Fenerbahçe, Münih’teki iç saha maçında Maccabi’yi 84-75 yenerek ihtiyaç duyduğu galibiyeti aldı ancak basketbol olarak fazla ümit vermedi. Üçüncü periyodda farkı 20 sayıya çıkaran Fenerbahçe potasında verdiği 20 ribaund ve 17 top kaybıyla oyunu riske attı.
Wade Baldwin 17 sayı, 4 ribaund, 4 asist, Nicolo Melli 15 sayı, 5 ribaund, 3 asist, Talen Horton Tucker 13 sayı, 4 ribaund üretti.
Fenerbahçe maçın başındaki top kayıplarından sonra yakın atışlarla skor üstünlüğünü eline geçirdi ve Tarık Biberovic’in hücum performansıyla 5. dakikada skoru 11-6’ya getirdi. İyi savunmayla Maccabi’yi 2 asistte tutan Fenerbahçe ilk periyodu 20-15 önde tamamladı.
İkinci çeyreğe çembere atak ederek 7-2’lik seriyle başlayan Fenerbahçe 3 dakika dolmadan farkı 10 sayıya (27-17) getirdi. Fenerbahçe maçı koparabilecekken, savunma ribaundlarını vererek rakibinin hücum sayısını artırmasına neden oldu, 7. dakika 30-23 ile geçildi. Maccabi 13. denemede maçtaki ilk üçlük isabetini 9. dakikada buldu, devre Fenerbahçe’nin 40-30 üstünlüğü ile sona erdi.
İlk yarıda Fenerbahçe 10 top kaybı yaptı, rakibine 11 hücum ribaundu kaptırdı, bunlara karşın saha içinden daha isabetli top kullanarak 10 farka ulaştı.
Fenerbahçe üçüncü periyodu 8-0’la açtı ve skoru 48-30’a getirince Maccabi molaya gitti. Devon Hall atmaya devam etti ve 4. dakikada fark 20’ye (55-35) yükseldi. Farkın açılması, Fenerbahçe’de konsantrasyonun azalmasına neden oldu, top kayıplarımız sonucu Maccabi 9. dakikada 12 sayıya kadar (60-48) yaklaştı. Nicolo Melli’nin üçlüğü nefes aldırdı ancak TJ Leaf son saniyede 4 sayılık oyunla farkı 9 sayıya (65-56) çekti.
Dördüncü periyodun başında Fenerbahçe boş üçlükleri kaçırdı, 7 dakika kala ark 2 sayıya (66-64) geriledi. 20 sayılık farkı 10 dakikada eriten Maccabi 6 dakika kala skoru 66-66 eşitledi. 4 dakika kala Nicolo Melli 5 faulle maçı tamamladı, Maccabi 71-70 öne geçti. Wade Baldwin’in üçlüğü, Mikael Jantunen’in 2/2 serbest atışıyla Fenerbahçe iki buçuk dakika kala 6 sayılık (77-71) avantaj elde etti. Maccabi son periodda erken atışlardan sonuç çıkaramadı ve Fenerbahçe zora soktuğu maçı 84-75 kazandı.




Uzun süredir kötü oynuyor Fenerbahce. Bugunku galibiyet kimseyi yanıltmasın. Maccabi muhtemelen kendi adina sezonun en kotu oyununu oynadi ilk yarida. Bunda Fenerbahcenin oyun hizini ritmini ciddi sekilde dusurmesininde etkisi buyuktu. Elinde Euroligin belkide en iyi gecis hucumu ikilisi Baldwin , Tuckeri bulunduran bir takimin her ribaund sonrasi frene basip tempoyu dusurmesinin sebebini ben anlayamıyorum. Hücum temposu yerlerde sürünüyor takımın. Güzel haber ; bu kadar kötü oynarken, bu kadar dusuk viteste giderken bile maç kazanması Fenerbahcenin.
Gecenin dört maçını çakışmalar yüzünden “hakkıyla” izleyebilmek zordu, “maç seçmeyenler” için. En tatlı sonuç ilk maçtan geldi, Bahçeşehirliler 10 kasımda Selânik’teki evimizi ziyaret ettikten sonra ertesi akşam salona çıkıp geri düştüler, sonra da yakalayıp geçtiler ve salonu susturdular. Fenerbahçe’nin ise Münih’te bildiğimiz “eski usül” parkeye yakın oturan seyircisi, ev sahibi hissini Ataşehir’den daha güçlü verdi. Yine de takım farkı hızla kapatan rakibe yakalandı. Fener kendi liginde de iyi oynayamıyor halâ. En iyi oyuncusunu yitirdikten sonra takımın geçen yılki düzeyine çıkması zor, çıkarsa da bu zaman alacak bir iş. Daha vakit var. Bu ayları mümkün olan en az kayıpla geçmeli ve geçen yılki düzeyi şimdilik de olsa hayal etmemeliyiz. Sabırlı olunmalı. Efes ise rakibin ensesinde götürdüğü maçta geri geleceğine daha çok geri düştü. Tofaş da önde başlayıp götürdüğü maçta ilk yarı biterken yakalandı, o da ikinci yarıda geri dönemedi. Gece dört dörtlük olamadı.