Fenerbahçe Koleksiyona Bir Kupa Daha Ekledi… (Ali Şiviloğlu)

- Reklam-

İSTATİSTİK

Ziraat Türkiye Kupası Final mücadelesinde Fenerbahçe Beko, Beşiktaş Gain’i ikinci yarıdaki dominant oyunuyla 91-74 mağlup ederek tarihinde 10. kez bu kupaya uzandı!

Tarık Biberovic, 28 sayıyla maçın en skoreri olurken Wade Baldwin 21 sayıyla oynadı. Beşiktaş Gain’de Devon Dotson’un 17, Jonah Matthews’ın 14 sayısı galibiyet için yeterli olmadı.

Fenerbahçe Beko; önce Esenler Erokspor, ardından Türk Telekom’u saf dışı bırakırken Beşiktaş; önce Tofaş, ardından Anadolu Efes’i saf dışı bırakarak finale adını yazdırdı. Final öncesinde Sinan Erdem Spor Salonu tıklım tıklım. Saha kenarı ünlüler geçidi, pota arkaları savaş alanı. Ülkede son finaller hep bu takımlar arasında geçti, hiçbirisi de yaşattığı tecrübe itibariyle üzmedi. (Tatsız anılar da var içinde, yeri geldi tribünden bize de meşale atıldı, o zaman biraz korkunçtu yalan yok.) İki takımın oynadığı son final karşılaşmasında baş hakem Emin Moğulkoç, soyunma odasına giderek damga vurmuştu. Bugün hakem üçlüsü arasında yok ama hala eve dönüş saatim konusunda kaygılanmama engel değil bu ortamda.

Saras Jasikveicius; Baldwin, Wilbekin, Tarık, Jantunen, Birch beşiyle maça başlarken Dusan Alimpijevic’in tercihi; Dotson, Matthews, Brown, Morgan, Sertaç oldu. Bir tarafta Melli, diğer tarafta Zizic gibi çok önemli iki eksik varken aylardır rehabilitasyon sürecinde olan Wilbekin’in bir anda kupa finaline ilk 5 başlaması maçın ilk büyük sürprizi. Fenerbahçe’nin ilk hücumunun Wilbekin’e çizilmesine ne demeli? Dipte boş üçlükle maçın ilk sayıları ondan geldi. Matthews ve Dotson’ın üst üste üçlükleri Beşiktaş Gain’i öne geçirse de çember altında Birch maça yüksek isabet yüzdesiyle başladı. Sadece 3.30 dakika geride kalmışken Tarık ve Jantunen kenara geldi. Metecan ayağının tozuyla zor bir fadeaway isabeti bulsa da Dotson çok sıcak! Cevabı derhal üçlükle verdi ki dönüşünde Birch illegal perde yapınca ikinci faulunu yaptı, ardından Matthews bir isabet daha bulunca Jasikevicius’tan erken bir mola geldi (9-15). 9 sayı Dotson, 6 sayı Matthews. Molanın ardından Jasikevicius, THT (Talen Horton-Tucker) kartını oynamaktan çekinmedi. Mola Fenerbahçe savunmasında etkisini gösterse de ardından Jasikevicius’un yoğun itirazı teknik faulle neticelendi, ardından Sertaç’tan 3+1 geldi. Beşiktaş lehine maçtaki en büyük fark 8 (11-19). Metecan’a üst üste yapılan faullerden kazanılan serbest atışların ardından krize doğru giden bir hücumda gelen THT üçlüğü farkı 2’ye indirince bu sefer molayı ilk çeyrek bitimine 2:47 kala Alimpijevic aldı. THT öyle bir oyuncu ki… Berk’e yaptığı chasedown blok akıl almaz ama neredeyse komik olan bir ayrıntı, Fenerbahçe Beko’nun İspanyol pick n roll oyununda THT’nin çember altına devrilen oyuncu olması. Genelde pivotlar devrilen oyuncu olur bu oyunda. Son hücumda yine tüm sahayı buldozer gibi aşıp turnikeye gitse de isabeti bulamadı ve ilk çeyrek 22-24 Beşiktaş Gain üstünlüğüyle neticelendi.

İkinci çeyrek Matt Thomas’ın gözyaşı damlası gibi attığı üçlük isabetiyle başladı, cevap THT’nin klasik turnikesiyle geldi. Baldwin bu sene uzmanlaştığı hızlı hücuma çıkarken yapılan faul esnasında atışa kalkma alışkanlığını tekrar ederek hiç yoktan 3 serbest atış çıkarttı. Sertaç’ın üçlüğüne Metecan’dan cevap geldi ki Metecan 11 sayıyla maçın en skorer oyuncusu oldu. Ardından gelen Tarık üçlüğü Fenerbahçe’yi öne geçirdi. Ona hemen cevap Dotson’dan basket faul ile geldi. Maçı nefessiz izlerken nefessiz yazıyordum bayıldım bu yoğunluğa. Mükemmel bir final, eksiksiz bu ana kadar. Dotson’un Baldwin’e faulune itiraz eden Alimpijevic de ilk yarı bitimine 7 dakika kala teknik faulle cezalandırıldı. Tam oyun hareketlenmişti ki bu sefer de Beşiktaş Gain benchine bir teknik faul düdüğü geldi. İlk yarı bitimine 5:42 kala ilk anons yapıldı. Çeyreğin ikinci yarısı bol faullu ve bol ikili oyunlu geçerken Beşiktaş’ta Matt Thomas, Fenerbahçe’de Tarık Biberovic bitirici rolde. De Colo yerine Melih de oyuna dahil olunca saf skorerlerin parkede olduğu sekanslar için heyecanımı arttırdı. Melih’in Berk’e baskı yaparken Berk’in bir anda Birch’e perde yaparak Sertaç’ı üçlükte bomboş bıraktığı pozisyon gidişatta öyle bir beklentiye sokmadığı için ayrı bir hoşuma gitti. İki teknik ekibin de play bookları şahane. Thomas ve Melih’in 2 road runner gibi yarı saha içinde gidip geldiği esnada iki takım da rahat hücum etmekte zorlandı. Bunu fırsata çevirebilen taraf, sportmenlik dışı faul ve ardından fast break ile Fenerbahçe Beko oldu. Metecan’ın isabeti bir kez daha Alimpijevic’e molayı aldırdı çünkü son hücumları olacaktı bu yarıda. Son hücumu iyi savunan Fenerbahçe ama daha kötü kullanan Beşiktaş oldu bence, nasıl bir oyun çıkacağını merak ederken ne ters eşleşmeyi oynayabildiler ne de başka bir şeyi. İlk yarı sonucu 46-42 Fenerbahçe Beko lehine tamamlandı.

İlk çeyreğin etkisiz ismi Tarık Biberovic, ikinci çeyrekte kendine gelmişti. Bu çeyreğe de ikinci şanstan gelen üçlükle açılışı yapan oyuncu oldu. Ardından Jonah Matthews turnikeye giderken Khem Birch’ün faulune maruz kaldı ama Birch çok yoğun itiraz edince Jasikevicius challenge hakkını kullandı. Neticede Birch’ün yaptığı faul geçerliliğini korurken pozisyon bitiminde Matthews’ın dirsekle müdahalesi sportmenlik dışı faul hükmünde oldu. Ardından Fenerbahçe hücumu yine sağ forvetten Tarık üçlüğü için hazırlanmıştı. Tarık bunda da isabeti bulunca fark 9’a yükseldi. Fenerbahçe lehine maçtaki en büyük fark! (52-43) Tarık 16 sayıyla maçın en skoreri olmuştu ki peşine attığı turnikeyle farkı da kendi hanesini de arttırdı. Matthews’a yapılan iyi savunma sonrası gelen airball ve fast breakte rahat bir tarık turnikesi Alimpijevic’e ilk molasını çok erken aldırdı. İkinci yarının ilk üç dakikası tamamen tek taraflı geçti. 10-1 çeyrek skoru bu ana kadar. Seriye son veren isim üçlükle Devon Dotson oldu. İki tarafta da faul problemleri olsa da Beşiktaş’ın en çok başını ağrıtan ayrıntı tam 5 oyuncunun 3 faulde olması kesinlikle. 3. çeyreğin yarısı geride kalırken Jasikevicius, Jantunen hariç 4 oyuncuyu değiştirerek taze kanları parkeye sürdü. Dotson, 3 faulu varken ve takımının en skoreriyken hücum ribaundunu alamadıktan sonra Jantunen’e lüzumsuz bir faul yapınca 4’lemiş oldu. Buna rağmen Alimpijevic onu parkede tutmakta ısrarcı davrandı. Hemen ardından De Colo tecrübesi, 3 faullu Matthews’a hücum ederek faulu aldı ve ona da 4. faulunu yaptırdı. Takımın 2 lideri de henüz 3. çeyrekte 4 faul yapmış oldu. Hemen ardından Bacot da 4. faulunu yaptı mesela ama bunun büyük bir eksiklik yaratacağından şüpheliyim. Bu faul yoğunluğunda kafasını çıkarabilen taraf Beşiktaş Gain oldu ve Berk’in boş turnikesiyle fark 7’ye inince 2:41 kala Jasikevicius molasını kullandı. Molanın ardından Tarık’ın mükemmele yakın savunması Yiğit’in üçlüğümü engellemeye yetmedi ki sarı-lacivertliler bir top daha kaybedince Thomas üçlükte isabeti bulsa maç başka bir yere gidebilirdi. O üçlük isabetli olmadığı gibi önce THT ardından Tarık üçlükleri sokunca fark bir anda yeniden çift haneye çıktı. Bitime iki hücum kala İspanyol pick n roll oynayacağı çok net belli olan Berk-Yiğit-Sertaç üçlüsü, zamanlamayı tutturamayınca Baldwin topu çalıp kolay bir turnikeye giderek 3. çeyrek skorunu tayin etti (70-56).

Alimpijevic, son çeyreğe tüm faul problemli oyuncularını parkeye atarak başladı. Nitekim Dotson hemen hücumda etkisini gösterdi. Onlar savunmada ellerine sahip çıkmaya çalışırken Baldwin nispeten kolay bir isabetle çeyreğe başladı. Son çeyreğin ilk çeyreklik dilimi faul ve challenge’lar eşliğinde sık sık duraklayarak geçerken bol bol çizgiye giden Fenerbahçe Beko farkı 18’e kadar açınca Alimpijevic bir kez daha mola aldı (76-58). Matthews moladan çok enerjik dönse de bir basketle sınırlı kaldı katkısı. İlk yarıda çok iyi yüzdeyle dış atış kullanan siyah-beyazlıların ikinci yarıda yüzdeleri gözle görülür şekilde düştü ki %40 üçlük yüzdesi hala iyi seviyede ama %34 iki sayılık atışlar yüzdesi oldukça düşük. Devon Dotson 5:30 kala 5. faulu yaparak oyundan ihraç oldu. Beşiktaş Gain, hücumların önemli kısmından boş dönmese de savun dirençleri de önemli miktarda düştüğü için fark ne kısalıyor ne de uzuyor. Fenerbahçe Beko, kemeri gevşetmediği sürece Beşiktaş’ın farkı eritme çabaları tamamen beyhude görünüyor artık. İlk yarısı izlediğim en iyi maçlardan biri olarak ilerlerken 3. çeyreğin henüz başında kontrolü ele alıp bir daha asla bırakmayan Fenerbahçe Beko, kupaya sağlam adımlarla uzandı.

- Reklam-

13 YORUMLAR

  1. Basketfaul BJK FB’ye farklı yenildiği zaman çok kibar başlıklar atıyor. Fener’in ihtiyacı yok başlıkla tatmin olmaya zaten, eksiklikleri olanlar memnun olsun onlarla. Olay şu: Leblebiçekirdek maçı. Lokum gibi final. Bakmayın “rakibi de tebrik ederiz mücadele ettiler buraya kadar geldiler” laflarına, diplomasi onlar. Seyreden gördü ne olduğunu. Finale gelen kadar öbür takımlar zorluyor ama her finalde BJK’ı dağıtıyoruz, geçen yıl – bu yıl, lig-kupa hepsi öyle. Saniyesinde “hakem” “faul” diye yaygaraya başladılar, huylarıdır ezelden beri, futbolda da öyleler. BJK’ın adını ağzına aldığı euroleague’de oynayabilmesi için 10 fırın ekmek yemesi lazım. Yendikleri Efes’te o rutin var, onlarda yok. Aynı anda başlayan erkekler voleybol ligi maçında Fenerbahçe Medicana, beklediğim gibi Altekma önünde daha çok zorlandı. Biri taze 3 günlük Konfederasyon Kupası (CEV Cup) çeyrek finalisti, öbürü taze 4 günlük Teşvik Kupası (CEV challenge cup) yarıfinalisti. O maç beni daha çok meraklandırıyordu. Bu finalden ise emindim. Gözüm daha çok oradaydı. Altekma’nın Milano ile yarıfinal öncesi biraz daha sert çalışması lazım yine de, mental olaral da gelişmeli, 3. sette biraz dağılır gibi oldular. Bu finalde ise Fenerbahçe show yaptı, son 15 dakikada fark hep açık kaldı. “Buraları” oynamayı bilen Efes çıksaydı finale, final finale benzerdi

  2. Bu ulkenin gordugu en beyefendi, en buyuk spor spor kulubu baskanlarindan, cumhurbaskani olmasini arzu ettigimiz karakterde Rahmetli Sn. Suleyman Seba’nin aziz ruhunu saygiyla aniyorum. Ve onun aziz ruhuna ithafen yan tarafta onlar uzulurken burada zafer naralari atmayacagim. Gercek bir sportmen ruhuyla sahaya cikip mucadele eden tum BJK sporcularini kutluyorum. Spor denen gercek olgu budur, cikar mucadele edersin, yenersin yenilirsin orasi baska. Onemli olan vazgecmemektir, bir gun galip geldiginde o galibiyetin sevinci de buyuk olur. Fenerbahce’me gelince ne demeli acaba? Arka arkaya alinan 5.KUPA, Saras’in sadece iki yilda aldigi 7.KUPA, bu rekor otesi bir durum. Buradan sadece Sahte Turk Oyuncu meraklilarina ve “Fener oyuncu yetiştiremiyor” diyenlere hediyem var: Tarik+Metecan toplam 42 Sayi 12 Rebound… Tebrikler DUNYANIN EN BUYUK SPOR KULUBU.

  3. Valla şu anda Türkiye’de herhangi bir seride FB’yi eleyebilecek bir takım yok. Ama tek maçlar fırsat olabilir(di). bjk değerlendiremedi. Bu arada Sinan Erdem’e biraz yatırım yapılsın, nedir o koltuklar öyle, neredeyse yarısı kırık. Bu arada FB’ye 21, bjk’ye 27 faul çalınmış. Ki Dotson’un son 2 faulü tam amatör, Matthews keza amatör fauller yaptı. Tamam bjk sert oynamaya çalışıyor ama bence Alimpijevic atışsız faul yapmasını öğretsin takımına.

    • Ama ömrünün sonuna kadar FB’lilerle yaşar, kendi yüksek seviyesinde oldukları için, eski kulübüyle de tüm ilişkisini keser, seviyesinde kimse olmadığı için, onlarla ilişkisini sürdürmesi mümkün olmadığı için. Adam göçmüşken sıkın şimdi martavalları, yanıtlayacak değil ya. O devri yaşayan biliyor ama.

  4. Bakiniz, 22 Subat gunu “Fenerbahçe-Beşiktaş Arasındaki Üçüncü Final” basligi altina ne yorum yapmisim:

    “Fanatik otesi bir Fenerbahceliyim, 25-30 macta bir herhangi bir Fenerbahce takimi yenildiginde tentrum geciriyorum. Ama icimde kalan son “Spora Saygi” kirintisiyla bu maci Bjk’nin almasini istiyorum, bunca emegin, cabanin karsiligini bulmasi basketbolumuz adina umut verici olur. Belki yeni bir rekabet dogar, basketbolun kimsenin tekelinde olmadigi ispatlanir, belki digerlerine de ornek olur. Emek kutsaldir, Bjk son yillarda cok emek verdi, umarim her sey gonullerince olur. Ben de bir yenilgiye uzulmemenin keyfini yasarim… Sonucta iki asirlik kulup, kimi asirliklar gibi evde cekirdek yiyip mac seyretmiyorlar, SAHADA MUCADELE EDECEKLER…”

    Bugun de yukaridaki yorumumu bir okuyunuz.
    VE IBRET-I ALEM ICIN “dunya” rumuzlu kucucuk insan parcasinin verdigi cevaba bir bakin. Sokak kopegine elini uzatsan basini yaklastirir, ama bu insan parcalari, bu beyinsiz, ruhsuz, igrenc yaratiklarda en ufak bir insani belirti bile yok. Bu balgam parcasi takim tutsa ne olur? Bundan kime fayda gelir? Sozumona eski baskanini ovmek adina aslinda ona ve onun fikirlerine hakaret edebilen bir zavalli. Yaziklar olsun sana da seni yetistirenlere de…

  5. Hadi oradan özenti ergen rumuzlu, yorumlara olumlu giriş yapıp aklı sıra Beşiktaşı küçümse tavırları, git kendi torbacı başkanlarından söz et ecnebi uşağı, kimin faydalı kimin faydasız olduğuna senin kafan basmaz, senin gibilerin gerçek yüzü farklı düşünenleri görünce ortaya çıkar, civcivler birbirlerini pohpohlayınca ne ala, ligin en sevimsiz oyuncusu Baldwin in sahtekarca aldığı faullerden bahsetmezler, ona buna boş laf.

  6. Sadece bu da degil, atmosfer adi kullanan da ayni kisidir. birinin adi dunya oburunun atmosfer, cocuk kandiracak zavalli ancak onu da beceremiyor. Bugune kadar yaptigi ayni hakaretleri, baska hic kimsenin demedigi laflari kullanarak ayni uslupla kakalamaya calisiyor. Kendine gore zavalliligini kucultmek isterken cehaleti yuzunden kendini daha da kucultuyor, tam da ona yakisan bir tavir… ZAVALLILIGIN BIBI…

  7. OZENTI ERGEN…
    Kullandigim lakap 1970’li yillarin sonunda ortaya cikan, bir cok uzmana gore tum dunyayi darmadagin etmis, Punk muziginin oncusu efsane THE CLASH gurubunun efsane cift longplayi. Secmemin iki nedeni var, once kurucularindan rahmetli Joe Strummer’in Ankara dogumlu olmasi, digeri ise gecek protest ve anti-kapitalist devrimci sarki sozleri. 9 hane pound degerli bir yazilim sirketim var, yanimda calisan ve part-time olarak neredeyse 100 kisilikte bir ekibe sahibim. Allahtan ofis boylarimin IQ’su bile kendine dunya demis bu zavallinin cift hane uzerinde… Haberin ola zuppe kopil, ayagini denk al: London calling to the faraway towns, now war is declared, and battle come down / Londra uzak kasabalara sesleniyor, SAVAS ILAN EDILDI ve catisma başladı…

  8. “Dünya” kadar matraksın, yavrum benim. Aralarında basketbol seyircisi bile olmayan kargaların o faullere sahtekâr demesi çok tatlı, döktür bakalım yandan yandan. 17 fark doğal olarak acı geldi. En “sevimsiz” Wade tabi. Sizi de, dostunuz palikaryaları da en çok morarttığı için sevmezsiniz siz onu, görevi sizin gibi matyaslesortsever halis ecnebi uşaklarını üzmek zaten. Siz sevesiniz diye giyilmez o kutsal forma, sizin gibi güdük zekalıların kafası basmaz orasını, faulu-basketbolu basmadığı gibi.

  9. ONLAR bize Torbaci dediler…
    BIZ KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR Turk oyuncu yetistiremiyor dediler…
    BIZ finalde Tarik+Metecan ile 42 sayi 12 rebound alip KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR 1ve 5 numaralari yok, playoff yapamaz dediler…
    BIZ KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR bize “Kani bozuk” dediler…
    BIZ atina’da gercek kani bozuklara gunlerini gosterdik!

    ONLAR avrupanin en iyi kocu ve takimi bizde, kupa bizim dediler!
    BIZ onlara “KOC” neymis gosterip KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR Bu butceler bizde olsa dediler…
    BIZ Yari butcemizle KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR islerine gelince hakem, gelmeyince “Aglamayin” dediler…
    BIZ YINE KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR hep konustu…
    BIZ hep YAPTIK! KUPAYI KALDIRDIK!

    ONLAR hala konusuyor…
    BIZ durmadan, duraksamadan KUPALARI KALDIRIYORUZ…

    ONLAR 7 duvelde 7 ayri takim tuttular, sizi rezil edecegiz dediler…
    BIZ: 7 duvelin 7 takimina karsi TAM 🏆💛🏆💙🏆💛🏆💙🏆💛🏆💙🏆
    7 KUPA KAZANDIK!!!

    NOKTA 💛💙

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler