onları hiçbir ücret almadan gönüllü eğiten hocaları ile birlikte nice şampiyonluklar ve madalyalar kazanmış bu çocuklar arasından üzülerek söylüyorum ki bir tek çocuğu dahi seçmeye layık görmemiş federasyonumuz için ne söyleyebilirim bilmiyorum, bu çocuklar arasında gerçekten çok yetenekli çocuklar vardı. Bu seçmelerin sorumluluğu TBF de idi ve sakaryadan tek bir çocuk dahi seçmediler bu çocukların özel bir klüp değilde bir devlet okulu olduğunu ve kendi illerinin şampiyonu olduklarını da bildikleri halde. Bu çocuklar gün geçtikçe inançlarını kaybediyorlar çünkü artık güvenmiyorlar. Miş gibi yapılan ve yapılacak olan hiç bir şeye güvenmiyorlar.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler