Alperen Şengün, Anadolu Ajansı’na verdiği röportajda yaklaşan NBA ve Eurobasket ile ilgili soruları yanıtladı.
* Türkiye’den NBA’e gittiğimde çoğu insan bana ‘Gitme’ demişti. Benim de amacım gidip vücudumu, dilimi ve basketbolumu geliştirmekti. NBA’de kalmak kolay bir iş değil çünkü her sezon 60 yeni oyuncu geliyor. Orada çalışanlar hayatta kalabiliyor. Bunu bildiğim ve farkında olduğum için her sezon kendime ve oyunuma bir şeyler katmaya çalıştım.
* Geçen sezon genç bir takıma rağmen kötü iş yapmadık. Bu sezon da takımımıza daha tecrübeli ve sahada bize liderlik edebilecek iyi oyuncular kattık.
DAHA İYİ BİR ALPEREN GÖRECEĞİZ
* Hedefimiz şampiyonluk. Herkes bunu istiyor. Umarım Houston şehrine bunu verebiliriz. Yeni sezonda her zamanki gibi bir tık üstü, daha odaklanmış ve kazanan bir Alperen görebileceğiz inşallah.
EUROBASKET’TE HEDEF MADALYA
* Milli takımda oynanan her maç için heyecanlıyım. Orada ülkem için savaşmak ve arkadaşlarımla oynamak NBA’den çok farklı bir duygu. Uzun süredir büyük bir başarımız yok. İnşallah güzel bir takım olup bu başarıyı sağlayabiliriz. Umarım ülkeme bu hissi ve duyguları bir daha yaşatabilirim. Hedef tabii ki de madalya. Avrupa Şampiyonası’nda kim daha çok istiyorsa o kazanacak. Çok iyi bir takımımız var. Herkes odaklanırsa ve kazanma arzusuyla oynarsa iyi işler başaracağımıza inanıyorum.
DURANT FAKTÖRÜ
* Durant ile oynayacağım için heyecanlıyım. Yaşı ne olursa olsun hiç fark etmez. Sonuç olarak o Kevin Durant. Hepimize yardım edecek. Çok tecrübeli, bizde de çok genç oyuncular var. Bizim için oyunu açacağını düşünüyorum. Hem savunmada hem de hücumda inanılmaz bir efektifliği var. Onunla oynamak için heyecanlıyız.
MENTAL KUVVETLİLİK ŞART
* NBA tamamen mental ile ilgili bir alan. 2-3 günde bir maç oynuyorsunuz. Mental olarak çok geliştim. İlk gittiğimde gerçekten kötü zamanlar geçirdim. Çok fazla maç kaybediyorduk ve bu benim alışkın olduğum bir durum değildi. Türkiye’de çok maç oynayamadığımız ve altyapılardan itibaren maç kaybettiğimizde her seferinde biri ölmüş gibi davrandığımız için oraya gittiğimde onu değiştirmek ve o kafadan çıkmak zor oldu.
ÇOK UYUM SAĞLARIM
* Küçüklüğümden beri gittiğim yere hemen ayak uydurmuş bir insanım. NBA’de biraz zaman geçtikten sonra oyuncular ve koçlar nasıl davranıyorsa, ben de ona göre kendimi geliştirdim. Bunu kendi kendime yaptım. Mental olarak çok güçlendim.
AVRUPA’NIN EN İYİLERİ NBA’DE BARINAMADI
* Avrupa’da farklı, ABD’de farklı bir basketbol oynanıyor. Erken yaşta gelip oynayanlar NBA’de kalıyor. NBA’e Avrupa’nın en iyi oyuncuları geldi ve barınamadı. Mental olarak güçlü olmak zorundasın.
LEBRON’U GÖRÜNCE “VAY BEEE” DEMİŞTİM…
* İlk yılımda Los Angeles Lakers ile oynarken LeBron James’e karşı olduğumda bunu hissetmiştim. Kenarda oturduğumda LeBron önümüzdeydi. O an ‘Vay be. Demek ki buradayız. Oynuyoruz yani LeBron’a ve herkese karşı.’ diyerek kendi kendime konuşmuştum.
* Savunmakta en zorlandığım oyuncular: Nikola Jokic ve Joel Embiid.
En sevdiğin salom: Los Angeles Lakers‘ta (Crypto.com Arena) ve Chicago’da (United Center) oynamak hoşuma gidiyor.



