Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;
Sevgili Alperen’i Riga’da oynanan Avrupa Basketbol Şampiyonası grup maçlarında yakından izleme şansına sahip oldum.
Beni oynamış olduğu basketboldan ziyade; verici olması, arkadaşlarının üzüntülerine ortak olup mutluluklarından mutluluk duyması, asla bencil olmaması, elde edilen başarıda çok büyük payı olmasına rağmen başarıyı tüm ekip arkadaşları ile zevkle paylaşması, takım arkadaşları oyundan düştüğünde onları geri kazanabilmek için kullanması gereken topları bile arkadaşları ile paylaşması, komplekssiz oluşu, egosunun hiç olmaması, içindeki çocuksu hali kısacası olağanüstü ‘İNSAN YANI’ benim sevgili Alperen’e büyük sevgi ve saygı duymama neden olmuştur.
LeBron James’in finansörlüğü ile kendi YouTube kanalında yayınlanmak üzere ekibi tarafından çekilen ve sevgili Alperen’in bir günlük yaşantısını filme aldığı tanıtım filmini izleyince Alperen’le ülkemiz adına bir kez daha gurur duydum.
Turizm Bakanlığı çok büyük paralar harcasa da elde edemeyeceği tanıtım başarısını sevgili Alperen içten bir şekilde ve sporcu kimliği ile ülkemizi tüm dünyaya duyurmayı başarmıştı. Türkiye ve İstanbul tanıtım filmi bu yazım yazılana kadar yaklaşık bir milyon kez izlenmiş durumdaydı.
Dünyanın en önemli basketbolcusu olma yolunda koşar adım ilerleyen Sevgili Alperen’e Türkiye’yi dünyaya başarıyla takdim etmesinden dolayı bir teşekkür açıklaması yapılır diye beklerken, tanıtım videosu ile ilgili gelen tepkilere dair tek kelime bile açıklama yapılmadı.
Ne Basketbol Federasyonu yetkililerinden ne Milli Takım antrenör ve idarecilerinden ne de basketbol camiamızdan sevgili Alperen’i destekleyen bir açıklama gelmedi.
Riga’da yapılan Avrupa Basketbol Şampiyonasında alınan Avrupa ikinciliğine kadar Türk basketbolu dip yapmış durumdaydı. A Milli Takımımızın başarısı sonrası hem ülke genelinde hem de dünya sıralamasında ülke basketbolu üst sıralara çıkma başarısı gösterdi.
Elde edilen başarıda teknik ekibimizin ve tüm sporcularımızın büyük katkısı olmuştur. Ancak sevgili Alperen’in sıradışı katkısına tüm basketbolseverler şahit olmuşlardır.
Sevgili Alperen ülke basketbolunun yükselişine bir tek oynadığı basketbolla değil, sempatik tavrı, sıcakkanlılığı ve içten duruşu ile de damga vurmuştur. Taraflı tarafsız tüm izleyicilerin sevgisini ve takdirini toplamıştır.
Düne kadar Alperen’le görünmek için sıraya giren yetkililerin koltuklarını kaybetmeme uğruna ölü taklidi yapmalarına şaşırmadım. Ancak basketbol camiamızın bir açıklama ile olanları kınamamasını, sessiz kalmasını yadırgadığımı belirtmek istiyorum.
Değerli Antrenör, Öğretmen, Yönetici Arkadaşlarım ve Okurlarımız;
Kadın cinayetlerine, çocuk istismarlarına, ülkemizde sıradan hale gelen yolsuzluklara, sahte diplomalara ve her gün yaşanan onlarca rezilliğe sesini çıkarmayanlar sevgili Alperen’in elindeki bardakta fırtına koparmaya kalktılar.
Sormak istiyorum bu nasıl bir AKIL TUTULMASIDIR?
Biz gerçekten ne zaman ve nasıl bu hale geldik?
Değerlerimizi ne ara bu kadar yitirdik?
Biz vasatlık çizgisinin altına ne ara indik?
Cehalete ne ara teslim olduk?
Ülkece bu iklime, bu durumlara nasıl mahkûm kaldık?
Saygılarımla…




Her satırına katıldığım, tüm sağduyulu vatandaşların aynı tepkiyi vermesi gereken çok güzel bir yazı
Cahillerin seçimi ile bu hale geldik 1 günde 10 günde 10 ayda olmadı yıllardır sistematik olarak çalıştıkları için böyle oldu
Basketbol federasyonu başkanı ve milli takım antrenörü orada görevli memurlardır.
Bir insan, sadece o gün içinde bulunduğu pozisyonu korumak ya da kendisi gibi düşünenler tarafından yapıldığı için haksızlıklara, adaletsizliklere ses çıkarmıyor, sessizce seyrediyorsa hâlâ iyi bir insan olabilir mi?
Naci Bey
Alperen ‘in bu ulkeye kattiklari bu ulkeye sevgisi bence tartismaya acik degil.bu genc yasinda defalarca herkesin onunde gosterdi bu cocuk.
ammaa
nasil ki insanlarin hoslarina giden seyleri desteklemesi dogalsa hosuna gitmeyen seyleri elestirmesi de dogaldir.lutfen sizde bu sekilde elestiriye acik olun.
ayrica amerika da nba de bir sporcunun ickiyi oven birseyler soylemesi kaydetmesi hem nba tarafindan izin verilmez hemde toplum desteklemez.
yani Alperini sevdigimiz icin onun yaptigi yanlisi sevmemizi beklemeyin bizden.Alperen suan yuzbinlerce cocugun rol modeli.icki de zararli birsey .bu cekim ve guzelleme tamamen gereksiz olmus
ammmaa
hadi Alperen genc,dusunemedi benim asil elestirim onun menajerlerine.
Bora ve Orkun masa da onlarda raki guzellemesi yapiyor.menajerlik demek oyuncunun tum reputasyonunu ,kariyer planlamasini planlamaiktir sadece kontrat yapip sonrasinda raki balik ayvalik ustune alemler organize etmek degildir.
ezcumle
alperinin yaptigini elestirmek insanlarin hakki
alperenin yaninda ona saha ici ve disi yardimci olucak insanlara ihtiyaci var
insalarin konusmasina elestirmesine de izin vermemiz lazim
saygilar
Önce, doping cezası alan, yurt dışında kanun kaçağıyla resim çektiren kişinin federasyon başkanı olması sorgulanmalı.
Ceza davası açılsın, milli takımdan atılsın dendi. Annesi işin içine karıştırılıp malzeme edilip başörtülü annenden de mi utanmadın dendi. Bu iğrençlikler mi “eleştiri”?
Tamamen yazınıza katılıyorum çok doğru bir tespit yapmışsınız fakat yazıyı yazan bir eğitimcinin rakının içkinin zararlarını bilip eleştirmemesi ve Alperenin çocuklar ve gençler tarafından örnek alınan bir sporcu olması bu hiç olamamış bence
Yorumuna aynen katılıyorum Ünsal bey..Alperenin maç öncesinde yaptığı Dualara biz sporseverler tek yürek Amin derken neden Haram kılınan içecekleri göz önüne çıkarmasına bişey demeyelim , bizler Müslümanız ve kötülüklerden geri çevirmeye çalışmak gibi misyonumuz var.. ( birileri bu misyona savaş açsada )
Ah be Alperen , ya Duayı ya da içkiyi bırak da nerdesin bilelim be Canım..Yazık biz Müslümanlara , çok kandırıldık be Alperenim çok..
“Kötülük” sadece alkol sizin için. Ama soygunlar, tecavüzler, sahte diplomalar, olmayan diplomalar sorun değil, hiç bahsetmemişsiniz. “Su zehirlenmesi” diye bir şey duydunuz mu? Suyu da çok içersen zehirlenirsin, meali; zararlı. Alkol bir kültür işi; içmeyi bilmeyen su da içse zarar görür.
Hayır yahu ne münasebet, insanların hoşuna gitmeyen herşeyi eleştirmesi doğal değildir. Sağlık veya inanç açısından istemeyen kendi içki içmeyebilir ama içene laf etme HADSİZLİĞİNİ kendinizde nasıl görebiliyorsunuz? Önce bir herkes haddini bilmeyi öğrense keşke. Sizin Alperen ile ilgili eleştiri konunuz ancak ve ancak sahadaki performansı genel olarak hali tavrı olabilir.
Kötülük” sadece alkol sizin için. Ama soygunlar, tecavüzler, sahte diplomalar, olmayan diplomalar sorun değil, hiç bahsetmemişsiniz. “Su zehirlenmesi” diye bir şey duydunuz mu? Suyu da çok içersen zehirlenirsin, meali; zararlı. Alkol bir kültür işi; içmeyi bilmeyen su da içse zarar görür.
Boş yapma Ünsal
Bu olayda ben iki tarafta da hatalar görüyorum. Alperen çok çalıştı, azmetti ve bugünlere geldi. Çok iyi bir basketbolcu olmasının yanısıra Ülkesini de çok seviyor. Bundan kimse şüphe duyamaz. Bu tanıtım videosu da ülkesini sevdiğinin acik gostergesi. Ben onun yerinde olsam raki guzellemesi yapmazdim. Ama yaotindiye de hain degil. Ben kendisine bu güzel video için teşekkür ediyorum. İyi ki var.
Öte yandan; alkole karşı olmak cehalet değildir. Böyle bir algı oluşturmak da doğru değil. Alkol sağlığa zararlıdır. Son derece ciddi hastalıklara sebep olur ve özendirilmemelidir. Hele de sporcular için çok zararli.
Demokrasi; içenin icmeyene, içmeyenin de içene saygı ve nezaket göstermesidir. Alperen özelinde maalesef ki haram yemeye, hakkı olmayan yerlere torpille gelmeye, kimse gormezken haram işlemeye gelince sorgulamayanlarin Alperen’i eleştirmesi yahut bir teşekkür etmemesi bugün niye bu haldeyiz bunu gösteriyor. Hoşgörülu olmayı ve bardağın dolu tarafını görmeyi becerebilmeliyiz. Alperen iyi ki var ve herşey için teşekkürler…
Hahaha sözkonusu Alperen olunca saygıdeğer koltuk işgalcileri gık diyemiyor yemiyor çünkü…
Ünsal, Yaşar, Mahmut sizler kompleksli ve fanatiksiniz, o çocuk gibi komplekssiz ve kendiyle barışık insanların zevklerini tadamadığınız için kıskançsınız. İstediği neyse onu över, sizin kafadakileri övecek değildi ya ? (Konuyu gargaraya getiren Selim, burasını sen de öğren:) İçki tüm yiyecekler ne kadar zararlıysa en fazla o kadar zararlı, yani sadece fazlası zararlı. Fazla ekmek de zararlı, fazla et de, fazla meyve de, fazla tatlı da, tuzlu da fazla süt ürünleri de. Hepsi de kronik hasta eder, fazlası zarar olmayan bir şey yok. Bir sporcu ne kadar içki içebilir ki, yılda bir kaç kez bir kaç bardak, onun da zararı yoktur. (Mesela gazlı içeceğin – tıpkı sigara gibi – gramı bile zarardır, içki ve diğer besinlerden çok farklı olarak) Bu oyuncu bu tanıtım ile de çok iyi temsil etmiştir, Türk’ün eline rakı kadehi yakışır. İstemeyen de eline almaz, ama alanla da yanyana oturur, o da bizdendir. Ama eline alana öyle terbiyesizlik (“eleştiri” diye sizin alttan aldığınız) eden “bizden değil”dir. Onlar ancak kadın voleybol milli takımı finale çıkarken “Sırp sancağını destekliyoruz” diye paylaşım yapacak kadar hainleşen ve aşağılaşan düşman tohumlarına yakındır belki. Biliyoruz onları. Alperen’i değil kendinizi gözden geçirin, durduğunuz yer belli olsun, burada da gelip “haramdı-helaldi” türünden cuma vaizliği taslamayın.
“Alpereni seviyoruz” tamam da ” içki kötülüklerin anasıdır” , şimdi yazının amacı eleştirenlere giydirmek mi içkiyi övmek mi? Nerden tutsan elinde kalan bir yazı, Alperen eleştirilemez mi?
Kimseyi içki içiyor diye eleştiremezsin. İstemirsan içmezsin ama içeni de (kendini kaybedecek ve etrafına zarrar verecek kadar abartmıyorsa) eleştiremezsin. Özendirme falan da demeyin bana,”arkadaşlarla şu uçurumdan atlıyoruz” dese siz de atlayacak kadar bilinçsiz misiniz yani??
Ülkedekei bütün haksızlık, hukuksuzluklara sesi çıkmayan, ülkeye topraktaki solucan kadar faydası olmayanların bu olayda yaygara koparmaları hiç inandırıcı olmadığı gibi nereye evrilmek istendiğimizin de üzücü bir fragmanıdır. Miyon dolar versen yaptıramayacağın tanıtımı değil de maalesef bundan 10 sene önce olsa kimsenin üzerinde bile durmayacağı abuk subuk bir şeyi konuşmak zorunda kalıyoruz artık
“Maalesef”, çok haklısın oscarboy, “zorunda kalıyoruz artık”. Çünkü “10 sene önce” hamamböcekleri ortalığı böylesine istila etmiş değildi. Spor sitelerine bile trollüyorlar. Merkezi kontrol kulesinden ateş ediyorlar buralara. Politik bile değil, sosyal bir şizofreni bu. Sıradan halkın yaşam tarzına karşı savaşıyorlar, daha doğrusu debeleniyorlar. Bunlardan bir meczup da “halkın yarısını kaybedersiniz” diye tehdit buyurmuş aşağıda. BY rumuzlu hesap bilmez koçum benim, sahiplendiğin “yarısını” rüyanda görürsün, “marjinal” olan sizsiniz ve öyle kalacaksınız.
Kimse kusura bakmasın. Bir sporcunun içkiyi övmesi ve özendirmesi bırakın Türkiye yı Dünyanın hiçbir yerinde kabul edilemez. Konu elindeki bardak değil, ağzından çıkan sözler yani söyledikleri…Bir içki ancak bu kadar övülebilir ve özendirilebilir. Ayrıca Alperen’in yaklaşık 2 yıldır NBA maçlarını seyrediyorum…Sivil hayatını da takip ediyorum. Maalesef sadece NBA de iyi oynuyor MPV seçiliyor diye bir oyuncunun söyledikleri hoş görülemez. Yok Türk Milli takımı dökülürken Türkiye yı Avrupa 2. yapmış. Maçı seyredenler Alperen in kaçırdığı ve kaybettiği toplar yüzünden Avrupa şampiyonluğundan olduğumuzu da açıkça gördü. Avrupa şampiyonasında final maçı ve öncesinde Cedi Osman mükemmel 3′ lükler atarken Shane Larkin sorumluluk alamadığı ve doğru tercih yapamadığı için son topları Alperen e kullandırmaya çalıştı sonuç hüsran oldu. Alperen in bazı maçları varki pota dibinden kaçırdığı inanılmaz toplar insana saç baş yoldurur.
Alperen’in arkadaşları oyundan düşünce pas verip onlara destek oluyormuş sözleri saçmalık. Bir çok maçını seyrettim ve kaybettiği veya takım arkadaşlarının alamadığı toplar yüzünden sergilediği davranışlar ve mimikleri hiç de bu sözleri desteklemiyor…
Sizin konuyu saptırıp başka argümanlarla desteklemeye çalışıp elindeki bardakta fırtına koparılıyor diye küçümsediğiniz olay bizim için öyle değil.
Kısaca Alperen iyi bir oyuncu hatta NBA de ikon bile olabilir. Ama asl bizim gibi manevi değerleri olan bir ülke için rol model olamaz ve Türkiye’den aldığı desteğin yarısını kaybeder. Sizin gibi düşünmüyorlar diye insanları cehalet ile suçlamak sizin basitliğinizi ve dini ve manevi değerlerden ve spor kültüründen yoksunluğunuzu ortaya koyuyor…
Yazıyı yazan ellerine sağlık güzel kardeşim , yorumların tümünü okudum da anlaşılamamışım ona üzülüyorum , daha açık yazayım da tam anlaşılsın, ben açık açık Müslümanım ve dinimin tam olarak bana emrettiği üzere elimden geldiği kadar yaşamaya çalışan biriyim diyorum ama kimiside ısrarla ben inanmıyorum kardeşim ne dini ne İslamı diyemiyor..Yine Diyorumki , Müslüman isen Müslüman gibi davran özendirme gizli yap Allah ile aranda kalsın Alperen ve senin gibiler ..
Bana ve yazdıklarıma karşı duracak olanlara da sözüm var , ben Müslüman olduğumu haykırabiliyorum Elhamdülillah Müslümanım ya Sen , Sen neye inanıyorsun, senin değerlerin kültürün ne ile besleniyor..??
Burası vaaz yeri değil, gizli ve özel olan ibadettir, yemek içmek değil. Bu ülkenin milli takımında Shane Larkin de oynar, Violet Duca da, Melissa Vargas da, Lisa Safranova da, Sinead-Jack Kısal da, David Maxim Mutaf da, Zaza Paçulya da, James Metecan Birsen de, Marko(Mert) Matiç de. Lefter Küçükandonyadis de spor tarihimizin unutulmaz milli kaptanıdır, dahası milli takımın başkomutanıdır. Ama sizin kafadakilerin takımlarda yeri olmaz. Sporda din ayrımı yoktur, spora din karıştırmak sabotajdır, en basitinden rakiplere çalışmaktır. Benim inancım seni zerre kadar ilgilendirmez. Ayrıca senin gibiler kim, bizimle kültürümüzün değerlerimizin beslendiği kaynağı tartışmak kim ? Seninkinin nerelerden beslendiği apaçık. Alperen’in de bizlerin de yeri besbelli, seninki de belli oldu, al vaazlarını gir tekkene, bize lazım değil.
Ben de diyorum ki benim neye inandığımdan sana ne, senin neye inandığından bana ne?
Özendirmesi mi? Hayırdır çok mu canın çekti? Normalde içkiyi ağzına sürme ihtimali olmayan ama Alperen’in bu videosu yüzünden içkiye başlayacak bir insan olduğuna gerçekten inanıyor musun?
“Övme ve özendirme” diye demagoji yapan sen, “hoşgörülemez” “basit” ve “manevî değerlerden ve spor kültüründen” yoksun olan sen ve senin gibiler. Bizler, yazar veya Alperen değil. “Küçümsediğimizi” iddia ettiğin ve “olay” dediğin bu çocuğun yaptığı muhteşem tanıtım, çünkü o bardağın yanına dizilen sofrada bu ülkenin en leziz ve sıhhî gıda ürünleri mezeler halinde dizilir, bu da dünya mutfağının “süper gücü”dür. O bardak da bunlara eşlik etsin diye sembolik olarak da olsa doldurulur, sofrada içen içer, içmeyen içmez, bu da yabancısı olduğun Türk kültürüdür. Bunun da (Türk sofrası, mutfağı vb.) reklamını yaparak Türk gıda sanayisine, tarımımıza ve hayvancılığımıza hiç bir reklam imparatorluğunun gücünün yetmeyeceği ölçüde destek sunmuştur. Plaket vermeliler o sektörlerimiz kendisine. O bardaklar bizzat o sofradaki leziz mezelere eşlik etsin diye konulur, şölen sofrasıdır o, dostlar meclisidir. Senin “manevî değer” dediğin ve yoksun olduğun orasıdır. Bunların yabancısı olduğunuz için halktan kopuksunuz. Çoğunlukla sizin kafadakilerin ürettiklerinden içip-yeseydi – yani kolalar içip tavuk dönerler ısırsaydı – kötü örnek olurdu gençlere dünyaya ve ülkeye, çünkü onların bir tutamı bile zararlıdır. Gelelim basketbolculuğu hakkındaki demagogluğuna. Her sporcunun kaçırması da vardır atması da, senin abarttığın ve gömmek için malzeme yaptığın bazı kaçırdıkları hakkında ahkâm kesmen, – daha dün burada Cedi için “monşer” diye konuşan – sizin türdekilerin, Alperen’in ailesinin büyüklerini kendinize yakın sanırken birden elinizde patlamasından dolayı yaşadığınız travmanın cinnet haline dönüşmesinden ötürü onu basketbolculuğunu aşağıya çekmenin beyhude gayretinden başka bir şey değildir, “işini kötü yapmak” sizlere mahsustur. Ne kadar seyretmiş olsan da (oynamamış olduğun besbelli) sizin gibilerle basketbol veya spor (veya sanat, müzik vb) tartışılmaz, Alperen olsa olsa sizin gibi karşı taraf taraftarlarına saç baş yoldurur, bizi ise sevindirir. Tıpkı Ebrar ve Avrupa Şampiyonu kadın voleybol milli takımımızın size yoldurduğu gibi.
Tamam anlaşıldı ..
Bana Vaizci dersiniz İslamcı dersiniz ama bir türlü kendinizin tam olarak ne olduğunu söyleyemezsiniz , ama şunu bilin Dinini güzelce yaşamaya çalışanların da karşı duranların da Mücadelesi sürecek..
Ne güzel söylenmiş , Benim Dinim Bana Senin dinin sana..
Kendi adıma yanıt vereyim, söyleyemem değil asla söylemem. Dini inanç, inanan ile yaradan arasında ve son derece mahrem bir konudur. Sana tavsiyem inancını dilediğin gibi yaşa, buna çok büyük saygım var ve buna engel olana karşı da dururum, ama bunun asla şovunu yapma, başkalarını da yargılama.