FIBA 2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nın başlamasına bir aydan kısa bir süre kaldı ama nedense geçmişte yaşanan sorunlardan pek de ders alınmadığını üzülerek görüyoruz! A Milli Takımımızın çalışmalara, TBF resmi web sitesinde daha önce 26 Temmuz’da başlayacağı bilgisi verilmişti ama son bilgi güncellemesinde çalışmalara 29 Temmuz’da başlandığı bilgisi verildi. TBF resmi web sitesinde, İtalya’nın Bormio kampına katılan oyuncularla ilgili de herhangi bir bilgi verilmediğini görüyoruz. Hazırlık sürecinde oynayacağımız özel maçlarla ilgili bilgiler verilmekle yetinilmiş durumda. Oysa devşirme oyuncumuz Larkin’in kamp kadrosunda olmadığıyla ilgili resmi olarak herhangi bir bilgi verilmedi!
Başantrenörümüz Sayın Ergin Ataman’ın Larkin’e özel izin verdiği ve gerekçe olarak da Larkin’in sakatlık problemi gösterildiğini, ancak farklı sosyal medya hesaplarından öğrenebiliyoruz. Hatırlanacağı gibi yakın geçmişte (konuyu tekrardan hatırlatmama gerek yok zannedersem) devşirme oyuncu olarak milli takımımıza dahil edilen Shane Larkin ve Scottie Wilbekin’in izinsiz olarak (TBF mazeretlerini kabul etmediği için bu cümleyi kullanıyorum) milli takım kampına katılmadıkları için Türk oyuncu lisansları TBF tarafından iptal edilmiş ve sonrasında da Tarık Biberoviç’e FIBA’dan devşirme lisansı çıkarılmıştı. Daha sonraki süreçlerde herhangi bir TBF yetkilisi yerine, Sayın Ergin Ataman konuk olduğu bir basketbol youtube programında Larkin’in tekrardan milli takımımızın devşirme oyuncusu olduğunu açıklamıştı. Tabii bu sürecin öncesinde ve sonrasında milli takımımızın devşirme oyuncu tercihi konusunda muğlak ifadeler yer almaya da devam etmişti. Çünkü, Panathinaikos’un Amerikalı yıldız oyuncusu Kendrick Nunn’a milli takımımızın devşirme oyuncusu olmasıyla ilgili teklif götürüldüğü konusunda gerek Ergin Ataman tarafından gerekse de TBF yetkilileri tarafından farklı ifadelerde bulunulduğuna da şahit olduk.
Her neyse, açıkçası benim gibi birçok basketbolsever de, A Milli Basketbol Takımımızda özellikle son üç yılda yaşananlarla ilgili, bu konuda olduğu gibi birçok konuda pek bir şey anladığımızı söylemeliyim! Verilecek denilen demeçlerin verilmeyişi, konuşulacak denilen konuların konuşulmayışı, devşirme oyuncuların yerli oyuncu statüsünden çıkarılıp tekrar devşirme oyuncu yapılışı, kupa alacağız popülist söylemleri ile gidilen şampiyonalar sonrasında tarihi başarısızlıkların yaşanması, kamp kadrosunda olan oyuncuların milli takımımızın kampına katılmayışı, yapılan ara kampların kısa sürede sonlandırılması gibi birçok olayı sayabiliriz…
Larkin’e teknik ekip tarafından eğer sakatlık problemi olduğu ifade edilerek özel izin verilmişse (başka bir mesele için verilmesini zaten kabul etmek mümkün değil), bu da demek oluyor ki; Larkin’den muhtemeldir ki verimli bir şekilde bu turnuvada da katkı alamayacağız! 27 Ağustos-14 Eylül tarihleri arasında düzenlenecek olan şampiyonanın başlamasına 4 hafta gibi kısa bir süre var ama Larkin’in sağlıklı bir şekilde oynaması konusunda yine büyük bir belirsizlik var! 33 yaşında olan Larkin’in (1992) geçtiğimiz yıllarda da önemli sakatlıklar yaşadığını, bu sezon gerek Basketbol Süper Ligi (BSL)’nde (37 maçın 20’sinde yer aldı), gerekse de EuroLeague’de (39 maçın 28’sinde yer aldı) sezonun büyük bir bölümünü sakatlıklardan dolayı kaçırdığını görüyoruz. Sakatlıklardan geri döndüğü dönemlerde oynadığı maçlarda da özellikle savunmada ve hücumda beklenilen çabukluğu gösteremediğini gördük. Larkin’in sezon içerisinde yaşadığı bunca sağlık sorunu sonrasında çok zorlu bir şampiyonaya tam olarak hazır olabilmesi ne derece gerçekçi olur bilemiyorum ama en azından daha önceki aday kadro belirlemelerinde olduğu gibi iki devşirme oyuncu aday kadroya alınır, daha hazır olan da şampiyonaya götürülebilirdi.
Tarık Biberoviç’in aday kadroya devşirme oyuncu olarak alınmamasının ne kadar büyük yanlış olduğunu söylemeye gerek var mı? A Milli Takımımızın teknik ekibi, idari ekibi ve TBF yöneticilerimiz bu durumu göremediler mi, inanın anlaşılır gibi değil!
4+3 Yabancı Oyuncu Kuralı Ne Kattı!
Ayrıca BSL’de bu sezon uygulanan 4+3 yabancı oyuncu kuralı ile ne elde edildiğini çok merak ediyorum? 4+3’ün getirilmesinde amaç neydi ve amaca ulaşıldı mı? Bununla ilgili herhangi bir açıklama yok, ama bu kuralın uygulanmasına gelecek sezon da devam edileceği ifade ediliyor. Oysa, gerek detaylı istatistiki değerlendirmeler, gerekse de A Milli Takımımıza şimdi ve gelecekteki yansımalarına baktığımızda, bu kuralın ülke basketbolumuza faydadan çok, zarar getirdiğini söylememiz zor olmsa gerek (detaylı istatistik sonuçları için ayrı bir yazı yazmayı düşünüyorum). Kulüp takımlarında en çok süre ve sorumluluk alan yerli oyuncularımızın (Melih Mahmutoğlu -BSL’de en çok sayı atan 2. yerli oyuncu-, Muhsin Yaşar -BSL’de en çok sayı atan ve verimlilik puanı en yüksek olan yerli oyuncu-, Ahmet Buğrahan Tuncer, James Metecan Birsen -BSL final serisinde takımının şampiyonluğunda en önemli katkı veren yerli oyuncusu- ve Tolga Geçim), A Milli Takımımızın aday kadrosuna bile alınmadıkları da ayrı bir tezat teşkil etmektedir.
Hani 4+3 yabancı oyuncu kuralında amaç yerli oyuncuların süre ve sorumluluk alarak milli takıma katkı vermeleriydi? Benzer durumun daha da olumsuz yansımasını 20 yaşaltı milli takımımız için de geçerli olduğunu üzülerek görüyoruz. 20 Yaş Altı Milli Takımımız, FIBA 2025 U20 Avrupa Şampiyonası B Ligi’nde üçüncü olarak gelecek yıl A Ligi’nde yer almayı başardı ama gerek B Ligi’nde bize rakip olabilecek olan iki milli takımdan biri olan Hırvatistan karşısında (diğeri Letonya’ydı) oynanan oyun, gerekse kadroda yer alan oyuncuların ileride A Milli Takım potansiyeli taşımaları açısından baktığımızda pek de olumlu şeyler söyleyemeyeceğimiz açıktır…
4+3 ucube yabancı oyuncu kuralı ile BSL’de yeni yerli genç yüzlere iyiden iyiye hasret kaldık ve maalesef böyle giderse yerli genç oyuncuları BSL’de izleyemeyeceğiz. BSL’de yerli genç oyuncularımızın önü bu kural ile büyük ölçüde kesilmiş olmuyor mu? Bu durum neden ülke basketbolumuzu yöneten ve yönlendirenleri rahatsız etmiyor? Birkaç yıl sonra A Milli Takım seviyesinde üst düzey oyuncu bulmakta zorlanacağız ama bunu umursayan nerdeyse yok gibi!
Efendim, “milli takımımız kamp sürecinde ve bu tür eleştirilerin yeri değil” diyenler olacaktır. Kimse kusura bakmasın, milli takımımıza son 30 yılın en başarısız dönemini yaşatanların bu süreçte çok daha hassas davranmalarını beklerdik ama maalesef o hassasiyeti kendilerinden yine göremedik… A Milli Takımımızda, son üç yılda olduğu gibi yine ve yeniden bir sorunlu sürecin yaşanmaması konusunda gerekli tedbirlerin alınması için hassasiyetimizi ifade etmenin bir zorunluluk olduğunu düşünüyorum.
Ülke olarak sporun birçok branşında uluslararası alanda son yıllarda tarihi başarılar elde ederken, basketbolda ise A Milli Erkek Basketbol Takımımızın son 30 yılın en başarısız dönemini yaşıyor olmasını neyle izah edeceğiz! Ülke basketbolumuzun niteliğinin en önemli göstergesi olan A Milli Basketbol Takımlarımızın hak ettiği yere gelebilmesi adına ülke basketbolumuzda yaşanan kendi değerlerine yabancılaşmaya HAYIR dememiz artık gerekmiyor mu?
A Milli Erkek Basketbol Takımımızın, son yıllarda hasret kaldığımız öncelikle sakatlıksız ve sorunsuz bir kamp süreci geçirmesini, daha sonra da FIBA 2025 Avrupa Basketbol Şampiyonası’nda başarılı olmasını gönülden diliyorum.
Her şey Türk basketbolumuz için. Her şey A Milli Takımlarımız için.




Milli Takım neden Bormio’ da kamp yapıyor? BGM’ nin yapılma amacı, yapılırken, tanıtılırken, pazarlanırken ve bittikten sonra da Milli Takımlar BGM’ de kamp yapacak maç yapacak deniyordu.
çok güzel tespit
Bsl yabancı oyuncu yetiştirme ve geliştirme ligi oldu.avrupada 3 krş etmeyen yabancıları bsl de 5 katı para ve sınırsız özgürlük vererek geliştiriyoruz.%25-30 ile hucum edip 20-25 top kullanıp 20 sayı attı diye süper star muamelesi yapıyoruz yerli oyuncu topa baskı yapsın şut imkanı bulursa da %100 ile oynamalı yoksa 3.4. Şutu atma hakları yok…
Tam bir fenerli ağzıyla yazılmış . Önce Tarık la lakin i bir teraziye koymak(evet biliyorum larkin sakat ve formunu bulamazsa istikrarsız oynar )bence büyük yalnış Tarık gelecekte milli takım için büyük beklenti bende bunu bekliyorum ama bir larkin bir Tunçeri olamaz ve Tarık tam 1 numara değil bir ile iki arası hem larkinin tecrübesi hem kendini bulunca oyunu nu çok iyi biliyoruz bence karnımız ağriyacaksa 4 numarada sıkıntımız olcak o bölgede oynayan millilerimiz genelde istikrarsız yinede başarılar dilerim
Larkin ile Tarık pozisyonları açısından değil, seçim kriterleri sonucunda Tarık’ın dışarda kalmasının eleştirilmesi doğru. Ataman’ı da korumak için yormayın kendinizi sonuçta ortada dönemi itibariyle başarısızlık var.
Milli takımlar oluşturulurken oyuncu manejerleri faktörünü de göz önünde bulundurmayı unutmayalım🤣
Koç değişmedikçe herşey zor. Taraflı küfürbaz bir hoca varken. Doğru düzgün takım mı olur.
Afedersiniz ama konu neydi? Her şey hakkında hiç bir şey miydi? Sesli kayıt yapılıp, yazıya mı dönüştürüldü anlamadım. Yazı dili ile konuşma dili arasındaki nü anda harika bir örnek olarak paylaştıysanız, sizi tebrik ederim.
Mevcut iktidarın adamları tbf ve milli takımın başındayken olumlu yönde hiç bir şey olmaz,olamaz,hal ortada…
Tarik devsirme oyuncu olarak kabul edilmedi.onun vatandasliginda problem oldu o yuzden milli takimda oynatilamiyor diye biliyorum
Hidayet tbf başkanı olarak kaldığı sürece milli takımda bir başarı beklenmez ‼️
Milli takım avrupa şampiyonasında başarılı olamazsa 3 yıl için 6 milyon euro aldığı söylenen koç aldığı parayı iade edip onu milyonlarca euroya milli takım koçu yaptıĝı için döne döne teşekkür ettiĝi zattan af mı diler?
Bu koçla olmaz milli takım yönetebilecek bir koç değil ya uzun yıllar beraber oynayan yada milyonlar harcayarak kurulan kadroları yönetebilir
Ne yazık ki bu şampiyona da fiyasko ile sonuçlanacak gibi duruyor. İktidar etkisi ile başta olan bu TBF yönetimi başarılı olamaz. Sürekli popülist söylemlerle gündemde kalmaya çalışan, kendisiyle bile kavgalı bir antrenör ile bu iş olmaz. Son yıllarda gerçekten çok kötü yönetilen bir basketbol camiası var. NBA’de oynayan Furkan TBL’de tutunamayacak hale gelmiş. Böyle bir ekipten birşey bekleyen var mı acaba?