- Reklam-
Anadolu Efes’in yeni koçu Pablo Laso, Fenerbahçe karşılaşması öncesinde yayıncı kuruluşa konuştu, mutluluğunu dile getirdi.
Lası şunları söyledi:
“İlk maçım Avrupa Şampiyonuna karşı. Kazanmanın ötesinde yapmamız gereken çok şeyler var. Bu benim için büyük bir fırsat. Çok büyük oyuncularla oynayacağım. Çok zor bir sezon bizi bekliyor. Bu kadar büyük bir organizasyonda olduğum için çok mutluyum.”
- Reklam-




İfadedeki çelebiliğe bakar mısınız ? Her tarafa birden övgü ve saygı saçtı iki cümlede. Real Madrid’in altın yıllarının hocası, adı duyulmamış İspanyol gençlerini ağır yıldızların arasında ilk beşe atardı, kaçırsalar da çarşaflasalar da sabrederdi, meslektaşlarının tümünden farklı olarak. İlk maçında Avrupa şampiyonunu 45 dakika yordu, hem de bu ülkede her türlü yerli-yabancı hocanın ve ukala dümbeleklerin “beğenmemekte” ısrar ettikleri, kimi yetenek fukarası ve aslında “hiçbir yerde hocalık yaptırılmaması gereken” kompleksli eziklerin transfer sürecinde “dediğimiz gibi yapmazsa forma giyemez – hiçbir yerde basketbol oynayamaz” diye tehdit bile ettikleri (acaba “kökeninden” dolayı mı, kuşkulanıyorum) yeteneğe başrol oynatarak, ayak bileğini incitene kadar. Adam bu “adamdan anlayan” hocaya “kavuşana” dek hiçbir kulüpte ve milli takımda bu gücünü gösterme fırsatı bulamadı şimdiye kadar. (Şimdi kalkıp derler, “eski takımına” veya “eski hocasına hırs yaptı”… Hiç de o kadar basit değil, zaten hırssız oynadığını gören olmamıştır onun) Anlayana sivirisinek saz, anlamayana davul zurna az.
Üstad yine döktürmüşsün, bravo. Umarız ki yabancılar dahil tüm koçlar Şehmus gibi gençlerimize hak ettikleri kredi ve şansı verirler.
Kinayeli yazı şeyhmuz içinse “Fenerbahçe çok şans verdi ama o kökeninden gelen üstün yetenekleri kullanamadı o zaman” derler etnik ayrımcılıği kastedene.
Bu ülkede gerçekten yaşayanlar, önce bu ülkedeki en yaygın erkek adlarından birini doğru telaffuz etmesini ve yazmasını bilenler. Bu kadarcık çıtanın bile altında kalanların, kulüplerin spordışı nedenlerle aldıkları-sattıkları kişiler hakkında şehir efsanelerini ve boş algı gayretlerini ciddiye bile almaya gerek yok.