Ülkemizin Çok Değerli Evlatları, Merhaba…
Oynayacağınız U16 Avrupa Şampiyonası 8 Ağustos Cuma günü Gürcistan’ın Tiflis şehrinde başlayacak. Sevgili çocuklar daha önce oynamış olduğunuz EYOF maçlarını sizleri biraz daha iyi tanıma ve takım organizasyonunuzu daha iyi anlayabilme adına bir kez daha izledim.
Maçlarınızı tekrar izlerken sizlerde gördüğüm güzel özelliklerinizi (umarım hata yapmam) izninizle okuyucularla da paylaşmak istiyorum.
Tekrar ve tekrar izlediğim maçlarınız sonucu:
Sevgili Ömer Şık’ın yaratıcı ve savaşçı ruhunu,
Sevgili Demir‘in acil yardım gerektiği tehlikeli durumlarda ‘camı kırın, butona basın’ halini ve takımın geri düştüğü durumlarda ‘hızır’ gibi devreye girdiğini,
Sevgili Kaan’ın sahadaki rakip oyuncuları uzun kısa ayırt etmeden bezdirici bir şekilde savunmasını ve yıpratıcı olarak penetre etmesini,
Sevgili Rüzgar’ın kendine güvenmesi durumunda, Olimpiyat bayrağını taşıyan sporcular gibi turnuvanın en iyi uzunu olabileceğini,
Sevgili Ömer Alp’in pota altını karartacağını, turnuvada ribaunt sayılarını kovalayan bir canavar olup, ribaunt kralı olabileceğini,
Sevgili Akif‘in sahadaki tek 2010 doğumlu oyuncumuz olarak asla geri adım atmaz duruşunu, sürekli üstüne ekleme çabasını ve oyunun hücum-savunma olarak her yönünü domine etme gayretini,
Sevgili Sarp‘ın savunma sertliği ile rakibi caydırma yönünü, savaşçı ve sabırlı tarzıyla takıma ivme kazandırmasını,
Sevgili Darius’un çok yönlü bir oyuncu olmasını, oyunu okuyabilmesini, her pozisyona katkı verebilmesini ve rakibin korkulu rüyası olmasını,
Sevgili Ömer Kutluay’ın takım zora girdiğinde skor gücü yaratabilmesini, vermiş olduğu pas ve asistler ile takım arkadaşlarını oyunda canlı-diri tutabilmesini ve hepsinden öte bencil olmayıp bir liderde bulunması gereken özellikleri taşıdığını,
Sevgili Noyan’ın atletizmi ile büyülemesini, çembere yaptığı penetreler ile rakibi dağıtmasını ve her gün bunların üzerine koyarak gelişecek bir yapıda olmasını,
Sevgili Aras’ın yaratıcılığının yanı sıra takımın gizli skoreri olmasını,
Sevgili Batu’nun gücünün yanı sıra asist özelliğini,
Sevgili Emir’in kadroya yeni alındığını öğrendim. Ancak Türkiye U16 Şampiyonası blok kralı olduğunu,
Ayrıca ileriki yıllarda içinizden bir kısım oyuncumuzu çok daha üst liglerde görebileceğimi söylesem sanırım yanılmış olmam.
Sevgili Çocuklar;
Sizleri büyük bir zevkle ve heyecanla izleyeceğimiz bir turnuva olacağını düşünüyorum. Sizlerin başarılı olmak adına elinizden gelenin fazlasını yapmaya çalışacağınızdan hiçbir endişe duymayacağımızı da bilmenizi isteriz.
Çok değerli Milli sporcularımıza bir öğretmen büyükleri olarak şunları söylemek istiyorum:
“Sevgili çocuklar, uzaktan izlediğim kadarıyla iyi birer arkadaş ve takımsınız. Takımca kazanmaya ve başarılı olmaya ne kadar adanmış olduğunuzu söylemenize gerek bile yok. Hepiniz rollerinizi benimsemiş ve birbirinize sağlıklı bir şekilde dayanmış durumdasınız. Hocalarınız ve siz çok iyi biliyorsunuz ki turnuva uzun ve çok yorucu bir süreç. Oynayacağınız maçlar esnasında anlık oyundan düştüğünüz, kötü oynadığınız pozisyonlar olacaktır. Unutmayın kazanmak kadar önemli olan durumlardan biri de şartlar ne olursa olsun takım oyuncularının birbirine olan güven, saygı ve nezaketini yitirmemesidir.
Hepimiz sizlerden madalya ve başarılı olmanızı bekliyoruz. John Wooden ‘Hayat İçin Oyun Planı’ kitabında başarıyı;
‘Kişisel başarı, yapabileceğinin en iyisini yaptığını bilmenin verdiği tatminin doğrudan sonucu olan gönül rahatlığıdır’ diye tanımlamaktadır.
Hepinizin tek tek ‘en iyiyi’ yapma karakterinizi ve çabanızı ortaya koyacağınızdan hiçbir şüphemiz yoktur. Hepinize Türkiye’yi temsil ve vereceğiniz mücadele için şimdiden çok teşekkür ediyorum.
Şunu iyi bilmenizi isterim ki sizler bizim sadece ‘basketbolcu’ değilsiniz. Sizler ülkemizin çok değerli insanları ve evlatlarısınız. Sonuç ne olursa olsun yüreğimizin en güzel yerinde olmaya devam edeceksiniz.
Maçların tekrarını izlerken sevgili Ali Ruhi, Cem Güven ve Soner Şahin Hocalarımızın sizlerle kurmuş olduğu sağlıklı bağı, sizlere göstermiş oldukları saygı, sevgi ve şefkati uzaktan da olsa görmüş olmanın mutluluğunu yaşadım. Bu çerçevede Hocalarımıza ayrı ayrı teşekkür etmeyi borç biliyorum.”
Sevgili Çocuklar;
Phıl Jakson’un ‘Başarının Yolu’ kitabından alıntıladığım;
“TEK NEFES, TEK ZİHİN, TEK RUH”
Sloganı inanın sizleri tam olarak tanımlamaktadır.
Hepinizi sevgiyle kucaklıyor ve başarılar diliyorum. Yolunuz açık olsun…
Saygılarımla…



