Çarşamba, Mayıs 29, 2024
spot_img

Saygı bakkaldan alınmıyor (Hayri Pekergin)

Elit seviyede kadın basketbolu ile erkek basketbolu arasında temeller benzer olsa da bariz bazı farklar da var.

Erkek basketbolu müsabaka sürecinde, güç, hız, bire bir bitiricilik, çember üzeri enerji, patlayıcı kuvvet yani oyuncuların becerileri ve fiziksel özellikleri ön planda.

Maçların sonucunu bireysel yetenekler ile coachların savunma kurgularının başarısı belirliyor.

Erkek basketbolunun elit seviyesindeki müsabaka sürecinde, coach’un görevi savunma ve hücumda ana kuralları belirlemek, oyunun temposunu takımın yetenek setine göre ayarlamak ve oyuncu değişikliklerini yerinde ve zamanında gerçekleştirmek.

Kadın basketbolunda iş daha farklı.

Kadın basketbolunun fiziksel yönü son 10 yılda çok ileri gitse de, henüz erkek basketbolu kadar büyük farklar yaratmadığı için takım oyunu erkeklere göre daha önemli.

Takım oyunu ve kimya daha önemli dediğimiz zaman, kadın basketbolunda coach’un ve coaching’in takıma etkisinin erkek basketboluna göre çok daha fazla olduğunu anlıyoruz.


Şimdi bu konu nereden çıktı, nereye bağlanacak diye sorabilirsiniz.

Son senelerde Türkiye kadın basketbolunda coachlara bakıştaki saygı unsurunun giderek örselendiğini gözlemliyorum.

Coach’un kadın basketbolundaki büyük öneminin, işin oldukça uzun zaman içinde olanlar tarafından bile yeteri kadar anlaşılmadığını görüyorum.

Coach’un sezon başında takımın kurulmasında, kimyanın oluşmasında, hangi özelliklerin hangi özellikler ile birleştirilip 2+2=5 formülüne ulaşılmasındaki etkisinin azımsandığını hatta hiçe sayıldığına şahitlik ettiğimiz kulüpler izliyorum.

Nasıl diye sorarsanız;;

Sezon başı, ortası sonu fark etmez.

Görevlendirmelere bakıyorum. Anlamıyorum.

Görevden almalara bakıyorum. Yönetimlerin kendi hatasını haykırdığı itirafnameler görüyorum.

Ortaya konan performanslar zaten ortada.


Sözün kime diye sorarsanız? Sözüm öncelikle kulüplerin YÖNETİCİLERİNE.

Şimdi diyeceksiniz ki “Yönetici” kendisi parası ile rezil olmak istiyorsa sana ne?

Elbette bu hepimizi ilgilendirir.

Yönetici kulübünü başarı toplayarak büyütecek yerde, sınırlı finansal kaynaklarına başarısızlık için harcıyor ise kimse kusura bakmasın.

Bu basketbolu aşağıya çeken bir unsurdur ve hepimizin sorunudur.

Geçtiğimiz yıllarda kapsamlı şekilde yeniden düzenlenen Türk Ticaret Kanunu’nun ana fikrini biliyor musunuz?

Ben size hatırlatayım; “Sürdürülebilirlik”.

Evet TTK diyor ki;

Ey sermayedar !

Bu şirketin payları senin olabilir. Karı ve zararı sana ait olabilir.

Ama “Şirketin” yarattığı katma değer, vergi, aktif büyüklük, istihdam bu ülkenin değeridir.

Bu nedenle “Şirketin” sürdürülebilirliği önemlidir.

İşte TTK bu nedenle sürdürülebilirliği düzenlemek için pek çok yeni kural getirdi iş hayatına.


Şirketler ekonomi için önemli ise kulüpler de ülkemizdeki sporun gelişmesi için önemlidir.

İşte bu nedenle teknik patron olan Coach’a ve Coachluk mesleğine saygı gerekiyor.

Kadın basketbolunda, sahada sinerjiyi, kimyayı yaratacak olan, 2+2=5’i bulacak olan coach.

Yönetici, bu mesleğe saygı duymaz ise, önemini göz ardı ederse, alacağı sonuç 2+2=3 olur.

Yönetici coach seçimini yaparken (kendisi) değerlendirecek;

Savunması mı güçlü? Hücumu mu iyi yaptırıyor? Takımda pozitif bir hava yaratarak kimyaya katkıda mı bulunuyor?,Oyuncudan maksimum verim mi alıyor?

Ama en önemlisi yeterli deneyim ve yeteneğe sahip mi?


Sen dünyanın sermayesini yatır. Kocaman bir tesis kur. Son teknoloji makinelere yatırım yap.

Yola çıkarken (herkes kendine göre) büyük hedefler belirle.

Sonra fabrikanın başına yanlış teknik kişi getir.

Bunun adı saygı değil.

Ne kişisel anlamda ne de mesleki anlamda saygı böyle olmaz.

Saygı bakkaldan alınmaz.

Saygı icraatla, ferasetle, ehliyetle kazanılır.

Sen icraata, deneyime, ferasete, ehliyete saygı duymazsan başarı gelmez.

Bundan yalnız kulüp, parayı çarçur ederek alay konusu olan yönetici zarar görmez.

Türk basketbolunun gelişmesi de zarar görür.


Bundan sonraki sezonlarda seçimlerini kulüplerinin çıkarları doğrultusunda KENDİ yapan, görev verilen coach’u doğru seçen, takımın ve uzun dönem kontratlı oyuncuların gelişimi konusunda kısa orta ve uzun dönemli hedefler belirleyip veren, bu hedeflerin zamanında takip edilmesini sağlayan “saygıdeğer yöneticiler” görmek istiyorum.

Saygı icraatla, ferasetle, ehliyetle kazanılır.

Saygı bakkaldan alınmaz.

Twitter : @hayripekergin

(28-02-2017)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

15,872TakipçilerTakip Et
36,695TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

REKLAMLAR

popüler