Dünya Kupası Garanti Gibi (Millilerden Litvanya’ya Fark) Ali Şiviloğlu

- Reklam-

İSTATİSTİK

A Milli Takımımız, 2027 FIBA Dünya Kupası Elemeleri 2. tur ilk maçında Litvanya’yı güle oynaya 94-66 mağlup etti.

Elemeler formatı gereği 1. tur maçlarında alınan sonuçlar da 2. tura dahil edildiği için milli takımımız namağlup 7 galibiyetle grup liderliğini korudu.

Millilerimizde Cedi Osman; 22 sayı, 6 ribaund ve 3 top çalmayla maçın yıldızı oldu. Ömer Faruk Yurtseven 17 sayı, Şehmus Hazer 6 asist, Yiğitcan Saybir 4 hücum ribauntu ve Adem Bona 4 blokla öne çıktı.

Litvanya’da Olisevicius’un 11 sayısı yeterli olmaktan çok uzaktı. Blazevic 14 ribauntla, Tubelis 7 top kaybıyla dikkat çekti.

12 Dev Adam’ın ilk 5’i: Flynn, Şehmus, Cedi, Ercan, Adem
Litvanya’nın ilk 5’i: Stenionis, Radzevicius, Jogela, Tubelis, Blazevic

Sinan Erdem Spor Salonu’nda eş zamanlı olarak devam eden Filenin Sultanları’nın Avrupa Şampiyonası maçına rağmen Turkcell Basketbol Gelişim Merkezi de fazlasıyla doluydu bu akşam.

Hava atışının ardından Flynn’in asistinde Adem alley-oop’u smaçla tamamlayarak maçta açılışı yaptı. Litvanya hücum edemedi sürekli transition bulduk böylece çok rahat şekilde 8-0’ı bulunca Litvanya koçu Kurtinaitis ilk molasına çok erken başvurmak durumunda kaldı. Litvanya ilk sayılarını ancak 6:25 kala bulabildi. 5:40 kala konuk ekip faul hakkını da doldurmuştu ki o sırada milli takımımızın tek bir faulu bile yoktu. Cedi, 200. milli maçına çıktığı bugün kusursuz bir ilk çeyrek oynadı. 1. çeyreğin bitimine 3:32 kala çoktan 9 sayıyı bulmuştu ki bu da Litvanya’ya 2. bir molaya mal oldu. Cedi moladan faul esnasında üç sayılık isabetle döndü ve çeyreği 13 sayıyla tamamlayıp kenara geldi. İlk çeyrek sonucu: Cedi Osman 13-13 Litvanya (27-13).

İkinci çeyrekte milli takımın belki de son dönemlerde en formda ismi olan Ömer Farık Yurtseven, pota altında hükümetini ilan etti. Yalnızca 4 dakikada bulduğu 8 sayıyla ilk çeyrekte kurduğumuz üstünlüğü sürdürmemizi sağladı. Yiğitcan’ın çok kolay ve kısa sürede 3 faul yapması biraz tatları kaçırsa da maça pek bir etkisi olduğunu söylemek doğru olmaz. Yiğitcan’ın hemen ardından Furkan da benzer şekilde 3. faulunu yaptı. Takımımız farkı korurken, rakibin hücumda ritim bulmaması için faule başvurmaktan çekinmiyor ki bu oldukça mantıklı çünkü 12 kişilik kadromuzun tamamı oldukça kaliteli oyunculardan kurulu. Devrenin son hücumunda savunma ribaundunu alıp tüm sahayı geçen Erkan Yılmaz; topu Flynn’e devredip konumunu aldı, pas ona geri geldi ve son saniyede üçlüğü göndererek soyunma odasının yolunu tuttu. (55-34)

Litvanya, soyunma odasından istekli ve iyi döndü ama uzun sürmedi. Jogela ve Stenionis kenara geldikten sonra farkı 28’e kadar çıkarttık. Oldukça uzun süre kenarda dinlenen Adem, girer girmez ondan başkasının uzanamayacağı zorlukta bir bloğa imza attı. Çaresiz gözüken Litvanya, alan savunması yapmaya karar verdi. Hiçbir şey işe yaramadı bir de bunu deneyelim gibi bir düşünce onları buna sevk etmiş olabilir çünkü iyi şut attığımız bir gündü.

Son çeyrekte de skoru koruduk. Bu çeyrek skor anlamında nispeten kısır geçse de çok güzel bir Motiejunas asistine, ama asıl Yiğitcan Saybir’in müthiş putback smacına sahne oldu. Bu takımı izlemek gerçekten çok keyifli; her oyuncudan yetenek fışkırıyor.

- Reklam-

3 YORUMLAR

  1. Şimdi hesap zamanı İÇİMİZDEKİ TÜRKİYELİLER!!!
    1- Ülke milli takımımız sadece 5 yıl önce “hele” sakat oyuncumuz varken küçük Avrupa ülkelerine yeniliyorken , şimdi Avrupa 2.si apoleti ile yenilmez konumda… İçimizdeki Türkiyeliler için; O zaman da Ataman tek suçluydu şimdi de bu yıl sadece Avrupa Şampiyonası finalinde sadece tek yenilgi alan Ataman başarısız olsa(dört gözle bekliyorlar geçen yıl ki şampiyonadan beri) tek suçlu…
    2-Bunları utanmadan yazarken kendi kulüp takımlarının Türk basketbolunun altını yabancı kuralı ile oyduğunu biliyorlarken hem de!!!
    3- Yorumcu Tufan aslında anlattı herşeyi, tabi anlayana…Ben detaylandırayim…Bizim kesin ama kesin yenmemiz gereken , ülke basketbolu olarak kat kat!!! üstün olduğumuz , hatta bizim onları değil onların bizi örnek alması gereken!!! Litvanya oyuncularından “bir” oyuncuyu örnekleyelim ; bu sezon Zalgirs/FB play-offlarında Tubelis ortalama 31 dakika 17.5 sayı ortalaması ile oynarken, ülkemizin şampiyon takımı Fb’de “tüm takımda” Türk oyuncu ortalaması 0(SIFIR) DAKİKA VE 0(SIFIR) SAYIYDI!!!!!!!!!!!
    4-İtiraz olabilir Evrensel olarak Devşirme Ulusal olarak Türk olan Biberoviç diyenler olabilir; onun ortalaması 27 dakika 15.5 sayıydı!!!
    5-Diger Litvanyalıları bakın yazmadım bile ama utanmadan Biberoviç bizim için yeterli olabilir diyen içimizdeki Türkiyelilere sormak lazım kim milli takım için oyuncu geliştiriyor.
    6-Tubelis geçen yıl 400bin Euro ile bu istatistikleri yaparken bu yıl tarihinin en yüksek maaş alan (1.2 ile 1.5 milyon Euro) alan oyuncuya dönüştü… Eğer Türk olarak Tarıkla karşılaştıracaksak bir de bu açıdan bakalım, ki FB de orjinal Türk olarak Melih en yüksek kontrant alan oyuncu, Onuralp’de ondan sonra gelir ve ikisi de Tubelis ‘in en az iki katı para kazanıyorlardı geçen yıl ama benchte!!!
    7-Bitmedi, bizim oyuncuları bir de bu troll ordusuna beğendiremiyoruz… Cedi için “maç kazandırmayan oyuncu o kadar para etmez” yazan mı gördü bu gözler, Ömer Yurtseven’i ülke topraklarına sokmayanları göz ardı edip Ataman niye sezon içinde (parlayıp)bıraktı onu (ki hem yabancı kuralı vardı hem de Real’e gitti) diye yazanları mı gördü bu gözler!!!
    8-Hadi yukarıdakilerin hepsi tamam cahillik de, fanatiklik de, aşağılık kompleksi de, trollük de!!!
    Ne yazdılar maç öncesi YÜZSÜZLER; Litvanya ve İzlanda’nın teknik taktik bilen gerçek koçu var ama bizim yok!!! Eh biraz utanması olsa 30 sayı fark yiyen rakip takım Koç’u hakkında iki kelam eder Euroleague’de 20 hatta 30 + süre alan yerli oyuncuları var, Nba görmüş çok çok tecrübeli oyuncu var , Euroleague de Yıldız olan genç oyuncusu var ama Ataman’dan fark yiyiyor… Ki Ataman’ın ülke topraklarında şampiyon olan takımdan oyuncu bulamıyor!!! Bulsa da kendi takımında bench havlucusu!!!!
    9- Teknik taktik bilmeyen Ataman ilk çeyrek 4 saniye kala kenardan mola almadan oyun tarif ederek sayı buluyor Saybir ile, yetmiyor ikinci çeyrekte 2 sn kala bu kez mola alıp mola da çizdiği oyunla yine Devşirme ile sayı buluyor!!!
    Not; ikinci yarıyı izleyemedim toplantı yüzünden o yüzden dikkat ederseniz tüm maçı yorumlamadım…
    Son 10- Koç olmayan Ataman bu işi bilmiyor ki ; Litvanya büyük ihtimalle gruptan çıkamayacak, Yunanistan sürünüyor (T.Dorsey kaç milyon Euro kazanıyor) İspanya kendi sahasında Portekiz’e yeniliyor, İtalya zaten bildiğimiz gibi… Bütün bu takımların Koç’u mükemmel ama yenilgisiz Ataman kötü…
    Lütfen aşağılık kompleksinizi ve kuyruk acınızı bu sayfalara yansıtarak, kırk yaşından genç kardeşlerimi zehirlemeye çalışmayın içimizdeki Türkiyeliler… Yada çalışın… Eğlenceli oluyor…İbretlik temaşa… SAYGILARIMLA…

  2. Merak ettiğim şey, şu katıldığın toplantı, içeriğini yazabilir misin lütfen. Düşünceme göre Kat Malikleri toplantısıydı, buraya önemli bir iş toplantısı gibi yansıtmanı yemedim.
    Avrupa’nın en kötü takımlarından birini yendiğimiz bugün; tek derdin Fenerbahçe… Ne yaptı bu Fenerbahçe sana, lütfen anlat. Söz veriyorum Fenerbahçe’nin sana yaşattığı bu travmayı tedavi ettirmek için masrafları ben karşılayacağım. Alanlarında en iyi birkaç psikolog akademisyen arkadaşım var seninle ilgilenmelerini sağlayacağım.
    Düşünceme göre sen önceden Fenerbahçe futbol fanatiği idin ve bir nedenle ‘döndün’ ve Galatasaray futbol fanatiği oldun. Bütün dönenler gibi tepkilerini kontrol edemiyorsun. Çözüm çok basit, yeniden Fenerbahçe futbol fanatizmine dönmen. Dikkat edersen ‘basketbol’ demiyorum, çünkü basketboldan zerre kadar anlamıyorsun. Futboldan anlamana gerek yok zaten, “top yuvarlaktır” diyebiliyorsan (bu kadarını da diyebiliyorsundur herhalde) yeterli.
    İkinci derdin Ataman; İkinizin de basketbol cahili olmanız, Galatasaray futbol fanatiği olmanız ve Fenerbahçe’ye düşmanlık duymanız dışında ortak başka yanınız var mı bilmiyorum. Eğer başka şeyler varsa lütfen bunu da yaz. Yaz ki bu konuda da sana yardım edeyim. Çünkü beni korkutuyorsun ve sana artık gerçekten acıyorum.
    Seni tanıdığımda hemen acımıştım, asla kızmadım, çünkü senin gibi birçok cahil tanıdım yaşamım boyunca; hangi birine kızayım. Ne iş yaptığını bilmiyorum, hiç kimseyi tatmin etmeyecek zavallı bir işten emekli olduğuna dair birçok ipucuna sahibim, o kadar.
    Basketbola ilgi göstermenin nedeninin de Ataman’la ilgili olduğu kadar, değerli bir yüksek eğitim alamamış olmanın da büyük etkisi olduğunu düşünüyorum. Gerçek hayatında itilip kakılan bir tipken, yarattığın bu sanal kimlik (başka bir çok sanal kimliğin yanında) ile entelektüel bir basketbol yazarı! kimliği ile tatmin yaşamaya çalışıyorsun. Bu da seni komik ve acınılası gösteriyor, farkında değilsin.
    Psikolojide aşağılık kompleksine sahip insanların, abartılı dengeleme hareketinden bahsedilir. Bu kompleks içindeki insanların aşağılık kompleks nedenleri kimse tarafından bilinmiyorken, abartılı dengeleme hareketi herkes tarafından görünür hale geldiğinde, insan, aşağılık kompleksinden daha komik ve acınası durumlara düşer. Tıpkı sen…
    Ataman’ın berbat bir basketbol antrenörü olduğunu bir tek sen ve Ataman bilmiyorsunuz. Bütün Dünya biliyor. Ataman’ın kişisel çıkarları söz konusu olduğunda ne kadar acımasız ve kötü olduğunu da… İşsiz kalınca iki tane gelecek vadeden genç çocuğu nasıl kullandığını herkes gördü, bir tek sen fanatizmle kör olmuş gözlerin yüzünden göremiyorsun. Cekya Milli Takımında aynı düzeyde üç tane genç basketbolcunun bütün maç boyunca ana beşte oynadığını, rol çalmak için ahlaki düzeyden uzak şekilde kullanılan iki genç yeteneğin ise tüm maç boyunca ana beşlerin dışında bile az sürelerle oynatılarak (gösteri ve rol çalma amaçlı) özgüvenlerinin yok edildiğini basketbolu bilen herkes gördü.
    İki yetenekli genç basketbolcuyu, Avrupa’nın (şu anda) en kötü takımlarından Litvanya kadrosuna dahil edemeyecek kadar (rol çalmak amaçlı bili) korkak ve yetersiz bir antrenör olduğunu da herkes gördü. Bu maç için Alperen’i getirmeye çalıştığını bütün basketbol camiası biliyor.
    Ataman Pana’da (Pana’nın şimdi sözleşme yenilemediği uzunu dahil) uzun oyuncular tercihini yaparken, Ömer’in sözleşmesini feshetmeyi seçtiğini herkes biliyor. Efes’te çalışırken üç yıl boyunca Türk Basketbolculara verdiği sürenin (bütün sezon boyunca) sadece 2.32 dakika olduğunu, üç yıllık dönemde bu sürelerin toplam 6 dakika olduğunu bir tek sen bilmiyorsun. Aslında biliyorsun, ama fanatizmden kör olmuş gözlerinde görmezden geliyorsun.
    Bu nedenle bizlere basketbol anlatma. Çünkü sen hiç bilmiyorsun, biz (basketbol camiası, ben basketbol seyircisi olarak dahilim o camiaya) çok iyi biliyoruz. Milli Takımımızın kazandığı bir günde böyle fanatik saçmalıklar yapıp, insanların Milli Takım sevincini kursaklarında koyma.
    Sen bize bir iyilik yap ve uzmanı olduğun basketbol istatistiklerini yorumla. Örneğin Türkiye – Litvanya maçıyla başla. Yalnız, yorumla, palavra sıkma. Hemen anlarım…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler