Cedi Osman geçmişte gerek Milli Takımda, gerekse kulüp takımında kendisini anlayamayan insanlar nedeniyle büyük haksızlıklar, üzüntüler yaşadı. Büyük kırgınlıkları oldu ama bunları kızgınlığa dönüştürmedi. Kızdıysa da en fazla bazı maçlarda istediklerini yapamadığı için kendine kızdı.
“Zaman her şeyin ilacıdır” demişler. Zamana bıraktı, zamana güvendi ve son Eurobasket’ten sonra herkesin gönlünde yer bulan bir oyuncu haline geldi. Son derece çalışkan, pozitif, arkadaşlarına el veren, maksimumunu ortaya koyan harika bir karakter… Saha dışında da bir beyefendi, bir centilmen, ailesine düşkün örnek bir insan…
Milli maçlar bitti ancak Cedi, takımı Panathinaikos’un hazırlık maçları için gidip Avustralya kampına katılamadı. Atina’daki doktorlar sakatlığının yakın tarihte sahaya çıkmasına izin vermediğini belirtip tedaviye aldılar. O Cedi, son final maçında acısını yüz ifadesine yansıtmadan 40 dakika sahada kalan oyuncuydu…
Allah her aileye Cedi gibi evlat, her kulübe Cedi gibi oyuncu versin… (Basketfaul)




Sevgili Necip Ağabey sizin de çok güzel ifade ettiğiniz gibi sevgili Cedi tam bir sporcu. Zaten tüm oynanan maçlarda ve sakat sakat oynadığı son iki müsabakada bu güzel özelliklerini tüm izleyenlere gösterdi.
Bizler toplum olarak maalesef, bencil düşüncelerimizin, duygularımızın çok çabuk esiri oluyoruz. Eminim şimdi sevgili Cedi’ye gereksiz tepki gösterenler de üzgün durumdadırlar.
Sevgili Cedi’ye nazar değmesin…
Saygılarımla.