Shane Larkin Nerede?
Ülkemizi, NBA’de Houston Rockets formasıyla başarıyla temsil eden milli oyuncumuz Alperen Şengün’ün antrenörü Ime Udoka, ABD’den kalkıp Alperen Şengün’ün son durumunu görmek için İstanbul’a geliyor ve Alperen’in kondisyoner Ertan Bedir ile çalışmalarını izliyor. Yetmiyor, bir de kendisi özel olarak Alperen’e antrenman yaptırıyor. NBA’in özel süre kuralından dolayı Alperen A Milli Takımımızın İtalya’daki Bormio kampı çalışmalarına katılamadı ama çalışmalarını bireysel olarak İstanbul’da yoğun ve istekli bir şekilde sürdürdüğünü görmek, bizleri fazlasıyla hem mutlu ediyor, hem de 27 Ağustos-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek FIBA 2025 Avrupa Şampiyonası’nda milli takımımız adına bizleri heyecanlandırıyor.
Oysa devşirme oyuncumuz Shane Larkin’den ise tıpkı geçmiş birçok şampiyona öncesinde olduğu gibi bu şampiyona öncesinde de yine haber yok! Söylenilene göre (TBF tarafından şu ana kadar resmi olarak herhangi bir açıklama yapılmadı) Larkin’e, başantrenörümüz Sayın Ergin Ataman tarafından özel izin verilmiş. Özel izin gerekçesi ise Larkin’in hafif sakatlığından kaynaklıymış! Larkin eğer sakatsa, bunu belirleyecek olan milli takım sağlık kuruludur. Larkin’e sağlık durumundan dolayı teknik ekibin izin verme gibi bir durumu olamaz. Milli takım sağlık ekibi tarafından yapılan kontroller sonucunda izlenecek yol belirlenir ve ona göre de yine milli takım sağlık ekibi kontrolünde çalışmalar yapılır.
Bütün oyuncular Bormio kampında yükleme antrenmanları yaparken, Larkin ise yine bir kamp döneminde daha yer almıyor! Çok üst düzey maçların oynanacağı Avrupa Şampiyonası’nda, yükleme dönemi geçirmemiş bir Larkin’den (sakatlığı varsa tam olarak düzelecek mi? Şampiyonaya hazır olacak mı soruları da cabası…) üst düzey performans bekleyeceğiz. Maçlar ilerledikçe, o zorlu mücadelelere ve tempoya ne derece ayak uyduracağını varın siz düşünün!…
Ayrıca devşirme oyuncu olarak Tarık Biberoviç’in aday kadroya alınmamasına da anlam vermek pek mümkün değil. Önemli olan Tarık ile Larkin’in aynı pozisyonda oynayan oyuncular olup olmadıkları değil, burada önemli olan iki devşirme oyuncun varsa ikisini de kampa davet eder ve herhangi bir olumsuzluk durumunda tercihte bulunma alternatifini kullanmandır. Bunu bile düşünememek ve tatbik edememek nasıl bir anlayıştır anlamak gerçekten çok güç!
Shane Larkin Bulundu!
A Milli Erkek Basketbol Takımımızın aday kadrosunda yer alan oyuncular FIBA 2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası hazırlık sürecinde Bormio kampında ter dökerken, devşirme oyuncumuz Shane Larkin ise Sayın Ergin Ataman’ın özel izniyle çalışmalarını herhalde tatil yaparak gerçekleştiriyor olsa gerek ki, kendi sosyal medya hesabından; uçakla seyahat ederek, bol bol yatla gezerek, yakın arkadaş çevresiyle eğlenerek, yüzerek, gece eğlencelere katılarak, zengin mutfakların lezzetlerini tadarak geçirdiğine dair paylaşımlarda bulunduğunu görüyoruz. Açıkçası bu paylaşımı ile birlikte içimize su serpildiğini rahatlıkla söyleyebiliriz. Larkin’in ciddi bir sakatlığı bulunmadığı konusunda ikna olduk!!!
Ancak aklımıza takılan küçük bir soru var; Shane Larkin sakat değilse, neden diğer arkadaşları gibi milli takım kampında değil? Milli Takımdaki arkadaşları Bormio’da ter dökerken, kendisinin görüntüler ne zaman çekişmiş olursa olsun, hem bu tür paylaşımlarda bulunması hem de kampta olmayışı, en çok da takım arkadaşlarına ve milli takımın önemini her fırsatta vurgulayan bizlere saygısızlık değil mi? Eğer videoda izlediklerim Larkin değilse, kendisinden özür dilediğimi de özellikle ifade etmek istiyorum. Belki videoyu izlerken gözlerim iyi görmemiş olabilir.
İki Farklı Uygulama
Houston Rockets Başantrenörü Ime Udoka, ABD’den kalkıp oyuncusunun çalışmalarını ve son durumunu görmek için kilometrelerce yol kat ederek ülkemize geliyor; A Milli Erkek Basketbol Takımımızın başantrenörü Sayın Ergin Ataman ise milli takımımızın katılacağı çok önemli olan şampiyonaya bir aydan kısa süre kalmasına rağmen Larkin’e özel izin veriyor!… Bir antrenör maçların başlamasına aylar varken, binlerce kilometre uzaktan gelip oyuncusuna özel antrenman yaptırırken; diğer antrenör ise maçların başlamasına çok kısa bir süre kalmasına rağmen devşirme oyuncusuna özel izin veriyor (ama sadece devşirme oyuncusuna özel izin veriyor)!…
Neden Bormio’da Kamp Yapmaya Devam Ediyoruz!
A Milli Takımımızın neden her şampiyona öncesi Bormio’da kamp yaptığını da açıkçası pek anlamış değilim. Ülkemizin birçok yerinde Bormio’dan çok daha nitelikli kamp merkezleri olduğu muhakkak ama nedense Tanjeviç dönemiyle birlikte başlayan (Tanjeviç, daha önce İtalya milli takımını çalıştırıyordu) bir alışkanlıktır gidiyor!… Ayrıca Bormio’da yapılan kamp dönemi çok faydalı ve elzem olmuş olsaydı, milli takımımızın da başarılarına olumlu anlamda bir yansıması olurdu ama malum son 15 yıldır herhangi bir başarımız bulunmuyor!…
Sayın Hidayet Türkoğlu’na Sorularım Var!
Türkiye Basketbol Federasyonu (TBF) Başkanlığı görevini 2016 yılından itibaren yapmakta olan Sayın Hidayet Türkoğlu, HT Spor’da konuk olduğu basketbol programında, birlikte oynadığı yerli oyunculardan en iyi ilk beş oluşturdu. Hidayet Türkoğlu’nun en iyi beşi şu oyunculardan oluşuyor: Harun Erdenay, İbrahim Kutluay, Mirsad Türkcan, Hidayet Türkoğlu ve Mehmet Okur.
Ayrıca kendisine göre de 2001 kadrosunun (Ülkemizde düzenlenen 2001 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda ikinci olan kadro), Türkiye’nin bu zamana kadar ki gelmiş geçmiş en iyi oyuncu kadrosu olduğunu da ifade etti. Evet, tek tek oyuncu bazında baktığımızda ismini saydığı bu oyuncular çok değerliler ama kendisinin de yer aldığı bu oyunculardan kurulu kadromuzla A Milli Takımımızın ne başarısı var, bir de detaylı olarak bunu incelememiz gerekiyor. Keza bana göre ülke basketbolumuzun gelmiş geçmiş en iyi beşi için bu isimlerin söylenmesinin doğru olduğunu da düşünmüyorum. Sayın Türkoğlu’nun saydığı beş ile milli takımımızın katıldığı FIBA resmi turnuvalarında hiç de iyi neticeler almadığımız da açıkça ortada! Gelin hep birlikte ismi geçen oyuncularla milli takımımızın katıldığı şampiyonaları kaçıncı sırada bitirdiğimize bakalım:
– 2002 Dünya Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Aydın Örs, Yer: ABD, Indianapolis): 9’unculuk / İsmini saydığı beş isim de kadroda var.
– 2003 Avrupa Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Aydın Örs, Ev Sahibi: İsveç, Boras): 12’ncilik / Harun Erdenay kadroda yok.
– 2005 Avrupa Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Bogdan Tanjevic, Ev Sahibi: Sırbistan ve Karadağ, Podgorica ve Vrsac): 9’unculuk / Harun Erdenay kadroda yok.
– 2006 Dünya Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Bogdan Tanjevic, Ev Sahibi: Japonya, Hamamatsu ve Saitama): 6’ncılık / İbrahim Kutluay dışındaki dört isim de kadroda yok.
– 2007 Avrupa Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Bogdan Tanjevic, Ev Sahibi: İspanya, Mallorca ve Madrid): 11’incilik / Harun Erdenay ve Mirsad Türkcan kadroda yok.
– 2009 Avrupa Şampiyonası Finalleri (Antrenör: Bogdan Tanjevic, Ev Sahibi: Polonya, Weoclaw, Lodz ve Katowice): 8’incilik / Hidayet Türkoğlu dışındaki dört isim de kadroda yok.
Yukarıdaki listeden de anlaşılacağı gibi, Sayın Hidayet Türkoğlu’nun, Türk basketbolunun gelmiş geçmiş en iyi beşi olarak ifade ettiği oyunculardan kurulu milli takımımızın, kendi ev sahipliğimizde elde ettiğimiz ikincilik dışında hiçbir başarısı yok. Evet, çok iyi oyunculardan kurulu kadrolara sahip olmamıza rağmen, beklemediğimiz ölçüde başarısızlıklar yaşadığımızı da ifade etmek zorundayız. Çünkü, ismi geçen oyuncularla iyi bir takım olmayı başaramamıştık.
O günleri hatırlayanlar olacaktır. Maalesef Sayın Türkoğlu şimdi en iyi beş olarak saydığı isimlerle, kendisinin de dahil olduğu şekilde oyuncular arasında ego savaşlarının yaşanmasından ve gruplaşmalar olmasından dolayı, başarıdan uzak kaldığımızı da ifade etmesi gerekiyordu. Çünkü, çok şeyler beklediğimiz oyunculardan kurulu kadromuzla özellikle 2002 Dünya Şampiyonası’nda, beklentilerin çok uzağında kalınmasında gerek saha içerisinde gerekse de saha dışındaki oyuncular arası anlaşmazlıklar büyük etken olmuştu.
Dikkatimi asıl çeken bir diğer mesele de 2016 yılından bugüne kadar aralıksız 9 yıldır Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanlığı görevinde bulunan Sayın Türkoğlu’nun döneminde, A Milli Erkek Basketbol Takımımızın son 30 yılın en başarısız dönemini yaşıyor olmasıdır. Ayrıca, isimlerini saydığı beş oyuncu seviyesinde hatta üzerinde yerli oyuncular yetişmesi adına koskoca 9 yıldır neden ciddi bir çaba gösterilemiyor, onu da anlamış değilim! Neticede ülkemiz gençleri yeteneksiz değil, tembel değil, kabiliyetsiz değil… O zaman neden 20 yıl önceki oyuncu kadrosu seviyesinde, hatta üzerinde oyuncular yetiştiremiyor, A Milli Takımımızı da layık olduğu şekilde Avrupa ve Dünya basketbolunun zirvesine çıkaramıyoruz? Bunu bizler mi yapacağız, yoksa TBF başkanı olarak kendisi ve ekibimi başaracak?
26 Ekim 2016’da Türkiye Basketbol Federasyonu Başkanı seçilen ve üç dönemdir görevine devam eden Sayın Hidayet Türkoğlu ilk göreve geldiğinde; A Milli Erkek Basketbol Takımımız FIBA Dünya sıralamasında 8. sıradaydı ve 28 Mart 2025 tarihinde açıklanan son FIBA Dünya sıralamasında ise 27. sıraya kadar geriledi. Benzer gerileme A Milli Kadın Basketbol Takımımız için de geçerli. FIBA Dünya sıralamasında 7. sıradayken, 9 Şubat 2025 tarihinde açıklanan FIBA Dünya sıralamasında ise 17. sıra yer alıyoruz. Ayrıca A Milli Takımlar tarihinde son 30 yılın en başarısız dönemini yaşıyoruz ki, özellikle A Milli Erkek Basketbol Takımımız maalesef son 30 yılın en başarısız dönemini yaşarken başantrenörlük görevinde Sayın Ergin Ataman bulunmaktadır.
Sayın Başkan’ın kendisinin de ifade ettiği gibi, kendi döneminde A Milli Takımlar düzeyinde başarılardan çok uzak kaldık. Sayın Başkan, ülke basketbolumuzun niteliğinin yegane göstergesi olan A Milli Takımlarımız özlediğimiz başarılara ne zaman kavuşacak? Sistemli bir şekilde dünya çapında büyük oyuncular yetiştirmemiz adına projeler üretiliyor mu? Maalesef coğrafi bölgeler arasında ciddi uçurumlar var, basketbolumuzun ülke çapına yayılması adına ne gibi çalışmalar yapılmaktadır? Bu ve bunun gibi, kendilerine birçok soru sormak isterim. Sayın TBF Başkanımız Hidayet Türkoğlu uygun görürlerse, ben de kendisiyle bir röportaj yapmak isterim. Saygılarımla.
Her şey Türk basketbolu için. Her şey A Milli Takımlarımzı için.
Bu gönderiyi Instagram’da gör




Beraber oynadığı en iyi beşe ersan ilyasova yı yazsa daha iyi olurdu sanki, ben 1994 den beri mirsad i çok severim ama genel kariyer başarısı olarak 4 numarada ersan ilyasova mirsad dan daha üstün idi 13 yıl nba de oynadı ve figüran da değildi gayet etkili olduğu dönemler oldu
Önce tespitleri yapalım:
1. Hidayet Türkoğlu TBF başkanı olmak için gerekli donanım, liyakat sahip değilfir ve dönemi basarisizdir.
2. Bir TBF başkanın en azından görevdeyken en iyi yerli bes açıklaması gereksiz ve yersizdir.
3. Milli takım koçu takım calistirmamalidir. Bu şekilde konsantrasyon sağlaması ve başarılı olmasi çok güçtür.
4. Devşirme sistemi milli takimlarda doğru değildir. Ama diğer takımlar kullanınca uluslararası rekabet bunu gerekli kılmaktadır.
Sn Selim, devşirme sistemi doğru değildir ama diğer takımlar kullanınca bizim için de gerekli oluyor diyorsunuz. Tamam da bu şekilde kullanılması doğru mu oluyor? Sözünü ettiğiniz diğer takımlarda devşirmeler milli takımlara gelirken önce yerli oyuncular tarafından ayar çekimine tabii tutulur! Örneğin İspanya, Yunanistan. Sırplar henüz devşirme işini kabullenemediler bile! Bizde yerli oyuncularımız kendi ülkelerinde hem de yabancı oyuncuların gözleri önünde tüm koçlarımız tarafından çift çekim kıyma yapılıp çiğnenip tükürülüp üstüne basıldıktan sonra yani ayar çekilip kıvama getirildikten sonra piyasaya girebiliyor! Bu özellikle de Avrupa’da başarı bekleyen takımlarımız tarafından yapılan standart bir uygulama!… Kaç turnuvadır aynı senaryo? Bu senaryo ile finaller ve şampiyonluklar mı gördük? Şimdiye kadar hangi devşirme fark yaratıp bizi uçurdu? Tıka basa doyurup başınızın üzerine yerleştirdiğiniz oyuncu, tüm ipleri eline verdiğiniz oyuncu olur! Video örneğindeki gibi!… Diyelim ki söz konusu olan devşirme oyuncumuz önümüzdeki turnuvada bizi şampiyon yaptı. Bu görüntülerden sonra değer mi?… Milli Takım her şeyden önce kuvvetli AİDİYET duyulan bir değerler yeridir. Tümü bunlarla yoğrulmamış, bunları hazmetmemiş oyuncularınız olursa kırılma anlarında ortada kalırsınız (son 15 yılımızın özeti). Özel oyuncudur şampiyonaya böyle hazırlanabilir DİYEMEZSİNİZ! Zaman geçirilecek ve hazırlanılacak yer takım arkadaşlarının ve teknik kadronun yanıdır. Profesyonel yaklaşım (para karşılığı) ile ancak bu kadar olur. Aidiyet olmadığı için değerlere zarar verilir. (ki burada bu durumlara müsade edenler hakkında kafanıza istemeden sorular düşer). Bir de sahada birlikte mücadele edeceği arkadaşları gözünden olaya bakmaya çalışın! Bu durum karşısında yöneticiler takımın geri kalanına kendilerini ne kadar değersiz hissettirmiştir! Yönetici ve teknik ekibe güven ve saygı olur mu? Evet olur ama -mış gibi olur! Kırılma anlarında her zaman ortaya çıkmıştır bunlar! Yapılan uygulama YANLIŞTIR! Spor psikolojisi böyle diyor!… Son söz, ülkemizde en tepeden en aşağıya kadar her seviyede yönetici ve teknik adam olarak dişe damağa dokunur isimlerimiz YOKTUR! Zaman zaman doğru işler yapmaya çalışan çılgınları ise düzenlerine çomak sokulmasın diye yamyamlar çiğneyip tükürüyor, sistem dışına atıyor!….
Gelelim sizin yazınıza;
Sporu objektif verilerle ve degerlerle yorumlamaya özen göstermeliyiz. Maçlar öncesi sorunları vurgulamak, konuşmak bana gore doğru değildir.
Her milli takımda devşirmelerle ilgili sorunlar yaşanabiliyor. Ergin Ataman antipatik olabilir, kulüp takımı ile milli takımda görev alması doğru değildir. Ama Avrupa’nın en iyi koclarindan biridir. Sürekli ona saldırmaya gerek yok. Milli takımları günümüzde yönetmek kolay değil. Onca farklı kültürü aynı hedefe yönlendirmek kolay değil. Eskiden başarı baskısı yok herkes Türkiyede yönetmek kolay. Şimdi alperenmis, omermis, larkinmis furkanmis hepsinin ayrı sorunları var. Kulüpsüz oyuncular var. Milli takım hocası sen ol da şampiyon ol kolay birşey değil. İyiniyetli yorum yapalım. Hiçbir ülkede eskisi kadar iyi oyuncu yetişmiyor. Tüm kabahat ergin de mi
Tüm kabahat ergin de değil tabii ama o da sorunun büyük bir parçası. Kendisi kaç Türk oyuncunun gelişmesine katkıda bulunmuş? Büyük bütçe ve iyi yabancılarla başarılı olmak kolay. Milli takıma da egolarını bir süreliĝine bırakmış, naz etmeyen, gönülden oynayacak oyuncular gelecek.
Sadece oturduğunuz yerden anlamsız şekilde bilmeden birşeyler yazıyorsunuz sonrada yazınızın sonunda herşey türk baskaetbolu herşey A milli takımlar için yazıyorsunuz.
1- federasyon başkanının saydığı beş avrupa şampiyonasında 2.oldu gümüş madalya aldı. Daha ne yapmalıydı. Bundan büyük başarı var mı?
2- Ergin Atamanı kötülemek için herşeyi yazıyorsunuz her yazınızda. Şu anda milli takımın patronu o. Ve Larkini İstanbulda bırakmış. Larkin şu anda her gün milli takım salonunda Basketbol Gelişim Merkezinde günde 2 antreman yapıyor.
3- beğenmediğiniz Ergin Ataman her halde şu ana kadar gösterdiği başarılar ile ne seviye de olduğunu gösterdi. Riga da göstereceği başarılar ile herhalde sizin gibi düşünen herkesin konuşmasını sonlandıracak.
Birisini eleştirmek için önce o kişinin gösterdiği başarıların birazını yapmış olmanız lazım. Oturduğunuz yerden yazıyorsunuz. Siz bir soru soracağım şimdiye kadar basketbolla ilgili ne başarınız var?
Önce Hidaywt Türkoğlu veya Ergin Ataman’ın yaptığının 10 da birini yapın ondan sonra konuşun.
Herşey Türkiye için.
not: tabii ki Sayın Necip Kapanlı bu yazdıklarım gerçek olduğu için yayınlamayacak. Gerçekler bu sadece boş yere eleştirmek ile bu işler yürümez.
Herkes istediği gibi yorum yazmakta özgür, yazara basketboldan anlamıyor demek de hem ayıp hem de akıl tutulması. Onun gibi detay ve istatistiklerle yazı yazan kaç kişi var? Başkan, koç, başkası eleştirilmez diye bir kanun mu var? Milli formayı primle giyen, kanun kaçaklarıyla poz veren, yılın 10 ayını vatandaşı olduğu abd’de geçiren, yeni yapılan salondan nemalanma peşindeki dopingçi başkanın ve kariyerinde hep hazır, kaliteli yabancı oyuncularla başarılı olabilmiş, kibir abidesi koçun milli başarılarını yazsana. Başkanın bir,ikidir ötekinde o da yok. Fransa’dan tarihi fark yedik, kendi namı zedelenmesin diye Sırbistan’da milli takımı maçlara çıkarmadı, iyice rezil olduk. Basketbolda adı sanı duyulmamış Macaristan’ı yenmek başarıysa evet haklısın. Ve basketbolda sen hangi konuda ne biliyorsun onu anlat da herkes bilgilensin o zaman. Aslında senin gibilere cevap yazmaya gerek yok da yazalım.
Milli takımda oynamak için 1 milyon dolar alıp hiç bir katkı veremeyen Shane Larkin’in ne ayrıcalığı var ve milli görev olduğu için bedavaya yapması gerektiği halde milyonlarca euroya koçluk yapan zat ona niye ve nasıl torpil geçiyor, bu diğer oyunculara saygısızlık ve haksızlık olmuyor mu? Ülkede nereyi tutsak elimizde kalıyor spor da bundan bolca nasibini alıyor maalesef…
Fikir beyan etmek için basketbolda başarılı olmuş olmayı beklemek komik. İzleyiciyim, parayı bastırırım genetik tesadüflerle oyuncu olanlar da hoplar zıplar, ben seyrederim. Beğenmediklerimi yererim.
“Genetik tesadüfler?” 🙂 Gerçekten böyle birsey var. Yapacak da birsey yok. Bir adam 2.06 boyundaysa ve eli azıcık top tutuyorsa, basketbolcu yapılmak istenir. Çünkü insan popülasyonunun çok az bir kısmı o boyda. Hele bir de biraz yüzü dönük oynayabiliyorsa, hemen üstüne atlanır. NBA’de bile böyle. Hidayet, 1.90 olsa NBA’e gidemezdi. Cedi, hiç profesyonel bile olamazdı. Ama, kritik anlarda sorumluluk alma, büyük maçları büyük oynama, işte o özellikleri, bu boya göre seçtikleri adamlara veremezler, veremiyorlar.
Devşirme oyuncularla başarı elde edemedik. Etseydikte ne olacaktı? Yerli oyunculardan gönüllü olanlardan bir takım oluşturalım, nba de ki lerede yalvarıp beklemeye gerek yok. Sonuçta İsviçre, Danimarka, Norveç gibi ülkelerin de basketbolda başarısı yok ama halkları mutlu.
Larkin geçen sene sakattı, raporu vardı ama ceza aldı bu sene ceza bitti ! yeniden milli takımda, birileri sakat dedi başkası ben izin verdim dedi tbf çıt çıkarmadı ve arkadaşları kampta ter dökerken o sahilde,tatilde. Larkin ve ona izin verenin savunulacak bir yeri var mı? Bu parayla Türk vatandaşı olmuşun milli takımda bize ne faydası oldu? Türk oyuncu olsam kesin tepki verirdim. Ve bu sene ceza bittiyse yeniden Efes’de Türk olarak oynayacak tabii Wilbekin de. Aynı şekilde milli takım koçu kulüplerde başarılı ama milli takımda deĝil. 25-30 yıllık koç olup şu an milli takımda oynayan yetiştirdiĝi bir oyuncu var mı? Larkin hem Bgm hem tatil beldelerinde aynı anda nasıl olabiliyor? Tbf başkanı hepten alem kendi özel işlerinden vakit bulursa arada trajikomedi beyanatlar veriyor,bazen Abd’de bazen başka yerlerde beraber çetnik işareti yaptıklarıyla görülüyor tabii bazen de kendisini siyasi güçle ve korku imparatorluĝuyla seçtiren sarayda. Birileri de utanmadan başkan ve koçun gönüllü avukatlığını yapıyor da durum ortada.
Bu Larkin yüzünden, Avrupa’daki en iyi oyuncu Kendrick Nunn’dan olduk. Yazıktır.
Ayrıca, oyun tarzımız Larkin’e endeksli olmamalı. Yenileceksek de topu çevirip boş oyuncuyu bulup yenilmeliyiz.