Ataman: Normal Sezondaki Maçlar Umrumda Değil

- Reklam-

Panathinaikos Koçu Ergin Ataman, Zalgiris maçı öncesi medyanın karşısına çıktı.

“Bu sezon istediğimiz dengeyi bulamadık. Bazı büyük maçlar kazandık ama bazen de bizden daha alt sıralarda yer alan takımlara kaybettik. Maçlarda çok sık değişiklik yaşadık, Kendrick Nunn 4-5 maç kaçırdı. Sonuçta istediğimiz dengeyi bulamadık. Evet, iniş çıkışlar yaşıyoruz ama bu takım, gerçek kapasitesini gerçekten önemli maçlarda gösterdi. Mesela Yunanistan Kupası finali gibi.

Bizim son 2.5 yıldır beraber oynayan 7 oyuncumuz var. Son 2.5 sene hakkında şunu hatırlatmak istiyorum: Biz, Avrupa’da Fenerbahçe‘den sonra son 2.5 yılın en başarılı takımıyız. Onlar bizden daha başarılı sonuçlar aldı. 1 kez EuroLeague’i, 1 kez Yunanistan Ligi’ni, 2 kez de Yunanistan Kupası’nı kazandık. Evet, normal sezonda bazen EuroLeague ve ligde maçlar kaybediyoruz. Ancak bunların hiçbiri umrumda değil. Umrumda olan tek şey Final Four’da kaybetmek olur, geçen sezon Fenerbahçe maçında olduğu gibi. Veya Paris maçındaki gibi çalınmayan faulle, Fenerbahçe maçındaki gibi son topta kaybettiğimizde umursarım. Şu an önemli olan tek şey, taraftarımızla birlikte öz güvenli bir şekilde büyük hedeflere ilerlemeye devam etmemiz.

Bu takım, büyük hedefler için kurulmuş bir takım. Bu takım, büyük şeyler başarabilecek kapasiteye sahip. Şunu tekrarlamak istiyorum: Evet, normal sezonda bazı sorunlar yaşamış olabiliriz. Bazı takımlar, bizi normal sezonda yendiklerinde çok mutlu oluyor. Bizse sadece kupa kazandığımızda mutlu oluyoruz. Daha önce EuroLeague’de, ligde ve kupada şampiyon olduk. Biz sadece kupayı kazanırsak mutlu oluruz, sadece kupayı kazanamazsak mutsuz oluruz. Benim koçluk felsefem bu şekilde. Evet, normal sezonda kaybettiğimiz zaman üzülüyorum ama çok da umrumda değil.”

- Reklam-

10 YORUMLAR

  1. Açıklama yaparken bile Fenerbahçe takımının adını ağzından düşürmemiş sayın ataman. Hocaya biri pana koçu olduğunu hatırlatsın.

  2. Sayın Mertbaba’ya çağrı
    Bizler Ataman’ı sizin kadar yakından tanımıyoruz. Dolayısıyla değerlendirmelerimiz hep eksik ve yanlış oluyor. Sonra da siz ortaya çıkıp, ileri seviye basketbol bilginiz, Ataman aşkınızla bizleri yerden yere, duvardan duvara vurup paçavramızı çıkarıyorsunuz.
    Bu nedenle bizler ve bütün Avrupa, daha fazla hata yapmadan, bu işe bir el atsanız, Ataman’ın bu son beyanatını bir analiz edip, yazıp bizleri aydınlatsanız, lütfen…
    Ataman’ın basın açıklamasının dergide yer almayan kısımlarından, önemli gördüğüm şu bölümü üzerinde de düşünmenizi, analiz etmenizi ve bizleri bu bölüm konusunda da aydınlatmanızı rica ederim.
    “Dimitrios Giannakopoulos’un bazı oyuncularla görüştüğünü biliyorum, ama elbette gelebilir, o kulübün sahibi, başkanı, onu antrenmanlarda görmekten mutluluk duyarız ve tüm maçlarda da onu görmekten mutluluk duyarız. Bu takımda bir aileyiz. Hepimiz takımın başarılı olmasını istiyoruz. Takıma yardımcı olmak istediği için tüm maçlarda yer alacağına inanıyorum. Büyük takımlar zor durumların üstesinden gelebilir. Her maçı kazanamazsınız, bu yüzden zihinsel ve fiziksel olarak agresif kalmak önemlidir ve kulüpte sahip olduğumuz bu zihniyeti Mayıs ve Haziran aylarında göreceğimize inanıyorum.”
    Başkaca bir niyetim olmaksızın, sırf size yardımcı olmak amacıyla ve İngilizce bilmediğinizi tahmin ederek, analizinizde ve makalenizde kullanabilme olasılığınıza binaen aşağıdaki notları da ekliyorum. Şimdiden teşekkürler, saygılarımla…
    ‘Basketnews’ Ataman’ın ve Panathinaikos’un acınacak halini tartıştıkları bir bölüm yapmışlar. Tartışma esas itibariyle siz kulüp yöneticisi olsanız, Ataman’ın sözleşmesini feshedip, Spanoulis (üstelik henüz istifa etmeden iki gün önce) veya Obra ile anlaşır mıydınız? Sorusu özelinde sürüyor.
    Fakat bir hususa önemle dikkat çekiyorlar. Basketbolcuların Ergin Ataman’a hiç güvenmediklerini, bunun da her davranışları ile belli olduğunu söylüyorlar. Bir konuşmacı bu hususa kanıt olarak Ataman’ın molalarda elindeki kağıda bağıra-çağıra bir şeyler çiziktirmesini, ama basketbolcuların bununla hiç ilgilenmemesini, başka yönlere bakmalarını örnek verip; “bu hale hep birlikte gülüyoruz” diyor ve yine birlikte gülümsüyorlar.
    Sonuç olarak da, kendileri kulüp yöneticisi olsalar şu aşamada koç değişikliği yapmayacaklarını, zaten Ataman’a rağmen takımın play-off’a kalabilecek kapasitesi olduğunu söylüyorlar. Hatta final-for ve hatta kupa bile olabilir diyorlar. Ben de aynı görüşteyim, Ataman’a rağmen bunların hepsi olabilir.

    • Çağrı yaptığınız yunan takımının başarısına sevinen zat ona ancak yalakalık yapar, kötü olsa da över. 30 yılda bir tane yıldız Türk oyuncu yetiştirip, geliştirmemiş, basketbolun sorunlarıyla ilgili tek fikir beyan etmemiş, ortalık karıştırıp bundan faydalanma peşindeki aşırı egolu, kendini beğenmiş, vatan millet edebiyatı yapıp milyonlarca euroya milli takım koçluğu yapan birine vıcık vıcık yalakalık yapmak onun işi. Eski takımlarında da onunla ilgili iyi konuşan ,güvenen tek,tük oyuncu vardı ki bu da onun kendilerini sürekli oynatıp parlatmasından, hata yapsalar dahi sahada tutmasından kaynaklanıyor. Gerçi camiada onun hakkında iyi konuşan anca çıkarı varsa bulunur. Çok para saçıp, kaliteli oyuncular toplamak her zaman başarı getirmez, getirmiyor da. O zaman da koçun yetenekleri tartışılır haliyle.

      • Sayın Mertbaba,
        Sanıyorum çok uzun süre için yazdığım son mesajım. Çünkü iyileştim ve büro arkadaşlarımın sırtına yıktığım biriken işlerimin başına dönmeliyim. Sizin bu yönünüzü özlemeyeceğim. Fakat basketbol muhabbeti olmasa, sizin birçok yönden çok iyi bir insan olduğunuzu hissediyorum. Sağlıcakla kalın…
        Bana linkini gönderdiğiniz haber içeriğinden anladığım; belli ki zavallıcık son bir ayda fena bunalmış. Kolay değil tabi, sen kendini Dünya’nın en iyi koçu sanırken, bütün Dünya’nın senin başarısız olduğunu düşündüğünü bilmek kolay bir psikoloji değil.
        Dünya Türkiye değil ne yazık ki; Ataman, Dünya genelinde sizin gibi tutkulu taraftarlara sahip değil, sosyal medyada övgüler yağmıyor. Dünya basını da, Türkiye basını değil; büyük bölümü Ataman’ın tanıdıklarından, iş arkadaşlarından oluşmuyor, üstüne adamlar basketbolu çok iyi biliyorlar ve dürüstçe düşündüklerini/gerçekleri söylüyor ve yazıyorlar.
        Avrupa’da üç-dört yıldır “kral çıplak” diyor herkes. Uzun zamandan beri (tesadüfen kazanılan) kupa yıllarında (örn. Panathinaikos ve Efes ile kazanılan 2 kupa yılında) bile ‘yılın koçu’ seçilmiyor. Doğal olarak bu nedenle iyice içine kapandı ve sinsileşti. Yine yenileceğini düşündüğü için, önceden “normal sezon maçlarını önemsemiyorum” açıklaması yapıyor; yeni tükürükleri engellemeye çalışıyor. Tersi olup kazanınca da bu açıklamayı yapıyor; Tipik dengeleme hareketi.
        Aşağılık kompleksine gelince, psikolojide hemen herkeste içsel/gizli olarak var olduğu kabul edilir. Fakat bazıları bu hali içlerinde gizleyemezler ve yine psikolojide ‘dengeleme hareketi’ olarak tanımlanan bir davranış biçimi geliştirirler; sizin ve Ataman’ın hep yaptığı gibi… İşte dış dünyada insanı komik ve gülünç duruma düşüren de kompleksi değil, bu dengeleme hareketidir.
        Örneğin kimsenin size biçmediği değerleri kendinize biçmeniz bir dengeleme hareketidir. Basketbolu az bildiğiniz için, kendinizi basketbol yazarı olarak lanse etmeniz gibi…
        Örneğin Ataman’a duyduğunuz aşırı ilgi, fanatizm bir komplekstir. Yapmaya çalıştığınız şey ise bu garip durumu normalleştirmeye çalışmak; herkese Ataman’ın basketbol dâhisi olduğunu kabul ettirmek ve “Ataman bir basketbol dâhisi, Mertbaba’nın Ataman’a bunca ölçüsüz ilgi duyması normal” demesini sağlamak. (dengeleme hareketi)
        Ataman’ın koçluk yaptığı takımlar üç kez Euroleauge şampiyonluğu kazanmasına rağmen, Ataman sadece bir kez yılın koçu seçilmiştir. Nedenleri üzerinde hiç düşündünüz mü? Sanmıyorum…
        İngilizce bilmek meselesini bu nedenle gündeme getirdim. Çünkü bir konu üzerinde düşünmek için bilmek gerekir. Bilmek için de yabancı dergileri okumalısınız. Bu sayede basketbol otoritelerinin yıllardır Ataman’ı ciddiye almadıklarını, hatta güldüklerini, Ataman’ın sahip olduğu komplekslerin bu nedenle tetiklendiğini, açıklamalarının da dengeleme hareketi olduğunu bilirdiniz.
        Bu sezonun sonunda da kupayı Panathinaikos kazanabilir, Ataman’a rağmen takımın bu potansiyeli var. Panathinaikos Başkanının Spittoon’a döndürdüğü o kupa Ataman’ın eline çok yakışacaktır eminim, Ataman’ı motive eden hakaretleri ve tükürüğü gibi, fakat bu da Ataman’a artı bir değer katmayacaktır, yine herkes onun dengeleme hareketlerine gülecektir, ama siz bunları okuyamayacaksınız, çünkü Türk basını yazmayacak.

        • 1- Arada sana dokundurmalı yazarım, ramazanda kafa 1500 çünkü ama bu erteleme uzatmadan geleneksel sıralama,en iyi beş, en kötü beş vs klasikleşmiş yorumlarım(dikkat yorumlarımı) gibi… 2-Basketbol yazarı; bunu ben dile getirmedim…Sizin yakıştırmanız. 3- Euroleague’de Türk kompleksi olmadığını bilmeyen yok, Allah’tan son anda bir kez yılın koçu seçildi yazmışsınız(trollerin çoğu bilgi kirliliğinden bunu bilmez) amma velakin Efes gibi bir takımı sıfırdan kurup “herkesin kabul ettiği” yeni bir sistem getirerek(Obra’nın sizelı oyun modelinden , top yönlendiricili sisteme) ve düşük bütçelerle(asla ilk 4 bütçe değildi Efes yılları) seçilmiyorsa bu Euroleague’in kompleksidir… 4- Asıl bomba bütçelerle ilgili yakında ki yorumum zaten troller biraz daha strese girsin 🤣 5- Japonya -Turkiye maçının tekrarını izleyecem daha iyi geceler….

          • “… sadece ben değil tüm basketbol yazarları Ataman ve Türk oyuncuları sayesinde Kış dönemi maçlarını rahat geçiriyoruz …” Bunu siz yazdınız, benim yakıştırmam değil.
            Euroleague’de bir Türk kompleksi olduğunu kabul edemiyorum, olmadığını düşünüyorum. Ataman’ın yılın koçu seçilememesini böylesi bir kompleksle açıklayamazsınız. Ataman’ın yönettiği takımların koca bir sezon boyunca başarısız olması, tek maçlık başarılarla kupa kazanması nedeniyle yılın koçu seçilmiyor. Siz de biliyorsunuz ki, yılın koçunu diğer koçlar seçiyor, euroleague değil.
            Kimse Ataman’ın başarısız olduğunu iddia etmiyor, özellikle de ben… “Evet, başarılı, ama teknik/taktik bilgisi sınırlı” deniyor. Kulüpleri ikna yeteneğinin yüksek olduğu, yetenekli pahalı basketbolcuları bir araya getirmeyi biliyor bunlar kesin. Sade maçları en yakından izleyen kişi olarak değerlendiriliyor. Söyleyenler basketbolu bilen insanlar, rakip fanatikler değiller. Bir koçun hangi durumda ne yapması gerektiğini bilenler ve Ataman’ın bunları yapamadığını görenler… Ataman’ın ‘B Planı’ maç kötüye gidiyorsa kendisini attırmak ve bu yolla basketbolcuları gaza getirmek, o kadar, bunu da bütün Dünya biliyor.
            Bu nedenledir ki, ilk şampiyonluğunda ligi domine eden takım (bu da sizin iddia ettiğiniz gibi bir sistem bularak olmadı, sadece ikinci guard olarak aldığı basketbolcuların, birinci guard olmayı başarmaları ve üstelik de birbirlerine ego yapmamaları sonucu kendiliğinden oluştu. Bunlara Simon da eklenince harika bir takım oldu – bir daha da böyle bir üçlü bulunabilir mi, sanmıyorum, eğer bu onun kurduğu bir sistemin başarısı olsaydı, devam ederdi. Nitekim bazı tek maçlarda basketbolcuların gayreti ile gerçekleşebildi) başarısı sonrası ‘yılın koçu’ seçilmişti. Sonraki iki şampiyonluk tamamen tek maç endeksli tesadüfi başarı olduğu için Ataman’a artı bir değer katmamıştı, seçilemedi. Nitekim bu yılda kupayı kazansa bile büyük olasılıkla seçilemeyecek.
            Elimde 2021-2022 sezonu Euroleague takımlarının maaş bütçe rakamları var. 1. Real Madrid 19.2 M E, 2. Barcelona 18.8 M E, 3. CSKA 22.1 M. E, 4. Anadolu Efes 15 M. E Kısaca Anadolu Efes ilk dörtte yer almış. Türkiye’de basketbolcu maaşlarından vergi kesintisi yapılmadığını, vergilerin de kulüpler tarafından artı olarak ödendiğini düşünürsek, Batı Avrupa ülkelerinin üzerinde bir reel bütçe ile ligde yer aldıklarını, Madrid ve Barcelona’dan daha yüksek maaş bütçesine (25 – 27 Milyon Euro gibi) sahip olduklarını kabul etmek gerekiyor. Tabi takım bütçesi ile maaş bütçelerinin karıştırılmaması gerekiyor; basketbolculara ödenen para maaş bütçeleri ile izah ediliyor, takımın tüm yatırım için ayırdığı bütçeler ile değil. Sakın siz bu hataya düşmeyin, öyle olursa sıralama değişir ve yanıltıcı olur. Basketbolcu, koç vs. maaşlarının toplamı (ki vergi avantajını ekleyince) birinci sırada görünen Efes, takım bütçeleri göz önünde bulundurulduğunda 5. Sıradaymış gibi görünür, yanılırsınız.
            Ergin Ataman Efes’le anlaşmadan hemen önce (2017), bizzat Alper Yılmaz’ın Efes adına resmi açıklamasıyla öğrendiğimiz bütçesi (vergiler dahil toplam bütçe) 9.6 M Euro imiş.
            Size Ergin Ataman’ın bütçe ile ilgili söylediklerini aktarayım ve bu konuyu bitireyim; “2018’in yazında kadroyu değiştirip 9 yeni oyuncu almıştık. O zamanki oyuncu bütçemiz 10 milyon Euro’lardayken, bugün bu bütçemiz 20-21 milyon Euro’lara çıktı. Tabii net bu bütçe. Brüte vurduğunuzda daha yüksek rakamlara geliyor.” 24 Eylül 2021 Hürriyet
            Şimdi bu bilgiler ışığında, Anadolu Efes’in Ergin Ataman dönemindeki bütçelerini öğrendiğinize göre, ilk dört içinde olmadığı yönündeki iddianızı tekrar düşünün derim.
            Pazartesi işbaşı yapıyorum, yanıt yazsanız da yanıt veremeyeceğim… Saygılarımla…

  3. Normal sezon maçları umurunda değilse normal sezonda takımın galip gelince niye övünüyor, yenildikten sonra niye şikayet ediyorsun? Kaç yaşına geldin hala abuk sabuk şeyler söylüyorsun.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler