Ciritci Boşa Konuşuyor. Aziz Yıldırım Olsa Bu Maç Zamanında Başlar mıydı?

- Reklam-

Fenerbahçe Kulübü Basketbol Şube Sorumlusu Cem Ciritçi, binlerce Fenerbahçe taraftarının salona girememesi ile ilgili olarak eleştirilerini sürdürdü.

Necip Kapanlı’nın notu: Fenerbahçe taraftarı uçağa binip, ya da aracıyla yolculuk yapıp, elindeki biletiyle salon dışında kalırken siz ne yaptınız? Konuşmaktan başka??? Sizin yerinizde Aziz Yıldırım ya da birçok davranışını onaylamadığımız Panathinaikos Başkanı Dimitris Giannakopoulos olsa tepkileri bu kadar sınırlı kalır mıydı? O maç saatinde başlar mıydı? OAKA’nın altını üstüne getirirlerdi… Ayrıca… Euroleague ile yeni  10 yıllık anlaşmayı Final Four’dan önce imzalamak ve bunu açıklamak yerine, cebinizde bir koz olarak tutmayı akıl edemediniz mi? 

Ciritc’nin açıklamaları şöyle:
* Dün Atina’da sadece bir yarı final kaybetmedik; Avrupa basketbolunun en büyük organizasyonlarından birinin nasıl yönetilemediğine de hep birlikte şahit olduk.

* Final Four dediğiniz yer, sadece parkede oynanan basketboldan ibaret değildir. O organizasyon; güvenliktir, adalettir, taraftar hakkıdır, bilet düzenidir, tribün planlamasıdır, misafir takıma gösterilen saygıdır.
Ama dün Atina’da biletini almış, parasını ödemiş, kilometrelerce yol gelmiş Fenerbahçe taraftarı salon kapılarında bekletildi. Aileler dağıldı, insanlar belirsizlik içinde bırakıldı, tribün planı karmakarışık hale geldi. Fenerbahçe taraftarı içeri girmeye çalışırken, kendi aile tribününde bile rakip takım taraftarı olduğu görüldü.

* Kamuoyuna yansıyan ve taraftarlarımız tarafından dile getirilen, yaklaşık 5.000 biletsiz Olympiakos taraftarının salona alındığı yönündeki ciddi iddialar hakkında da EuroLeague’den ve organizasyon sorumlularından açık, somut ve tatmin edici bir açıklama bekliyoruz. Eğer biletli taraftarlarımız dışarıda bekletilirken biletsiz kişilerin salona alındığı doğruysa, bu artık basit bir organizasyon aksaklığı değil; doğrudan taraftar hakkının gaspı ve organizasyon güvenilirliğinin çöküşüdür.

* EuroLeague gibi Avrupa basketbolunun zirvesi olduğunu iddia eden bir organizasyon, en temel işi yapmakta sınıfta kalamaz: Biletli taraftarı zamanında, güvenli ve hakkaniyetli şekilde salona almak.

* Hakem kararları tartışılır, maç içindeki yönetim tartışılır, tribün atmosferi tartışılır. Ama hiçbir şey, organizasyonun bu kadar kontrolsüz, bu kadar hazırlıksız ve bu kadar duyarsız görünmesini açıklayamaz.

* Fenerbahçe taraftarı dün takımının yanında olmak için oradaydı. Bu insanlar turist değildi; bu insanlar bu sezonun emeğini, inancını ve armasını taşımak için Atina’daydı.

* Bir Final Four’da taraftarın hakkı kapıda bekletilemez.
Bir Final Four’da aileler mağdur edilemez.
Bir Final Four’da organizasyon “bakalım çözeriz” mantığıyla yönetilemez.

* Bu süreçte yaşanan tüm mağduriyetlerin, güvenlik ve organizasyon zaaflarının, biletli taraftarlarımızın salona girişte karşılaştığı engellemelerin, tribün yerleşimindeki usulsüzlük iddialarının ve biletsiz seyirci girişine ilişkin tüm iddiaların sonuna kadar takipçisi olacağız. Gerekli tüm kayıtlar, tanıklıklar ve belgeler toplanarak sorumlular hakkında hukuki sürecin başlatılması için gereken adımlar atılacaktır.

* Hiç kimse Fenerbahçe taraftarının hakkını, emeğini ve alın teriyle geldiği tribündeki yerini görmezden gelemez.

* EuroLeague’in bu tabloya sadece “aksaklık” diyerek geçme lüksü yoktur. Açıklama yapmak, sorumluları belirlemek ve mağdur olan taraftarlara karşı somut bir telafi mekanizması oluşturmak zorundadır. Çünkü dün yaşanan mesele sadece Fenerbahçe meselesi değildir. Bu, Avrupa basketbolunun itibarı meselesidir. Ve dün Atina’da o itibar ağır yara almıştır.

* Fenerbahçe taraftarının hakkını gasp eden, buna göz yuman ve sonra susmayı tercih eden herkes için bu gece bir utanç belgesi olarak tarihe geçecektir.Bu rezalete sessiz kalan herkes bilsin: Dün Atina’da sadece bir organizasyon sınıfta kalmadı; Avrupa basketbolunun namusu kapıda bırakıldı.

- Reklam-

5 YORUMLAR

  1. ÇOK TEŞEKKÜRLER EDERİZ NECİP KAPANLI BEY… BAŞKANLIK SEÇİMİNDE O BİNDİRİLMİŞ KITALAR, ALİ KOÇ’A KARŞI KİMİ SEÇTİKLERİNİ GÖRSÜNLER. DÜN Atina’da BÜYÜK BİR SKANDAL YAŞANDI. SLANDAL SÖZCÜĞÜ BİLE AZ KALIR.

  2. Çok doğru ve yerinde tespitler yaptınız Sn Kapanlı. Yunanlı organizatörler bunu ilk kez yapmıyor. Özellikle Türk takımları ile oynayacakları kritik maçlarda, seviye ne isterse olsun farketmiyor, seyircimize karşı bu tür pis oyunları hep yapıyorlar. Kaç kez bizzat şahit oldum. Hem de FIBA veya EL yetkililerinin gözleri önünde. Bu ilk değil yıllardır yapılan bir şeyler. Böyle devam ettiğimiz sürece aynı olaylar da tekrar edecektir. Hiç te sevmediğim bir Fransızın sözünü burada kullanmak durumundayım “Yönetebilmek öngörebilmektir”… Sözüm yalnızca bu olay üzerine veya FB yönetimi için değildir. Geneledir. Bizim basketbol severlerimiz ve taraftarlarımız bu muameleleri hiç bir şekilde hak etmiyorlar….

  3. Eurolig’in son 15 yılda en büyük sponsorları hep Türk şirketleriydi ama hakkı en çok yenen son yaşanan olaylarla Atamız ve bize karşı pankartlar asılması, bayrağımızın yakılması gibi benzerlerine maruz kalanlar da hep Türk takımlarıydı. Bunun sonucunda ne oldu Efes ve Fb bu organizsyonda kalmaya devam ettiler, eurolig yönetimine tepki vermediler. Fb 10 yıllık yeni anlaşmaya da imza attı ama Necip abinin de belirttiği gibi koz olarak tutmayı akıl etmeliydiler. Şimdi tepki vermek boşa.

    • En önemli yanı bu, onca kötülük ve kalleşliklere, “tavan aktı” numarasıyla takımımızı getirttirip götürmelerine ve en son bu kasıtlı düzenbazlığa karşın bir de üstüne para verişimiz (sponsorluk-finansörlük) yok mu, iğrenç göbeklerini hoplata hoplata güldürüyoruz bu çorbacılara kendimizi, “oh Türkleri hem tribünde bile ketenpereye alıyoruz hem de ceplerini boşaltıyoruz” dedirttirerek. Lufthansa, Air France, Alitalia, İberia, British Airways, SAS, KLM hiç basketbola veya futbol kulüplerine sponsor oluyorlar mı ? Gerek duyuyorlar mı ? Veya “Olympic Airways” ? Ya Arapların havayolları ya bizimki. Ama Araplar bizden farklı olarak saygı görüyorlar – pek sevilmeseler de hatta kültürel olarak onlara bizden çok çok daha uzak olsalar da – çünkü paraları bol ve sağlam, ayrıca onlardan kalma tarihî kuyruk acıları yok. Kör parmağım gözüne gibi Valencia veya Madrid taraftarları bölünmeden grup halinde oturdular, anne-çocuk bölmek onları kimsenin aklından bile geçmez. Bütün bunlarla kafamıza küt küt vurdukları halde oralı bile olmayacak kadar kalın kafalı kazmalar, halâ onların takımları arasında “bizim antrenör” veya “oyuncu” şu-bu takımda diye taraf tutmaya, hatta bizim takımlara karşı tutmaya, “komşida” balık daha ucuz diye Marmaris’ten motora binip Rodos’ta geviş getirmeye devam etsinler. Müstahakız belki de bize bu yapılanlara..

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler