Fenerbahçe Tarfin, maç boyunca çok kötü şut attığı mücadelede çok kez çift haneli farkla geri düşmesine rağmen oyundan düşmeyerek ve rakibinin eksiklerinden de faydalanarak Olympiakos’u deplasmanda 64-61 mağlup etti ve Panathinaikos’la birlikte liderliğini sürdürdü (6 galibiyet 1 mağlubiyet). Mücadelenin özellikle son bölümü nefes kesti.
Temsilcimiz Fenerbahçe Tarfin’in en skorer oyuncusu yeniden Shavon Shields oldu (17 sayı). Wade Baldwin 14 sayıyla ve Shane Larkin 13 sayıyla katkı vererek galibiyette başrol oynadı.
Ev sahibi ekipte Sasha Vezenkov 17 sayı attı. Codi Miller-McIntyre ona 12 sayıyla eşlik etti.
Bartzokas; Montero, Fournier ve Dorsey’den yoksun çıktığı mücadelede maça Miller-McIntyre, Ward, Vezenkov, Papanikolau, Milutinov beşiyle başladı.
Jasikevicius ise her zamanki gibi Forrest, THT, Shields, Key, Sertaç beşiyle maça başladı.
İlk bir buçuk dakikada akıcı ve rahat hücum ederek 5 sayı bulduktan sonra Shields’tan topu çalan Papanikolau, maçın seyrini tamamen değiştiren seriyi başlattı. O hücumdan sonra temsilcimiz bir süre daha hücumda şanslar bulsa da isabeti bulamazken diğer tarafta Olympiakos’un boş döndüğü hücum sayısı bir elin parmağını geçmedi. Doğrudan sonuca gidemeseler de ya hücum ribaunduyla ya da faulle skor üretmesini bildi. Olympiakos bu şekilde 16-0 seri yakaladı (skor bu sırada 17-5) ve bu sırada takım halinde sadece 2 faul yaptı. Larkin 2 buçuk dakika oyuna dahil olduktan sonra bulduğu üçlük isabetiyle seriye son verdi ve ilk çeyrek (20-8) sona erdi. Olympiakos kasmadı bile ilk çeyrekte. Fenerbahçe’nin ilk çeyrek şut tablosu: 1/7 ikilik, 2/9 üçlük toplamda 3/16…
İkinci çeyrek Baldwin’in isabetiyle başlarken Bartzokas ikinci çeyreğe Netzipoglou ile başladı. Skor böyle olmasa buna cesaret edebilir miydi? Çok sakatlık var gerçi Bartzokas’ı da anlamak lazım. İkinci çeyrekte kendi kimliğini bulan Fenerbahçe Tarfin’i 500km uzaktan bile görebilirdik. Savunma konsantrasyonundaki belirgin değişimin sebeplerinden birisi kaçan atışların ardından hızlı hücum yememek bu arada. Tüm rakiplerin hem fikir olduğu bir konu; Fenerbahçe Tarfin’i yenmenin yolu sahayı genişletmekten, yarı sahaya mahkum olmamaktan geçiyor. Netzipoglou dahil olmak üzere kırmızı beyaz formalı hiçbir oyuncunun herhangi bir katkıda bulunmadığı 5 dakikada Fenerbahçe Tarfin çemberi dövdüğü için çeyrek skoru 5-0’da kaldı. Bartzokas yine de molayı aldı ve moladan Cory Joseph dip üçlüğüyle döndü. İkinci çeyreğin ilk yarısında çok büyük fırsat tepti temsilcimiz. Üstüne Bingham itirazdan teknik faul yedi.
Fenerbahçeli oyuncular, kaçan atışlardan mıdır bilmiyorum, faul haklarını oldukça düşüncesiz ve kötü kullanırken sürekli de teknik faul yediler. Yunanistan’da süregelen hakem soruşturması da bilinç altında etkili olmuş mudur acaba tepkinin dozuna?
İkinci çeyreğin ikinci yarısında Olympiakos bu sefer 10-1 bir seri yakaladı, ardından bulduğumuz üst üste isabetler farkı düşürdü. Bugün temsilcimiz rakibi isabet bulmadığı sürece atışlarında isabet bulamadı ilk yarıda. İlk yarı (34-24) çift haneli Olympiakos üstünlüğüyle neticelendi. Bu sezon Fenerbahçe Tarfin’in çok kötü hücum ettiği ilk ve tek devre değil bugünkü performans. Ama bugünkü problem daha çok şutların girmemesi. İkinci çeyrekte Fenerbahçe Tarfin, rakibinden daha üstün oynadı.
Fenerbahçe Tarfin’in ilk yarı şut oranları: 2/11 ikilik, 5/19 üçlük.
Fenerbahçe Tarfin’in hücum krizi 2. yarıda ortadan kalktı. Ben bu filmi daha yeni seyrettim, hiiiiç şaşırmadım. Üç buçuk dakikada 10-0 seri yapan temsilcimiz farkı 2’ye indirince Bartzokas ilk molasını çok erken almak durumunda kaldı. Mola dönüşünden Netzipoglou parkede değildi tahmin edeceğiniz üzere. Mola dönüşü Sertaç’la öne geçirecek üçlüğü bulsak da isabetli olmadığı gibi üstüne 8-0 seriyi Olympiakos yakalayınca bu sefer Jasikevicius molasına başvurdu. Mola dönüşünde Braxton Key, Milutinov’a müthiş bir blok vurdu ama hakemler Key’in 4. faulu olduğuna hükmetti. Olympiakos ve hakemler gibi bir ilişki hepimize nasip olsun. Üçüncü çeyreğe noktayı Larkin üçlükle koydu (49-45).
Son çeyrekte hücumlarda top Clyburn’un eline değmediği sürece pek bir problem yok ama savunmada bu sefer zorlandı temsilcimiz. Braxton Key çok erken 4 faul yapmasına rağmen Jasikevicius onu sahada tutmakta ısrar ederek alınması gereken bir riski aldı. Buna rağmen ribauntlarda Olympiakos, temsilcimizi çok zorladı ki bunun normal olduğunu düşünüyorum. 9-2 seriyle farkı 1 indirmişken Clyburn kedi olalı bir fare doğurarak savunmada doğru pozisyon aldı ve hücum faulu aldırmayı başardı. Dönüşünde bitime 22 saniye kala Baldwin turnikede isabeti bularak Fenerbahçe Tarfin’i maçın başı hariç ilk defa öne geçirdi (61-62). Mola dönüşü Tyson Ward, 4 faullu Key’in üzerine hücum edemeyip zor üçlüğe kaldı. 9 saniye kala üçlük kaçsa da ribaunt mücadelesinde top dışarı çıktı. İnceleme sonucunda hakemler topun Joseph’ten çıktığına hükmetti. Ardından süre erimeden faul yapma yoluna gidildi tabii ama Vezenkov’un faulune Disruptive (sportmenlik dışı) kararı verildi. Bu sekansta çizgiden 2/4 attık. Clyburn ve Baldwin birer faul kaçırdı. Fark 3’tü ve Bartzokas son molasını kullanarak Vezenkov’a şut hazırladı. Fenerbahçe savunması uyudu ve Vezenkov bomboş üçlük gönderdi. Sonuç: airball. Bu maçta galibiyete hiç ama hiç inanmamıştım, müthiş bir galibiyet bu.




90lı yıllar dörtlü finali tadı veren hoş bir maç oldu. Her ne kadar Olympiakos taraftarları eksik oyunculardan söz edecek olsalar da FB açısından takım kimyası oluşturma ve yeni oyuncuların takıma uyum sağlaması yönünde önemli bir adım atılmış bir maç oynandığını düşünüyorum. Hapoel ve Baskonia önünde yaldızları döküldükten sonra her ne kadar epey güçlü bir kadrosu olsa da o kadar da yenilmez bir takım olmadığı ortaya çıkan Pana’ya karşı etkisiz kalan FB bir de eksik Olympiakos’a karşı hele bir de farklı kaybetse iyi olmazdı ama maçın ikinci yarısında Larkin bütün yıpranmışlığına rağmen hala Amerikanyaca tabiriyle bir game changer olduğunu gösterdi ,sezon başından beri “neden geldim İstanbul’a ” türküsü söyleyen ve Saras Jasikevicius’un ısrarla takım planına katmaya çalıştığı Clyburn maçın kritik basketini attı. Ama galibiyet FB’nin oyun düzeniyle uyumlu , Sertaç Şanlı ,Shilelds ,düşük yüzde ile atmalarına rağmen THT ve Baldwin, süper eytli Melli ve şut atmaktan korkuyor gözüken ama savunmasını beğendiğin Forest’da dahil olmak üzere herkesin görünür görünmez katkı verdiği tam bir takım oyunu galibiyeti …