Sezonun son gününde Ankaragücü ile yaşadığı problem sonrası Ankaragücü’nün son karşılaşmaya yabancısız çıkmasına neden olan ve bu sezon iLab forması giyen OD Anosike sitemize bir açıklama gönderdi. Cevap hakkı doğduğu için aynı şekilde yayınlıyoruz.
“Son maçımızı kazanıp ligde kalma hedefimize ulaştıktan sonra, tüm kulübümüzü içtenlikle tebrik etmek ve yıl boyunca bize verdikleri destek için teşekkür etmek istiyorum. Bu sezon birçok engelle doluydu, ancak birlikte kaldık ve ana hedefimize ulaştık. Hepimiz daha fazla galibiyet almak isterdik, ancak en azından bu temel hedefi başarmanın verdiği tatmini yaşayabiliriz.
Yönetimimiz, bize güven aşılayarak ve yalnızca işimize, yani basketbol oynamaya odaklanmamız için gerekli her şeyi sağlayarak büyük takdiri hak ediyor. Bu benim 13. profesyonel sezonum ve iLab, parçası olduğum en iyi kulüplerden biri. Zorluklar yaşadığımız dönemlerde bile kulüp sorunsuz işledi; konaklama rahattı, ödemeler zamanında hatta bazen erken yapıldı ve ekstra motivasyon için primler verildi. Mağlubiyetlere rağmen maaş ya da iş tehditleri gibi yaygın yöntemlere asla başvurulmadı ve piyasayla ilgili söylentileri neredeyse hiç duymadık. Bu da oyuncular olarak bize mücadeleye devam etme konusunda güven ve rahatlık sağladı ve sonunda yönetimimizi ödüllendirmemize yardımcı oldu; çünkü bu şekilde işleyen bir kulüp gerçekten ligde olmayı hak eder.
İngilizcede “liderlik tepeden başlar” denir. Bu yüzden öncelikle başkanımız Mustafa abi’ye liderliği için teşekkür etmeliyim. Ayrıca genel menajerimiz Orçun abi’ye ve günlük tüm işleri en iyi şekilde yöneten ekibe teşekkür ederim. Sezon boyunca gösterdikleri emek için başantrenörümüz Ertuğ abi’ye ve ekibine de teşekkür ederim. Son olarak, özveri ve bağlılıkları için takım arkadaşlarıma teşekkür etmek istiyorum. Karşılaştığımız zorluklara rağmen her gün çok çalışan, karakterli insanlardı. Özellikle MVP’miz Eray Akyüz’ü harika sezonu için tebrik ediyorum. En istikrarlı oyuncumuzdu ve gelecek sezon değerini gerçekten bilen hangi takıma giderse gitsin o takım çok doğru bir iş yapmış olacak. Diğer tüm takım arkadaşlarıma da her gün işe gelmeyi keyifli hale getirdikleri için teşekkür ediyor, kariyerlerinde başarılar diliyorum.
Kişisel açıdan bakarsam, bir sezonu daha sağlıklı şekilde tamamladığım için minnettarım. Burada dört yıl geçirdikten sonra bu ülkeye olan sevgimi herkes biliyordur; her zaman iyi karşılandım. Ancak bu sezon ilk kez yaşadığım bir şey oldu: takım arkadaşlarım bana “OD abi” demeye başladı. Bu hem çok komik hem de büyük bir saygı göstergesiydi. Geleceğimle ilgili olarak Türkiye her zaman ikinci evim olacak; bundan sonra ne olacağını göreceğiz. Ancak gelecek sezon iLab’da olmayacak olsam da kulübün gelecekte büyük başarılar elde etmesini diliyorum. Uzaktan onların en büyük destekçisi olacağım. Ayrıca diğer kulüplerin de onların modelini örnek almasını umuyorum; çünkü iLab gibi yetkinlik, kaynak ve altyapıya sahip daha fazla kulüp kurulup sürdürülebilirse Türk basketbolunun geleceği çok daha parlak olur.
Türk basketbolundan bahsetmişken, burada uzun yıllar geçirdikten sonra çoğu takımın organizasyon yapısını iyi anladığımı ve bu konuda konuşabilecek bakış açısına sahip olduğumu düşünüyorum. Ne yazık ki şu anda bazı kulüpler sözleşme yükümlülüklerini yerine getiremiyor ve bunun önce kamuoyu tarafından bilinmesi, ardından da ciddi şekilde cezalandırılması gerekiyor. Yükümlülüklerini yerine getirmeyenlerin devam etmesine izin verilmemeli ya da en azından en değerli oyuncularından yoksun şekilde mücadele etmek zorunda bırakılmalılar; yani başarı şansları ciddi şekilde azalmalı. Bu tür önlemler, liglerde kontrolü sağlamak ve profesyonelliği artırmak için gereklidir. Aksi halde, düşük profesyonellik ve sınırlı bütçeyle ayakta kalan takımların varlığı Türk basketbolunun marka değerine zarar verir, ülkeyi zor durumda bırakır ve diğer kulüplere bunun kabul edilebilir olduğu yönünde kötü bir örnek oluşturur.
İnsani açıdan bakıldığında, beklenmedik mali zorluklar yaşayan kulüpleri anlayabilirim. Bu normaldir; hayatın bir parçasıdır. Ancak dürüstçe baktığımızda, sürekli finansal sorun yaşayan, defalarca kamuoyunda gündeme gelen ve sorumluluklarından kaçmaya çalışırken hak ettiklerini talep edenleri suçlayan kulüpler de var. İngilizcede “ateş olmayan yerden duman çıkmaz” denir. Bir de “sürekli tekrarlanan şeylerin mutlaka bir kökü vardır” denir.
Neyse ki basketbol içinde bu bakış açısına katılan etkili insanlar var ve onların farkındalığı ile liderliği için teşekkür ederim. Oyunun bütünlüğünü hiçe sayan, lig organizasyonlarının otoritesini görmezden gelen ya da mali durumlarını olduğundan farklı gösterip yükümlülüklerini yerine getiremeyenlere yönelik yaptırımların devam edeceğine inanıyorum. Önümüzdeki sezonu sabırsızlıkla bekliyorum; çünkü ligin mali açıdan sağlam kulüplerden oluşmaya daha da yaklaşacağına, bu kriterleri karşılayamayanların ise sistem dışına itileceğine inanıyorum. Bu gerçekleştiğinde, hangi kulüplerin sorumlu olduğu da çok net bir şekilde ortaya çıkacak. O noktadan sonra sözler, basın toplantıları, kulüp açıklamaları ya da abartılı haberler önemini yitirecek. Bu tür takımların ligden elenmesi bana büyük bir tatmin sağlayacak—hatta maddi kazançtan bile daha fazla—ve Türk basketbolunun prestijini anında yükseltecektir.
Son olarak menajerim Ege Taşpınar’a emekleri için teşekkür eder, tüm takımlara, oyunculara ve antrenörlere keyifli bir tatil dilerim.”



