Son 16’lara grup birincisi ve maçın ağır favorisi olarak gelen Milli Takımımız, İsveç karşısında ecel terleri döküp 85-79 ile çeyrek finale çıktı. Çeyrek finalde Polonya-Bosna Hersek galibi ile karşılaşacağız.
Turnuvanın en düşük konsantrasyonuyla oynayan, üçüncü çeyrek dışında çizgisinin uzağında kalan takımımız hücumda en kötü maçını çıkardı.
Şehmus Hazer 11 sayı, 6 ribaund, Cedi Osman 17 sayı (4/6 üçlük), 1 asist, Alperen Şengün 24 sayı, 9’u hücum 16 ribaund, 6 asist, Ercan Osmani 14 sayı, 9 ribaund, 2 asist üretti.
İsveç zor şutları sokup 6-0’la başladı, üçlüklerle 4. dakikada skoru 13-13’e getirdik. Savunma konsantrasyonumuzun düşük olmasıyla İsveç 7 dakikada 21 sayıya ulaşıp yeniden 6 sayı öne geçti. 3/3 üçlükle 11 sayı atan Cedi Osman 3. faulünü aldı ve periyodu İsveç 23-20 önde tamamladı.
Savunmayı Şehmus Hazer ve Adem Bona’nın katkısıyla toparlamaya çalıştık, ikinci çeyreğin 4. dakikasında skoru 28-28 eşitledik. Hücumu hareketsiz oynayınca zor atışlara kalıp 7 sayıya kadar geri düştük. Alperen ve Shane’i işin içine sokamadığımız ilk yarıyı İsveç 42-37 önde kapattı.
Üçüncü çeyreğin 4. dakikasında maçta ilk kez öne geçtik: 46-44. Bu bölümde Shane Larkin savunmaya çok katkı yaptı. Seriyi 14-0’a getirip skoru 51-44’e getirdik. İki sahada da turnuva standartlarını yakaladığımız periyodu 63-55 önde tamamladık. Shane Larkin’in 2/2 serbest atışından sonra karşılaşmayı 85-79 yendik.




Neredeyse erken havaya girmenin faturasını ödüyorduk. Gerekli dersler çıkarılmalı.
Bu maç oyunla da maç sonu açıklamalarımızla da pek iyi sinyaller vermedi. Bahanelere gerek yok. Pota altı savunmamız böyle olursa maç koparmak zor.
Beklenmedik șekilde en olgun profil Cedi. Çok eleştirdik ama șu ana kadar saha içi ve dıșında lider oyuncumuz. Fiziksel üstünlüğüyle rakibin liderini de ritmden çıkardı. Cedi’nin yedeği olarak kadroya alınmıș oyuncumuzun da saha içinde ve dıșında aynı ciddiyeti göstermesi takımın konsantrasyonu bakımından önemli. Ben hala bu takımda Erkan’la 9-10 dakikanın takımın sürekliliğine çok katkı sağlayacağına inanıyorum.
Rahmetli İsmet Badem Cedi’yi çok severdi. Bu vesileyle İsmet Ağabeyi tebessüm ve sevgiyle analım ve de bu maçı çabucak unutalım.
Cedi çok iyi oyuncu. NBA de 5-6 sezon oynadı, gayet de başarılı maçları var. Bu takımın kaptanı. Milli takımlar zor. Hep aynı takımı olusturmak mümkün olmuyor, kulüp takımı gibi değil. İspanya ve Çek Cumhuriyeti’nin gördük. İnişler çıkışlar olacak gayet doğal. Heyecan, stres ve yorgunluk olabiliyor. Bir de hakikaten bahane değil ama 12:00 da maç oynamak nedir ya…kendimizi düşünelim, ne kadar hazır oluruz kafa ve vücut olarak. İsveç de bana göre hiç yabana atılır bir takım değil. Finlandiya ve Litvanya da zor yenmişti. Yunanistan gelecek büyük ihtimalle ve o maça hazırlanmak lazım. Ergin Ataman’in da Ömer Faruk ve Sertac’da unutmaması lazım rotasyonda. Aksi durumda yorgunluk çok oluyor.
Gönlü milli takım için arkadaşlarla burda ve kardeş sitede hep şunu tartıştım, Finlandiya – İsveç farketmez benim korkum yüksek motivasyonlu bir maç sonrası oyuncularımızın reaksiyonu…Bir de tüy diker gibi maçı Türk takım sporlarında hiçbir branşta alışık olmadığımız saat 12’ye koymaları bence tüm avantajları ortadan kaldırmıştı.Sirbistan maçından daha temassız oynadık ama çok daha fazla yorulduk burda saatin rolü var!!! Bir de çok bilmişler bu maçın saati önceden belli demez mi!?!? eleştiri yapmak için başını çukurdan ara sıra çıkaran içimizdeki Türkiyeliler!!! Doğrusu ilk önce ev sahibi seçer saati sonra diğer takımları yerleştirir FIBA!!! Maça gelirsek bence en kötü savunma maçımızdı, teknik ekibinde Larkin’in süresini ayarlayamaması diğer olumsuzluktu!!! Rakip Koç’a tebrikler tüm hücumları Larkin üzerinden yaptılar ikili oyun , içeri devrilme vs Larkin o kadar savunmada yoruldu ki hücuma zaten gücü kalmadı??!? Cedi de hakem kaynaklı 3 faul alınca bizim üçgen (Larkin- Cedi ve Alperen) çöktü!!! Ama turnuva başından beri yazılmayan bir konu var biz ne Schroder’in Almanyasıyız, ne Antedekompo’nun Yunanistan’ı ne Doncic’in Slovenyası ve de Jokiç’in Sırbistan’ı… Sahneye bu kez Şehmus ve Osmani çıktı ve son zamanlardaki en iyi iki taraflı oyunun oynadılar hücum kusursuz savunma da… Biz tek kişinin takımı değiliz.Her maç bazen 4 bazen 5 oyuncumuz tam bir katkı veriyor…Bizim alameti farikamız budur!!! Undan sonraki maçın daha
Bundan sonraki maçın daha kolay geçeceğini düşünüyorum… Sakatlıksız devam…
Türk halkında şöyle bir algı var. Baskette İspanya Fransa Sirp Litvanya çok iyi İtalya Yunanistan Slovenya iyi – ki biz de bu gruptayız- geriye kalanlar takımları kesin yenmemiz gerekiyor!! Bu herhalde son 20 senedir günden güne yok olan bir dogma. Artık Almanya Letonya Finlandiya İsveç Polonya Bosna Çekya hiç de asagi kalır takimlar değil. Turnuvalarda iyi sonuçlar
Alıyorlar . Hepsinin kadrosunda NBA ACB ve kendi ülkesi dışından oynayan birçok elit basketbolcu var. Eskiden zar zor yendiğimiz takimlari bu turnuvada +20 Yaptik diye kendimizi kandirmayalim. Eleminasyonda tüm silahlar ortaya konacak. Günlük performanslar ,şanslar ,basketbol tanrilari ,hatalı halem kararları ciddi rol oynayacak. Bunu en net şekilde bu maçta gördük. Umarım gerekli dersler alınmıştır. Yolun sonu madalya olsun
Bunun nedeni Euroleague kupaları… Aslımızın olmadığı (Sertaç hariç) turnuvalarda şampiyonluklar yabancı kaynaklı genelde yani Türk oyuncuların hiçbir tecrübe kazanmadığı turnuvalar…Ben biliyorum ama o yüzden İlker Bey’e yalvarıyorum, takımlarda oynayan oyuncuların Avrupa istatistiklerini yayınlayın deyu. Allah Ataman ‘dan razı olsun Cedi ve Ömer ‘i Avrupa’ya getirmese biz her sezon içi Avrupa grup maçına favori olmadan çıkarız!!!
Bu maçın böyle geçeceği besbelliydi, çok üst düzey ve iddialı bir hesaplaşmadan zaferle çıkan takımın ez zayıf hali bundan bir sonraki maçtır, bunu da çok iyi bilen, sporun her dalında olduğu basketbolda da – iyi takım çıkartamasa da – çok iyi oyuncular çıkartan İsveç’in çılgınca saldıracağı ve burnumuzu kırıp Avrupa ve Dünyaya hava basma hayaliyle tutuştuğu sporun içinde olanlar için de turnuvaları izlemiş olanlar için de apaçıktı. Bu maçı böyle atlatmak olabileceğin en iyisi, daha iyisini uman ve hayret edip karamsarlaşanlara da ben hayret ediyorum. Rakip hiç de yabana atılır takım değilmiş ifadesine de güldüm. Daha dün bunlar (bi-kaç yıl önceydi) tepelediler bizi, biz kimiz ki onu-bunu yabana atacağız, daha dün “favori İzlanda” ya yenilen, güçlü rakibin ise 50’ye yatırdığı takımdık. Bir Sırp galibiyetiyle uçuşlara geçmeye amma meraklıyız. Kaldır kafanı da öbür kıtaya bak, ABD’ni yine tepelediler. Copa America’ya hasret kaldı ABD kimbilir kaç yıldır, yine hüsran, yine hüsran. Bir de yok neymiş yapay zeka Almanya ve bizi gösteriyormuş… daha neler.. Almanya’yı dünya şampiyonası öncesinde kazanacağını söylesen bunlar gülerlerdi, spordan anlamadıklarından. Turnuvalar, ezelden beri “çarşıya uymayan evdeki hesapları” paramparça ettiler. Turnuva dediğinin zaten “işi” bu. Günümüzde de “yapay zekaları” öyle bir şaşırtır ki sonuçlar, kafayı yer o “yapay zekalar” ve programcıları.
ABD’nin her “Copa America” da Brezilya veya Arjantin’den sopa yemesini örnek göstermiştim ki Finlandiya – beni doğrulamak için 😉 – Sırpları yenmiş. Komşusu İsveç ile grupta oynadığı “derby” maçını da 73-70 kazanmış olan Finliler, İsveç’in bayağı yaklaştığı halde bize yapamadığını Sırplara yapabildi. Öyle favori-mavori takmadan ülken için tam konsantre biçimde savaşırsan sonucunu da alırsın. Üstüne üstlük favori rakip ilan ediliyorsa bu sporcuyu hırslandırmalıdır, “favori ha, görürsünüz ey kamuoyu” türünden. Finliler, Arjantin, Brezilya bunun örneklerini veriyor. (İsveç de neredeyse verecekti, verdirmedik) Yoksa kafadan mağlup çıkarlar, şansları bile olmazdı. Öyle favori – hele hele 1 nolu favori – türünden değersiz değerlendirmelere de kulak asılmamalıdır, hele hele sporcular tarafından asla. “Aman Sırplarla finale kadar eşleşmeyeceğiz, oh” diye beyhude hesaplar yapanlar, o çok önemli sandığınız ve kafadan finalist yaptığınız Sırbiya artık yok, ikinci yenilgisini de aldı, turnuvadan şutlanmayı haketti – tıpkı İspanyollar gibi – şimdi sil baştan alın yine kağıt kalemi elinize, başka senaryolar üretin bakalım. Dilerim sporcularımız böyle saçmalıklara kafa yormuyordur.
İşte bu yoruma şapka çıkartılır