Eurobasket’te yolu Türkiye’den geçen ve hala liglerimizde yer alan birçok oyuncu ve koç izliyoruz. Kabul etmemiz gerekir ki, çeyrek finale veya son 16’lara kalan bu isimlerden bazılarının Türkiye macerası çok istedikleri gibi sona ermedi.
2020-21’de Türk Telekom forması giyen Kamar Baldwin, bir sonraki sezon kontrat alamadı ve ayrıldı. Bu sezon Bayern Münih’te izleyeceğimiz Baldwin, Gürcistan’ın çeyrek finale kalmasında önemli rol oynadı, son Fransa maçında 24 sayı attı.
Bos Hersek’in devşirmesi John Roberson turnuvayı 13.0 sayı (yüzde 40 üçlük) ile kapattı, geçen sezon Esenler Erok onun yerine Jordon Crawford’u getirdi.
Finlandiya’yı çeyrek finale taşıyan koç Lassi Tuovi, Beşiktaş’ta 2024-16’da asistan koçtu, Henrik Dettmann’la birlikte sezon ortasında gönderildi.
Polonya Milli Takım Koçu Igor Milicic’in de 2022-23’teki Beşiktaş macerası uzun sürmedi.
Dzanan Musaa’sız Bosna Hersek’le çeyrek finali zorlayan Aziz Bekir ise daha önce liglerimizde görev yapmasına karşın son yıllarını Kosova liginde geçiriyor.
Necip Kapanlı’nın notu: Çok yıllar önce Akdeniz Oyunları’nda hakem olarak Bosna’nın maçını yönetiyordum. Oyun kurucuları biraz fazla hareketli ve ateşliydi. Belli ki kazanmayı çok istiyordu ancak hakem kararlarına tepki göstermeye başlayınca teknik faulün yaklaştığını hissetti. Geldi, sahada boynuma sarıldı. Türkçe, “Ben deli çocuk ama ben çok iyi çocuk.” dedi. Dakikalarda gülmekten düdüğü ağzımdan düşürme korkusu yaşamıştım. O çocuk Aziz Bekir’di. Sonra kariyerine oyuncu olarak Türkiye’de devam etti, vatandaş oldu, antrenörlüğe başladı, milli takımlarda görev yaptı, Konya’ya yerleşti. Kulakları çınlasın… Umarım onu yeniden ve yıllarca ligimizde görürüz…




Hakikaten Aziz Bekir aniden Türk basketbol sahnesinden silindi. Aynı şekilde Nihat İziçi de bir süredir göremiyorum.
İçimizdeki viç karşıtları yüzünden belki de.
Ya bize gelip çifte standartla sürekli oynatılıp parlatılanlar, parlatılmaya çalışılanlar?