Fenerbahçe’nin flaş transferleri Shane Larkin, Fenerbahçe TV’de yayınlanan 40+ programına konuk oldu ve açıklamalarda bulundu.
* Saras’la, birlikte çalışma ihtimalimiz üzerine birkaç kez görüşmüştük ancak bir türlü gerçekleşmedi; zamanlama hiç uyuşmadı. Fakat bu yaz Saras’la yeniden görüştüğümde ve Derya ile de konuştuğumda, kulübün benimle ilgili planları, benim kendi kariyerime dair beklentilerim ve kulübün hedefleri konusunda hepimizin aynı noktada buluştuğunu hissettim. Şu an tüm bunların bir araya gelmesi için mükemmel bir zaman olduğunu düşündüm. Bunun sonunda gerçeğe dönüşmesi, bu formayı ve bu renkleri taşıyacak olmak beni inanılmaz heyecanlandırıyor.
* Fenerbahçe’de işlerin yürütülme biçimine her zaman büyük saygı duydum. Saras’a, onun antrenörlüğüne ve takımın son yıllarda Final Four’lara kalarak, şampiyonluklar için mücadele ederek yakaladığı başarılara da büyük saygı duyuyorum. Sezon sonunda kupayı takım kaldırdığı sürece kimin ne yaptığı önemli değil. Saras’ın antrenörlük anlayışının da bu doğrultuda olduğunu düşünüyorum.
* Taraftarların mesajlarına baktığımda bazen gerçekten komik şeylerle karşılaşıyorum. Geçmişte ‘Seni sevmiyoruz’, ‘Umarım kötü oynarsın’ ya da ‘Umarım işlerin yolunda gitmez’ diyen kişiler, şimdi ‘Ailemize hoş geldin, burada olduğun için çok mutluyuz’ diye mesajlar gönderiyor. Daha önce bana karşı olan insanların şimdi beni desteklediğini görmek oldukça eğlenceli. Taraftarlarımız harika; kariyerim boyunca böylesine büyük bir taraftar kitlesinden hiç bu kadar yoğun bir sevgi görmemiştim.
* Takımda çok sayıda yeni oyuncu var. Trent Forrest yeni, ben yeniyim; Clyburn ve Shields da kadroya katıldı. Bu sezon hem guard hem de uzun rotasyonuna birçok yeni isim eklendi. Ancak Saras’ın çok iyi bir antrenör olduğunu düşünüyorum. Oyuncularını en başarılı olabilecekleri rollerde kullanmayı çok iyi biliyor ve çalıştığı her yerde başarı elde etti.
* Kadroya kâğıt üzerinde baktığımda, yetenek ve tecrübe açısından Avrupa’nın en iyi dört takımından biri olduğumuzu düşünüyorum. Ancak çoğu zaman kâğıt üzerinde gördükleriniz sahaya aynı şekilde yansımayabilir. Bu nedenle günün sonunda herkesin takım içindeki rolünü anlaması ve maçları kazanabilmek için o gün ne yapması gerekiyorsa onu yapması gerekiyor. Hepimiz ‘Ben değil, biz’ anlayışıyla hareket eder ve bireysel başarılardan ziyade takımı düşünürsek bu sezon gerçekten çok özel işler başarabileceğimize inanıyorum.
* Talen, Will, Sertaç ve Onuralp’le de konuştum. Shavon da dâhil olmak üzere takımda hâlihazırda tanıdığım ve iyi ilişkilerimin olduğu birçok oyuncu var.
* Ben Wade’le birlikte nasıl oynayacağımı öğrenmeliyim; Wade de benimle nasıl oynayacağını öğrenmeli. Aynı şekilde Talen’la birlikte oynamayı da öğrenmem gerekiyor. Elbette alışma sürecinde bazı zorluklar yaşayacağız; iyi dönemlerimiz de kötü dönemlerimiz de olacak. Ancak hepimiz aynı anlayışta buluşur ve sezon sonunda, mayıs ayı geldiğinde şampiyonluk için mücadele etmek üzere Abu Dabi’de olmayı hedeflersek bunu başarmak için çok büyük bir şansımız olduğuna inanıyorum.
* Saras bana maç başına 30 dakikanın üzerinde oynamaya alışkın olduğumu söyledi. İlginç olan şu ki ben de ona artık maç başına 30 dakikadan fazla oynamak istemediğimi söyledim. Son yedi-sekiz yıldır neredeyse her maç 32, 33 ya da 34 dakika oynayan bir oyuncuydum. Artık biraz yaşlanıyorum; 33 yaşındayım ve 34 olacağım. Bu kadar yetenekli ve geniş bir kadronun parçası olmak, her maç 35 dakika sahada kalıp her şeyi yapmaya ve takımın skor yükünü taşımaya çalışmak zorunda olmamak benim için olumlu bir durum. Saras da beni nasıl kullanmayı düşündüğünü anlattı. Günün sonunda kazandığımız sürece bir dakika ya da 39 dakika oynamamın hiçbir önemi yok.
* EuroLeague’deki en iyi guard rotasyonuna sahip olduğunu düşünüyorum. Bizim guard rotasyonumuzu diğerlerinin hepsine tercih ederim.” diye konuştu.
* Efes’te sekiz yıl geçirdim ve oradaki ilk beş yılım gerçekten harikaydı. Şampiyonluklar kazandık, Final Four’a gittik ve Türkiye Ligi’nde kupalar elde ettik. Ancak artık üç yıldır Final Four’da yer alamıyorum. Her yıl Final Four’u dışarıdan izlemek zorunda kalmak bir süre sonra sizi rahatsız etmeye başlıyor çünkü orada olmaya alışıyorsunuz. Şimdi ise Saras’ın çalıştırdığı, böyle güçlü bir kadroya sahip büyük bir kulübün parçasıyım. Final Four’a ulaşmanın kulüp içindeki herkesin ortak beklentisi olduğunu düşünüyorum.” dedi.
* Sekiz yılımı Efes’te, bir yılımı da Baskonia’da geçirdim. O dönemlerde iki kulübün de Fenerbahçe gibi büyük bir futbol yapılanması yoktu. Bu nedenle bunun bir parçası olacağım için çok heyecanlıyım. Maçlara giderek kulübümüzün diğer takımlarını ve farklı branşlarını desteklemek istiyorum. Kesinlikle bazı maçlara gelip desteğimi göstereceğim.



