Bosna-Hersek’te Aziz Bekir’den sonra Milli Takımı Koçluğuna getirilen ve ilk maçına çıkan Dario Gjergja, Türkiye maçının ardından konuşurken, oyuncuların yaşadığı zorluklara paragraf açtı.
“Türkiye’yi galibiyetten dolayı tebrik ederim. Yaklaşık 30 dakika iyi basketbol oynadığımızı düşünüyorum. Dördüncü çeyrekte birkaç boş şutu kaçırdık. Onların daha geniş bir rotasyonu var, benchten gelen oyuncular katkı sağlıyor. Kısa süredir birlikteyiz ama en önemli noktalardan biri olarak fazla top kaybına izin vermemeyi vurguluyoruz. 40 dakikada sekiz top kaybı büyük iş. Beklemediğimiz bazı şeyler oldu. İstatistiklere bakarsanız, çok sevdiğim Kenan Sipahi dört üçlük attı, Sehmus Hazer iki tane attı. Tarik Biberovic’ten skor bekleyebiliriz ama onlar güçlü şutör olarak bilinen oyuncular değil.
(FIBA ile EuroLeague yönetiminin işbirliği yapmaması sonucu pencerelerde oyuncuların karşılaştıkları zorluklarla ilgili soru üzerine) Bu iş artık komik hale geliyor. Ancak bunu yorumlamak bana düşmez. Bosna-Hersek Basketbol Federasyonu’nda çalışıyorum ve bizim için en iyisini yapmak zorundayım. En iyi oyuncuların ülkeleri için oynamasını isteyip istemediğimiz sorusu önemli. Bu artık bir katliam; Türk oyuncular dün gece Monaco’dan buraya geldiler. Bu yüzden bu kadar çok sakatlık oluyor. Ülkesi için oynamak isteyen her oyuncunun oynayabilmesi gerektiğini düşünüyorum.”




Dünya Şampiyonasına gidecek takımları Avrupa Şampiyonası sıralamasına göre belirler geçersin. Euroleague’e kıllık olsun diye maç oynatıyorsunuz.
Asıl kıllık eden euroleague denen korsan örgüt değil mi, 20 takıma haftada iki maç oynatan ? Milli maçları umursamadan kendi takvimini yayma denen haydutluk başka hangi branşta var ? Hem niye FIBA başka turnuvaya göre sıralamayı belirleyip geçecekmiş, euroleague dörder takımlı gruplardan çıkanları eleye eleye geçse ya ?
“Kedi uzanamadığı ciğere mundar dermiş” vak ası; adam gibi kulüp olun siz de Eurolegue gidin.
“Pardon”, karşındaki kedi değil adam gibi kulübün ta kendisi. Doğru oku yazılanı, konu ne ? EL’i kaldır diyen mi var, gitme diyen mi ? Maçların sayısını azalt, gruplara böl, eskiden olduğu gibi. Veya halâ futbolda, voleybolda, hentbolda vb. olduğu gibi. Veya bölmüyorsan takım sayısını düşür. Bu haliyle milli takımlara billinçli sabotaj, FIBA ile rekabette çirkefleşiiyorlar. EL’i kazandık diye mafia diye bağırdığın, hakemleri her beş maçın dördünde seni doğrayan, maçını çaldığı kanıtlandıktan sonra sana iki kez özür mektubu yollayarak guniness’te yavş..lık rekoru kıran, Rus takımları bahanesiyle puanlarını yiyip, kupada senin kendi yerel liginde haşat ettiğin rakibine yol yapan, daha kuruluşundan itibaren korsan (hiçbir başka branşta görülmeyen bir yamyamlık) organizasyonun FIBA (onun da defoları var ama bu kadar ölçüsüz değil) ile gittikçe derinleşenn dalaşında herhangibirine ve özellikle de bunların tarafına goygoyculuk etmek o “adam gibi kulübe” hiç düşmez, asla yakışmaz, kediye kedi demek düşer, tribünler her maç “diyor” zaten. Ayrıca kulübün kadın takımının kazandığı EL kupaları da FIBA mamulatı turnuvalardandır.