Puzzle’ı Yapan Tarihe Geçer (Murat Özyer)

- Reklam-

Çünkü altyapı basketbolu, birbirine uyumlu parçalardan oluşan büyük bir puzzle gibidir; parçalar bir araya gelmezse, ne resim tamamlanır ne de başarı gelir.
Türkiye’de altyapı basketbolunun en büyük sorunu, “bütüncül bir sistemin” olmayışı.
Bu sistemin lideri elbette Türkiye Basketbol Federasyonu’dur, ama tek sorumlusu değildir.
Çocuklarımızı basketbolla tanıştıran basketbol okulları var, kulüpler var, okul sporları var. Ancak hepsi kendi başına çalışıyor. Koordinasyon yok. Ortak bir dil yok. Aynı yol haritası yok.
Spor okulları bir çözüm gibi görülüyor. Peki bu okullar denetleniyor mu? Eğitim standartları var mı? Çalıştırılan antrenörlerin yeterlilikleri kim tarafından belirleniyor?
Şu anki sistemde bu sorulara net yanıt verebilecek veya bu işi yapabilecek bir kurum görünmüyor. Çünkü bu alanlar kurumların yetki sınırlarının dışında kalıyor.

Peki Ne Yapmalı?
Akreditasyon sistemi oluşturulmalı. Veliler ve sporcular bilinçlendirilmeli.
Aslında benzeri bir model yaklaşık 15 yıl önce denenmişti. Ancak sistemli ve sürdürülebilir şekilde yürütülmediği için geçerliliğini yitirdi.
Otellerde uygulanan “yıldızlama sistemi”, basketbol okullarında da birçok konuyu çözebilir.
Bunu da en başta istemesi gerekenler; işini kurumsal şekilde yapan, köklü basketbol okulu organizasyonlarıdır.
Bugün birçok emekçi antrenör, bireysel çabalarıyla en iyisini yapmaya çalışıyor. Ancak bu çabalar sistemsizliğin içinde kayboluyor. O yüzden önerim açık:
Akreditasyon, başka bir deyişle yıldızlama sistemi, hem kaliteyi hem de denetimi getirecek bir adımdır.

Sadece Antrenör Eğitim Sistemini Masaya Yatırmak Yeterli mi?
Basketbol ailesi; hem akıl hem duygu seviyesinde yüksek bir topluluktur.
Bu nedenle her konunun masaya yatırılması ve tartışılması gerektiğini düşünüyorum.
Ama eleştirirken de önce şu soruları samimiyetle kendimize sormamız gerekiyor:
• Mevcut antrenör gelişim programlarına ne kadar hâkimiz?
• Her yıl hangi güncellemeler yapılıyor, bunları takip ediyor muyuz?
• Bu güncellemeler dünya trendlerini ne kadar yansıtıyor?
• İlham aldığımız ülkeler hangileri?
Eğer gerçekten gelişim istiyorsak, önce paydaşları ve üzerinde buluşmamız gereken asgari konuları belirlemeliyiz.

Asgari Müştereklerde Buluşmamız Gereken Paydaşlar ve Konular
1. Birinci Grupta:
• Altyapı milli takımlarının yöneticileri
• Altyapı liglerini yönetenler
• Hakemlik sistemini yönetenler
• Kulüp altyapılarını yönetenler
• Antrenör eğitim programlarını hazırlayanlar
2. İkinci Grupta:
• Basketbol okullarının sahipleri ve yöneticileri
• Okul sporları yöneticileri
• Spor liselerinin yöneticileri
3. Üçüncü Grupta:
• Atletik performans antrenörleri
• Bireysel gelişim antrenörleri
Bu paydaşların birlikte çözmesi gereken bazı temel konular şunlar:
• Yaş gruplarına özel eğitim modelleri
• Antrenörlerin çalışma şartları ve yeterlilik kriterleri
• Kulüplerin altyapı planlama zorunlulukları
• Altyapı hakemliğinin farklılaştırılması ve stratejik konuma getirilmesi
• Ülke basketboluna uygun yeni bir haritanın çıkarılması
• Bölgelere göre eğitim ve çalışma şartlarının belirlenmesi
• Ebeveynlerde basketbol eğitimi ve kariyer planlaması farkındalığının artırılması

Eğitimin Değeri: Nerede ve Nasıl Kullanıldığıyla Ölçülür?
“Eğitim şart” diyoruz ya hep…
Evet, şart. Ama o eğitimin nerede, nasıl ve ne zaman kullanılacağı belirlenmedikçe, verilen bilgi sadece bir belge olarak kalır.
Şartları yaratmak, uygun ortamı sağlamak ve gelişimi denetlemek;
Ancak o zaman verilen eğitimin bir karşılığı olur ve sistemde kalıcı etki yaratır.

SONUÇ
Puzzle’ı tamamlamak için tek tek parçalara değil, uyuma ve bir araya gelmeye odaklanmalıyız; ancak o zaman tarih yazabiliriz.
Erman Kunter’in altyapı üzerine kaleme aldığı yazı, çok değerli bir konunun altını çiziyor.
Bir basketbol insanı olarak şunu içtenlikle söylüyorum:
“Sistem varsa prensip olur. Prensip varsa güven oluşur. Güven varsa gelişim başlar.”
Altyapıyı konuşmaya devam etmeliyiz ama sadece skor üzerinden değil;
• Antrenör eğitimini ve işleyişi,
• Altyapı hakemliğini ve liglerini,
• Basketbol ailesinin birlikte üretme kültürünü,
• Ve tüm bu yapıların denetimini birlikte ele alarak…
“Bir fikri yenmenin tek yolu, ondan daha iyi bir fikir üretmektir.”
Sadece eleştirmek değil, üretmek sorumluluğuyla konuşmalıyız.
Teşekkürler Erman Abi. Umarım bu yazı da konuşulması gereken konulara mütevazı bir katkı sağlar.

- Reklam-

7 YORUMLAR

  1. Eğitim Kurulu üyesi olarak yapsanıza o zaman. Kaç yıldır antrenör kursları ve özel eğitimler düzenliyorsunuz. Yaklaşık her kursun başarı oranı %25. Bu kadar mı yeteneksiz bu ülkenin antrenör ve oyuncuları? Halen utanmadan Kendrick Nunn haberleri okumaya ve devşirme oyuncu aramaya ben bir basketbolsever olarak utanıyorum. Yetki sizde, mühür sizde. Hadi buyrun.

  2. Tespit ve tavsiyeler fazlasıyla yeterlidir.Ancak insanın aklına şöyle bir soru geliveriyor!!!! Neredeydiniz ? Mevcut federasyon göreve geldiğinden beri ekibin içerisinde faal olarak yer alıyorsunuz. Neredeyse 10 yıllık bu zaman zarfında , Kurul ve müadil ortak Tübad bu konuları yeni mi gündemine alıyor ?

  3. Bir sistem eleştirisi diyeceğim ama o da değil; sistemin namevcut olması eleştiriliyor.

    Lakin o sistemi tesis etseniz dahi sistemi opere edecek olan insan profili ortada. Milli takım altyapıları, major kulüpler bile bu profil ve homojenlikten uzak subjektif davranış paternleri yüzünden yolunu bulamazken yüz binlerce kurum ve kuruluşu aynı guideline’a tabi tutup aynı otokontrol mekanizması içerisinde nasıl tutabiliriz ki?

    Bu profilde bir toplum sistemin varlığını değil, yokluğunu nimetten sayar. Çünkü sistem içerisinde kendi özdeğerleriyle herhangi bir varlık göstermesi pek mümkün değildir.

  4. Türkiye’de basketbol içinde bulunduğu camia tarafından her türlü ileriye doğru götüruluyor.

    Türkiye’nin ihtiyacı olan şey üniversite ligi dir.
    Türkiye’de o kadar çok basketbolcu 18 yaşından sonra eleniyor ki….
    Ülkemizde oyuncu neden yetişmiyor diye bu soruları sormak zorunda kalıyoruz.

    Her üniversiteye herhangi bir branşta üst seviye organizasyon yapma mecburiyeti getirilmesi gerekiyor
    Birçok branşta A takım yada profesyonel seviyeye yakın organizasyon kurulmasi mecburiyeti getirilmesi gerekiyor.

    İşte o zaman, kulüplerle profesyonel anlaşma imzalayamayan gençler için
    Önünde 4 yıllık ciddi bir antrenman yapma fırsatı sağlanmis olur.

    Üniversite liginin faydalarını burada anlatmaya sayfalar yetmez.

    bakanlıklar sivil toplum kuruluşları belediyeler üniversiteler basketbol ve diğer Spor federasyonları….

    Bu işte paydas olarak kim varsa hepsi ile birlikte büyük bir çalıştay. yapılıp organizasyona girişilmesi gerekiyor….

    Türk gençliğinin ve Türk sporunun ihtiyacı olan şey kaliteli üniversite ligidir.

  5. Sn Özyer, öncelikle önemli bir konuyu gayet iyi ve anlaşılır bir şekilde gündeme taşıdığınız için sizi tebrik ederim. Dile getirmiş olduklarınız yıllardır özellikle altyapı milli takımlar turnuvalarının oynandığı yaz aylarında yalnızca bu site sayfalarında onlarca kez yazılıp tartışıldı… Yazınızda yapılması gerekenleri maddeler halinde sıraladınız. Kişisel olarak katılmadığım yok. Tabii ki geniş katılımlı bir beyin fırtınasında eklenebilecek bir şeyler mutlaka çıkar diye düşünüyorum. Ne var ki bu sıraladıklarınızın tümü bir şekilde yarın yürülüğe konulsa bile başarısızlığa mahkumdur diye iddia ediyorum. Çünkü en önemli etkeni manifestonuzda atladığınızı düşünüyorum! Karar veren, yetkili olarak yön veren YÖNETİCİ faktörünün atlandığını görüyorum. Paydaşlar ve konular başlığınızın 2. maddesinde söz ettiğiniz yöneticiler basketbola yön veren yani son sözü söyleyen yöneticiler değildirler. Onlar daha yukarıdaki yönetici gruplarının taleplerine göre hareket ederek hayatta kalmaya çalışan alt düzey yöneticilerdir. Bizim esas sıkıntımız üst düzey dediğimiz karar almada yetkili yöneticilerimizin olmamasıdır! Oyuncu yetiştirirken ortaya konulacak prensipleri takip edip denetleyecek yöneticilerimiz HİÇ YOK. Bunun yerine kestirme yoldan daha olgunlaşmamış meyvaları ham halde piyasaya sürme derdinde olan ve paydaşlar grubunda hiç değinmediğiniz!!! manejerlerin etkisi altında hareket eden kulüp yöneticilerinin, altyapı sorumlularının/yöneticilerinin yetkileri, eğitimleri, süreçte izlenecek yol ve prensipleri en önemli konudur diye düşünüyorum. İnanıyorum ki bu konu samimiyet ve dürüstlükle çözülebilse sizin saymış olduğunuz maddeler tartışılmaz bile. Hepsi tıkır tıkır işlerdi. Ve sizin bahsetmiş olduğunuz o 15 yıl önce denenmiş ancak sürdürülemeyip güncelliğini ve geçerliliğini yitirmiş olduğunu söylediğiniz o yapının aksayan yönleri her yıl giderilerek bugün güncel ve iyi işleyen bir sistem, kim bilir belki de bir ekol olarak devam eder başka ülkelere örnek olurdu! Onun yerine ne oldu peki?… 15 yıl önce oynadığımız 2010 Dünya Kupası finalinin şişirdiği pastadan pay kapma yarışı ve pastayı abartılı bir şekilde şişirme politikası ile mevcut hallerdeyiz! Sizin bunlara sebep olanları ve nedenlerini çok daha iyi bildiğinize inanıyorum. Bu ifadem bir itham değildir yanlış anlaşılmasın. Ayrıca eklemek isterim ki basketbol antrenörlük eğitiminde TBF sitesinde ve eğitimlerinde yer alan Basketbol Antrenörlük Etik Kuralları belgesi dostlar alışverişte görsün misali gelişigüzel ve eksik hazırlanmış bir belge olmakla birlikte birçok antrenörün bu belgeden habersiz oluşudur yada kaale almamasıdır! Zaten gelişigüzel ve noksan hazırlanmış olan bu belge bize üstdüzey yöneticilerin konuya vermiş oldukları önemi gösteriyor. Ayrıca her sezon her kategoride etik ile ilgili antrenörler seviyesinde yaşanan olaylar ne demek istediğimin kanıtıdır! Ki tüm dünyada spor branşı gözetmeksizin başarılı olan sistemlerde antrenörlük etik kuralları antrenörlük eğitiminin en önem verilen konusudur… Tüm samimiyetimle saygılar ve sağlıklı günler dilerim…

  6. Cevabınızı bekliyoruz Sayın Özyer. 3. Grup Atletik Performans Antrenörleri mi? Bu bile şu an yaptığınız işi anlamadığınızı gösteriyor. Coach dışında (özellikle kurslarda da kullanıyorsunuz ya) antrenman yaptıran kim var atletik performans antrenörü dışında? Bu federasyon ve yetkilileri (siz dahil) bir açıklama yapın ve bu işi beceremedik deyin ya da yaptıysanız yaptıklarınızı anlatın. Bu iş öyle yürümüyor. Fikir mi istiyorsunuz? Fikir var üst yorumlarda.

  7. Ek olarak basketbol da 25 yıl geriye dönsek 10 yıl ileri gideceğiz. O zaman ki federasyonu başkanı kurulları doğru yapmışlar. O zamanın antrenörleri şimdi görev başında ama sistem işlemiyor

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler