Madalyayla Birlikte Kazanabileceklerimiz (Necip Kapanlı)

- Reklam-

Litvanya ile oynadığımız ve çok iyi görüntü vermediğimiz ilk hazırlık maçından bu yana her şey hızla ve olumlu yönde gelişti. Artık kürsünün, hatta şampiyonluğun en ciddi birkaç adayından biriyiz. Aslında tam kadro ile iyi bir hazırlık döneminden sonra Eurobasket’te başarılı olmamız, beklenmeyen bir durum değildi.

Her şeyin başında Ergin Ataman’ın ve ekibinin oyuncuların özelliklerini masaya yatırıp, maksimum verim almak için doğru planlama yaptığını memnuniyetle izliyoruz. İsveç maçının son dakikalarında tercihlerin oyuncular tarafından yapılıp, oyunun tehlikeye girdiği birkaç pozisyon hariç, teknik ekibin çok iyi iş çıkardığını görüyoruz.

Alperen, Houston’daki gibi hücumun merkezinde… Hücumda top onun elindeyken ister alçak, ister yüksek postta olsun, rakipler birebir savunmakta zorlandıkları için yardım getirmek zorunda kalıyor. Alperen’in en iyi yaptığı şey ise sahayı geniş açıyla görüp, hem kat eden, hem ayağını kurup bekleyen arkadaşlarına boş şut yaratmak…

Geç form tutmakla tanıdığımız Shane Larkin’in çalışmaların bir bölümüne katılmaması hoşumuza gitmese de, beklediğimizden çok daha iyi durumda olması, bizler için güzel bir sürpriz.

Cedi Osman gerek basketbolu, gerekse karakteri, başardıklarına karşın alçak gönüllüğü ile harika bir örnek. Takımın takım olmasını istiyorsanız, transfere Cedi gibi bir oyuncu ile başlarsınız. Her koç, oyuncularının istikrarlı olarak neler yapabileceğini bilmek ister. Bu tür bir oyuncu olan Cedi enerjisiyle, açık sahadaki sürati ile, ceza üçlükleri ile harika bir turnuva geçiriyor. Bu kadar güçlü Büyük Üçlü, Eurobasket’te çok az takımda var.

Teknik ekibi kutlayacağımız en önemli konu ise şu ana kadar yaptığımız savunma… Her şey birebir savunmayla bitmiyor ve takım savunmasını oturtmak zaman işi. Maçların genelinde gerçekten iyi savunma yaptık ve bu sayede kolay sayılar bulmanın yanı sıra, set hücumlarına da yüksek motivasyonla geldik. Bütün oyucular herkesin içinde olan egolarını evlerinde bırakmış, hücumu paylaşmanın keyfini çıkarıyor.

2002’deki Avrupa, 2010’daki Dünya ikinciliğinden sonra ilk kez madalyaya bu kadar yakınız. Polonya engelini geçtikten sonra yarı finalde büyük olasılıkla Yunanistan olacak. “Topu Antetekounmpo’ya ver ve açılıp sahanın en ücra köşesine git, kaybol…” Bu Yunanistan… Bizde de Alperen’in ağırlığı var ama biz Yunanistan gibi tek kişilik takım değiliz ve bana göre eşleşirsek favoriyiz…

Kaçıncı oluruz, bilemeyiz ama tabii ki çok ümitliyiz… En önemlisi ise basketbolun pozitif anlamda bu kadar çok konuşulmasını, doğru planlamalarla ülke basketboluna yansıtmak, altyapıların hareketlenmesini sağlamak, basketbolu yeniden Anadolu’ya yaymak, “Büyük” Türk oyuncu yetiştirmek için statüleri gözden geçirmek… Bunları yapabilirsek, alabileceğimiz madalya kadar değerli iş yapmış olur, geleceği kazanırız…

- Reklam-

3 YORUMLAR

  1. Ergin Ataman ilk defa milli takımdaki görevine bu kadar odaklanmış durumda, doğru kadro seçimi yaptı ve oyuncuları iyi hazırladı. Türkiye’nin bir basketbol ekolü yok ama Aydın Örs’ten beri bir savunma ekolü var. Ergin Ataman da o ekolden gelen bir koç olarak takım savunmasını öne çıkardı. Savunmayla temeli sağlam attıktan sonra hücumda da işimiz kolaylaşıyor. Uzun süredir madalya için bu kadar umutlandığımız bir Eurobasket yaşamamıştık, hatta madalya alırsak bu kendi evimizde kazandığımız gümüş madalyalardan çok daha değerli olacak. Sırbistan’ın, Fransa’nın elenip evine döndüğü bir turnuvada altın madalya bile alabiliriz, Almanya’ya son anda kaybettiğimiz hazırlık maçı onları da yenebileceğimizi gösterdi. Umarım gereksiz polemikler, sansasyonel açıklamalar bu tarihi fırsatın kaçmasına neden olmaz. İlker Yıldız’ın yazılarının sonunda hep belirttiği gibi: her şey milli takımımız için.

  2. Yazının son kısmındaki şeyleri yapabilmek mevcut zihniyet, federasyon yönetimi, kendi çıkarlarından başka şey düşünmeyen, idealist olmayan, eleştiri kabul etmeyen kulüpler ve Türk koçlarla mümkün değil. Bizde varsa yoksa nasıl olursa olsun maç,kupa kazanmak
    isim,para yapmak, suya sabuna dokunmamak
    sorunlar hakkında konuşmamak,fikir,proje sunmamak, kişisel hırs,ego,kibir var ve sorunları onları yaratan ve yaşatanlarla çözmemiz de hayal..

  3. Madalya muhabbeti için biraz erken. Son dörde kalmak bile madalya getiremiyebilir. Eğer biz kendi gücümüzden değil de bazı başkalarının elenmesinden dolayı umutlandıysak zaten kendi gücüne güven konusunda sorunlu bir ülkeyiz demektir ve aynı zamanda o sürpriz sonuçların kahramanları da (birkaç ay önceki “favori İzlanda” değil, ama Finlandiya, Slovenya, Gürcistan, ve elenmemiş olsaydı Yunan galibi Bosna ! ) bize karşı favori demektir. Henüz bir ikinci yarı oynanacak, sekiz takımdan sadece biriyiz, Yunan galibi Bosna’yı eleyen Polonya’yı yenmekten ve yarıfinale çıkmaktan başka bir şey düşünmesek isabet olur.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler