A Milli Erkek Basketbol Takımımız, FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası A Grubu üçüncü maçında Portekiz’i 41 sayı farkla yendi ve üçte üç yaparak, hem gruptan çıkmayı garantiledi, hem de grup liderliği için Sırbistan’a önemli mesaj verdi.
Bir gün önce Sırbistan’a kök söktüren Portekiz karşısında temkini elden bırakmadık ve ideal beşimiz ile parkede yer aldık. Portekiz’in kısalarını iyi savunduk ve gerek erken faul almaları nedeniyle, gerekse de kolay şut atma imkanı vermememizden dolayı maçta ritim bulmalarına izin vermedik. Alperen’in maçın başından, ilk yarının sonuna kadar oyunu adeta domine etmesiyle de farkı açtık ve beklenenden çok daha kolay bir galibiyet elde ettik. Oyuncularımızı ve teknik ekibimizi can-ı gönülden kutluyorum.
Maçın bitiminde yayıncı kuruluş TRT tarafından yapılan röportajda Sayın Ergin Ataman’ın sitemde bulunduğuna şahit olduk. TRT spikerinin maç ile ilgili sorusuna karşılık olaran, Sayın Ergin Ataman, sitem dolu bir konuşmada bulundu: “Herhalde maçın rahat geçeceğini sizler de hissetiniz ki bizi TRT Spor’dan TRT Yıldız’a attınız. Bu takım finale doğru gidiyor. Umarım TRT Spor’dan ayrılmayıp TRT1’e doğru gideriz. Türk Basketbol Milli Takımı, bu ülkenin en önemli takımlarından bir tanesi. En önemli yıldızları burada oynuyor. Teşekkürler.”
Ergin Ataman’ın, Portekiz maçını TRT Spor’un yayınlayacağı bildirilmişken, son anda TRT Spor Yıldız’dan yayınlanmasına sitemde bulunduğuna şahit olduk. Ancak, maalesef A Milli Erkek ve A Milli Kadın Basketbol Takımlarımızın son 8-10 yıldaki başarısızlıkları sadece milli takımlarımızın FIBA dünya sıralamasında gerilemesine sebep olmadı, aynı zamanda basketbol da ülke spor gündemimizden düştü!
A Milli Erkek Basketbol Takımımızın, Sayın Ergin Ataman döneminde üst üste üç önemli FIBA organizasyonundaki başarısızlıklar (FIBA 2022 Avrupa Şampiyonası, FIBA 2023 Dünya Kupası Elemeleri ve FIBA 2024 Olimpiyat Ön Elemeleri) ve sonrasında son 30 yılın en başarısız dönemini yaşıyor olmamızdan dolayı, A Milli Erkek Basketbol Takımımız tam üç yıl boyunca FIBA’nın düzenlediği herhangi bir final organizasyonunda yer alamadı. Bu nedenle de basketbol milli takımımız gerek görsel, gerekse de yazılı medyanın gündeminden düştü. Bu başarısızlıklarda ve basketbolun ülke spor gündeminden düşmesinde kimlerin sorumluluğu var, lütfen bunu da belirtmeden geçmeyelim. Sonuçta konu ile ilgili, “ne ekerseniz, onu biçersiniz” gibi güzel bir atasözümüz olduğunu da hatırlamamız gerekiyor!…
Bununla birlikte, yakın bir süre önce yazdığım yazımda da belirttiğim gibi, öncelikle TBF’nin hem görsel hem de yazılı medya ile iyi bir iletişim halinde olması gerekirdi. Basketbol Milli Takımlarımızın bütün kategorilerine (altyapı milli takımlarımızda dahil olmak üzere) hakim olan ve milli takımlar konusunda şahsi arşiv zenginliği açısından belki de ülkemizin birkaç kişisinden biri olarak (hem de çok detaylı istatistikler ile birlikte kapsamlı yazılar yazarak), hem TBF Başkanımız Sayın Hidayet Türkoğlu’na hem de Sayın Ergin Ataman’a röportaj teklifinde bulunmuştum ama hiçbir yanıt alamamıştım. Hepimizin bildiği gibi isimleri yıllardır değişmeyen birkaç değerli basketbol yazarı dışında, nedense bizlerle ne röportaj yapmayı ne de bizlere milli takımımızın kamp süreci ile ilgili bilgi vermeyi düşünmediler. Bu konuda hiç tevazu göstermeyeceğim, çünkü 40 yılımı milli takımlarımıza verdim. Basketbol milli takımlarımız konusunda en hassas ve en özenli yazılar yazan kişilerin başında geliyorum. Bütün yazılarımdaki temel unsur, A Milli Basketbol Takımlarımızın ülke basketbolumuzun öncelikler hiyerarşisinde ilk sırada olması, kulüp fetişizminin son bulması ve milli takımlarımızın en iyi yere gelmesidir. Bu da, ancak bahsettiğim şekilde bir paradigma değişimiyle gerçekleşecektir. Ülke basketbolumuzun nitelikli hale gelmesi de yine A Milli Takımlarımızın elde edeceği başarılarla doğru orantılı olacaktır. Basketbolun ülke geneline yayılması ve popülaritesinin artması da, ne yerli oyuncularımızın figüran olduğu bol yabancılı kadrolarla kulüp takımlarımızın Avrupa Kupaları’nda elde edilen başarılarla, ne de yerli oyuncularımızın itibarsızlaştırılarak elde edilen başarılarla sağlanacaktır… Asıl başarı, bu ülkenin kendi değerlerine önem vermek ve kendi değerlerine şuan olduğu gibi yabancılaşmaktan kurtularak sağlanacaktır.
TBF kendi resmi web sitesinde, A Milli Erkek Basketbol Takımımızın, FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası öncesindeki Bormio kampı ile ilgili (kampın başlayıp sonlanmasına kadar) sadece bir haber yayımlanırsa, aylar öncesinde yapılan ara kamp açıklama yapılmadan sonlandırılırsa, FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası Elemelerinde başarısız sonuçlar alınırsa (İzlanda’ya yenildik), bitmek bilmez devşirme oyuncu krizlerinde dünya rekoru kırarsanız (bu kamp sürecinde Larkin, Bormio kampına katılmayıp tatil yapar ve sonra da hazırlık dönemindeki son özel maç öncesi üç gün ABD’ye giderse) ve bütün bunlarla ilgili herhangi bir şekilde açıklamada bulunmazsanız, maalesef basketbolseverlerin olduğu gibi basının da ilgisini kaybedersiniz. Ayrıca TBF’nin şampiyonanın başlamasına çok az bir süre kala değil, çok daha öncesinde detaylı bilgilendirmelerde bulunup, gerek görsel gerekse de yazılı basınla bilgi paylaşımında bulunmalıydı.
Maalesef bu şampiyonada TBF, medya ile iletişim konusunda sınıfta kaldı. Hal böyle olunca da kendi federasyonu konuya önem göstermez ve özenle eğilmezse, başkalarına sitemde bulunmaya da ne derece hakkımız var onu da sizlere bırakıyorum!.. A Milli Kadın Voleybol Takımımızın, “FIVB Kadınlar Dünya Voleybol Şampiyonası” maçları TRT 1’den canlı yayınlanırken, TBF’nin ilgili departmanı, “FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası neden TRT Spor’dan yayınlanıyor?” diye TRT ile iletişime geçilebilirdi diye düşünüyorum.
Bir diğer önemli ayrıntı da, Sayın Ergin Ataman, kulüp takımı çalıştırdığı süreçte A Milli Takımımızla ilgili ne bir demeç ne de bir röportaj verirken, kendisinin de ifade ettiği gibi milli takımımız çok önemli bir şampiyonada yer alırken neden “EuroLeague ve NBA” ile ilgili gündemi sarsan(!) açıklamalarda bulunuyor, onu da anlamış değilim!…
A Milli Erkek Basketbol Takımımıza, FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası’nda başarılar diliyorum. Yolun sonu madalya olsun. Her şey Türk basketbolumuz için. Her şey A Milli Takımlarımız için.




Sürekli Türk basketbolcularimizin performansını ve gençlerin gelişim seviyesini takip eden merak içinde milli takımı düşünen biri olarak ilker Bey’ e tamamen katılıyorum.
Şapka samanı ayırsaydı İlker Bey bende katılırdım. İlker Bey bu eleştiriyi niye yapıyor ; çünkü Ergin Ataman ‘ın dominant bir koç olmasına kendisini de alıştırmasından dolayı yapıyor.Açalım , Ataman Avrupa ‘da en başarılı koç!!! Bunu niye diyoruz ; çünkü yıllardır çalıştığı kulüplerde herşeyi kendisi yapıyor.Böyle başka bir koç örneği yok!!! Basın sözcüsü, CEO, oyuncu tarama, transfer sorumlusu, sponsor bulma(bu Gs’de 😄) tabi genel menejer!!! Bakın Efes’ten ayrilinca, Ataman takım başındayken en iyi yönetici seçilen Alper ne hallere düştü!!! Başımızda herkesin yanıp tutuştuğu yabancı bir koç olsa buna (TRT olayı) değinmezdi bile, parasına bakardı bknz tüm Viç’ler… Dolayısıyla Ataman burda tabi ki haksız, sana ne TRT yayınından, sana ne basketbolun ülkeye yayılmasından, sana ne Türk basketbolundan!!! Neymiş basketbol kitlelere milli takım yüzünden yayılmıyormuş!!! Bu ülkeye 3 tane Euroleague kupası geldi 7/8 yıl içinde, hatta bir tanesi geçen yıl, buna rağmen niye yayılmadı basketbol sevgisi!!! Bunda kulüpçülük yapan fetişist başkanların rolü ne kadar?!? Niye kongrelerde Euroleague kupalarına teneke muamelesi yapılıyor ve kimsenin sesi çıkmıyor… TBF başkanı iki kulüp başkanının isteklerini gerçekleştirdiği sürece seçilebiliyor.(Yooooook canım yapı değil yalı hatta yalıcık) Sonuç olarak Ataman artık başında olduğu takımın Medya işlerinden de sorumlu olmalı… Eh bunu da yapsın bir zahmet…
Yalıda büyüyen manevi baban Türklere vermediği kredileri verdiği Viç’ler sayesinde şampiyon olabildi sen anca hikaye anlat, yunan takımının başarısına sevinen, uzocu, sirtakici, mertis babayannis…
Senin zihniyete göre de ; manevi baban Yalı Çocuğu’da artık Viç’lere kredi vermeye bıraktı, Portekizlilere doğru açıldı… Tamamen aynı mealde cevap hakkımı kullanıyorum Editör Bey dikkat ettiyseniz!!!
Sen gergine hastalık derecede saplantılı olduğundan sapı,samanı ayıramazsın İlker bey gibi doğruları yazanlara olmayan aklınla yorum yaparsın ama anca boşa masal anlatırsın.
HARİKULADE BIR YAZI VE ÇOK DOĞRU BİR BAKIŞ… KUTLARIM…
Çoğunluk basit olana ilgi duyar (futbol); kafasını yormadan eğlenmek ister. Halkın gözünde bir pozisyon için verilen karar aynı pozisyon diğer tarafta olunca verilmiyorsa, bir pota da yapılan faul için diğer potaya gidiliyorsa durum karışıktır.
Tebrik ederim çok değerli bir bakış acisi, bu bakış açısına sahip birçok değerli basketbol adamı da itina ile federasyondan uzaklaştırılmış durumda, gerçekten ne ekersen onu bicersin..
Geriden oyuncu gelmiyor ise,oyuncu yetişmiyor ise, Ergin Atamanın suçu ne?eldeki malzeme ile o kadar olmuş,biraz sap ile samanı ayırmak lazım.fenerbahce Euroleague şampiyonu oldu,kaç türk oyuncu vardı ilk beşte?türk oyuncularlami oldu şampiyon?Efes iki sene üst üste Euroleague şampiyonu oldu,kaç türk oyuncu vardı takımda?
Kimse sadece onu suçlamıyor ancak kendisi bu ülkede basketbolun bir parçasıysa Türk oyuncu yetiştirme,geliştirme sorununun da bir parçasıdır. Yabancı meslektaşları birçok genç oyuncu yetiştirip, geliştirdiği halde kendisi bir tek Sertaç ki ona da mecburen şans verdi, kimsenin gelişimine katkısı olmadı. Eldeki malzemeyi doğru kullanmak, geliştirmek de önemli, oynamayan, oynatılmayan, hata yapmayan, yeteri kredi verilmeyen, çifte standarta takılan oyuncu gelişemez. Kendisi sürekli oynatıp parlattığı yabancılara sonsuz kredi verdi ya Türklere? Neredeyse hiç. Sonra oyuncu yetişmiyor, koçlar böyle olursa, federasyon 7 yabancıya izin verirse normal…
Ülke ve ülke sporu son yıllarda her anlamda dökülürken tekrar çıkışa geçen bir sporun ve çıkış için çaba harcayan hocanın bu şekilde eleştirilmesi ancak başarısız bir f.bahçenin kıskanç bakış açısı olabilir
Ergin hoca aldığimiz 3 galibiyetin ve daha ilerisi olabilecegini gormesinin sarhoslugu ile kısmen haklı ancak gerceklerle cok alakası olmayan bir elestiriyi gundeme taşıdı. İyide yaptı cunku bu konu gercekten turk badketbolunun gelecegi açısından çok önemli. Medya yayin gercegine baktığımız zaman Basketbol milli takımın macı TRT1 yayınlanan Gonul Dağı dizisi kadar izlenmiyorsa, yada TRT 1 de yayinlanan herhangi bir program kadar izlenmiyorsa burda TRT yi suclamaktan ziyade kendimizi basketbolun gecmisini ve icinde bulunan kurumların, klüplerin, yoneticilerin kendini sorgulaması gerekmezmi. Eger milli takimin Avrupa sampiyonasındaki macları izleyici bulamiyorsa burda suclu basketbol camiası. Basketbol camiası basketbol sporunun Anadoluda yaygınlasmasına, Anadolu insanini basketbolun icine girmesine cok sicak bakmiyor. Yada aktif bir oyuncu, yonetici olmasinı istemiyor. Basketbolun uzerine çoreklenmis bir kesim var bunlar basketbolun kendi kontrolunden cikmasini istemiyor. Bunlar gecmiste kendileri oynamis yada bir gorevde bulunmus kişiler. Istiyorlarki kendileri ve kendilerine yakin kisiler burda bulunsun. Bu ve buna benzer nedenlerden dolayı basketbol maalesef Anadolu insanı ile özdeşleşemedi. Sokaklara basketbol porası koyaraj soksk turnuvaları düzenleyerej bu isler olmuyor. Bakın super lig takimlarinin maclarini kac kisi izliyor. TBL maclarini kulupler ucretsiz yspmasina ragmen kac kisi geliyor. Ancak belediye klupleri belediye imkanlarini kullanarak salonu doldurabiliyor. TB2 L maçlarina oyuncu ailelerinden başka kim geliyor.
Ergin Ataman 2014 yılında Galatsarayın koçu iken Anadolu kuluplerinden birinin maçına geldiginde soyunma odasinda 11 yasinda kendisi ile resim cektirmek isteyen cocuğu yanindan iterek ret etmistir. NBA oyuncularina baktigimizda adamlar adeta seyirci ile bütunlesiyor. Şimdi burdan herkes kendine pay çikarsin niye maçları TRT Spor* a atiyorlar diye. Önce basketbol camiası olarak biz bu ülkenin neresindeyiz. Milli takimimız ve alt yapisindaki cocuklar ne kadar milli. Yillarimizi verdigimizi bu ulkenin tum imkanlarini harcadigimiz cocuklar birer birer yurt disina kaciyor. Nıye?
İtmiştir, iter, sever öyle şeyleri, küfürbaz olduğu da malumdur, sırf kazansın diye milleti galeyana getirme, kaos yaratma, ortalık karıştırmada da uzman,ustadır. Havalimanları, kafelerde, restorantlarda, kulüplerde çalıṣanlara tavırlarını da herkes iyi bilir. Oğlu da F4’de Fb’ye yenilince koridorlarda salya sümük ağlıyordu.
Ülke sporu ekonomik buhranda. Ergin Ataman basketbolun Fatih terimidir. Bütün maçları TRT 1 yayınlamak zorundadır.
Çok basketbolsever olarak, birinci ve hatta tek sporu basketbol olan, her Allah’ın günü basketbol oynayan basketbolsever olarak ve de Karşıyakalı sıkı bir muhalif olarak diyorum ki devlet kanalı da olsa ratinge bakar, bakması normaldir. En çok izlenen asıl kanala, diğerleri yan kanala konur. Sonra kamu kurumları neden zarar ediyor diye eleştiriyoruz. Halk buysa da hükümet de devletin kanalı da maalesef budur.
Okuduğum en saçma yazı. Bı defa son şampiyonada Türkiye oyuncu eksigine rağmen çeyrek finale çıktı! Futbol milli takımının hazırlık maçının bile ana kanallardan yayınlayan bir ülkede dünya ikinciliği yaşayan basket millilerin TRT yıldızda mavini yayınlamak terbiyesizlik ti üstelik TRT sporda ikinci lig maçını onun önüne koyarak! Bu kadar ufuksuzluk da bize yakışır ve sizin gibi sözde spor yazarlarına! Hepsi bir yana 220 milyon dolarlık kontrat ile tarihimizin en pahalı sporcusu parkedeyken buna kayıtsız kalmak bir akıl tutulmasıdır. Bu kafa ile işimiz çok zor
Ne rating yaparsa, o asıl kanala konulur maalesef. Biz, basketbolsever olarak böyle düşünüyoruz ama biraz da empati kuralım. Hentbol Milli Takımı, Trt Spor’da ya da Yıldız’da yayınlansa umursar mıydık ya da eskrim, masa tenisi ya da neyse. Umursamazdık, hatta haberimiz bile olmazdı. Olmuyor da, çünkü o sporları biz çoğumuz da seyretmiyoruz. Maalesef, halkımızın çoğunluğu için basketbol da öyle. Halkı 1 günde değiştiremeyiz. Yakınmak yerine çözümün bir parçası olacaksak, arkadaşlarımızı, çocukları basketbola davet etmek, takım kurmak vs. katkı yapmalıyız. O zaman belki ileride basketbol daha çok sevilir, hep Trt 1’de olur.
Ergin hoca 4. Maçtan korkuyor gibi. Medyada gerilim yaratmak peşinde. TRT Spor * da olsa TABİİ de olsa büyük bir kitle maçları heyecanla izliyor. Ergin hoca en büyük hedefi olan NBA ye gidememenin sıkıntısını yaşıyor.
Ne yapılırsa yapılsın, basketbolla ilgilenen kitle belli. Son 3 yıldır bir turnuvaya katılmamış olmak o kadar da önemli değil. 2001’de, 2010’da final oynadık da basketbola olan ilgi ne kadar arttı? Bu ülkede spor, sadece futboldur. Futbolda 10 sene bir turnuvaya gitmesen de ilgi düşmez. Öyle Larkin’in kampa katılmaması gibi haberlerle ancak polemik ve tartışma çıkar, Milli Takım’ın konsantrasyonunu bozmaktan başka bir işe yaramaz, basketbola değil basketbol üzerinden magazine ilgi artar. Keşke Larkin kampa katılsa vs. ama herşey ideal olmuyor. Ergin Hoca, bu ülkenin en iyi koçu ve dünya çapında bir koç, elinden geldiğince dengeleri en iyi şekilde dengede tutuyor. Koşullardan en fazla verimi almaya çalışıyor.
İlker Yıldızın yazsısı nerede diyordum tam , sonunda gelmiş. Korktum Necip hocaya yazacaktım birşey mi oldu diye. Meğerse 20+ galibiyetler olunca yazacak birşey bulamamış. Neyse ki Ergin hoca imdadına yetişti. Ufak bir serzenişten ciddi çıkarımlar yapılmış. Araya ayıp olmasın diye TBF ile ilgili herkesin ezelden beri bildiği eleştirileri eklemiş. TBF başkanı nasıl sürekli seçilioyr onu da söylese ya…
“Milli takım eziyor geçiyor AMA…” yazısını ise hala bekliyorum