Çok başarılı bir Avrupa Basketbol Şampiyonası’nı geride bıraktık. 9’da 8 yaptık. Finalde ise maçı son iki topta kaybettik. Milli takımlar kendi branşında lokomotif olurlar. Bu yüzden basketbolumuzun büyük bir ivme kazandığını söyleyebiliriz. İlk kez yurt dışında oynadığımız bir turnuvada kürsüye çıktık. Bu bizi çok ümitlendiriyor. Şimdi sayfayı çevirip önümüze bakmalıyız. Bu sonuç bizi tatmin etmemeli. Önemli olan bu seviyede kalmak. İlk önemli sınavımız bu kasım ayında oynamaya başlayacağımız Dünya Şampiyonası 1. tur elemeleri olacak. Grubumuzda Sırbistan, Bosna Hersek ve alt guruptan gelecek bir takım var. Bizde ise Alperen ve Adem, NBA maçları yüzünden kadroda olamayacak. Bu yüzden uzun oyuncu problemi yaşayabiliriz.
Federasyonun en önemli görevi elit sporcu sayısını arttırmak için projeler yapmak olmalı. 2001’de ülkemizdeki Avrupa Şampiyonası’nda 2. olmuştuk. Proje yapamadık ve sonraki 8 yıl çeyrek finali göremedik. Çözüm ise mutlaka yerel liglerimizi güçlendirmekten geçiyor. Burada medya ve basketbol kamuoyuna büyük iş düşüyor. Kulüplerin üstüne baskı kurarak Türk oyuncuların süre ve sorumluluk almalarını sağlamalıyız. Eğer üst düzey yerli oyuncu sayısını artırabilirsek rekabet doğar ve oyuncular gelişir. Aslında iş şimdi başlıyor. Büyük bir şantiye kurmamız gerekiyor. Kulüpler Türk oyuncu sayısının azlığından ve dolayısıyla mali yük getirdiğinden şikâyet ediyor. Türk oyuncu sayısını artırabilirsek bu sorunu çözebiliriz. Bu Milli Takım bizi 4-5 sene götürür diye düşünürsek büyük hata yapmış oluruz. Daha önce de değindiğim gibi kimyası çok iyi bir takımımız var. Burada en büyük pay tabii ki koç Ergin Ataman ve teknik kadronundur. Ama bu kimya çeşitli sebeplerden dolayı; örneğin oyunun bir parçası olan sakatlıklardan bozulabilir. Buna hazır olmalıyız. Federasyon açısından gördüğüm en büyük eksik iletişim sorunu. Bundan sonra kamuoyunun beklentileri yüksek olacak. Hidayet Türkoğlu ve ekibi, kapalı kapıları açarak daha paylaşımcı daha şeffaf bir iletişim ekibi oluşturmalı. Basketbolu daha ileriye götürmek ve tekrar ülkemizin ikinci sporu yapmak için şartlar bu büyük başarıyla beraber oluştu. Maçlar bitti. Şimdi top federasyonda!




Bir tebriği de federasyon hak etmedimi Erman döndürüp dolaştırıp federasyon a açık şeffaf falan yazmışsın kapalı ne yapmış federasyon kulüplerin hepsi ile iletişim halinde hepsine maddi manevi desteler sunmakta eğer hidayet olmasaydı basketbol gelişim merkezi diye bir yer olmayacaktı. Dünyada örneği yok çatısını yapamazdı kimse çatısını. Biraz şu ideolojik kafadan kurtulun artık bakın spor dallarının hemen hemen hepsinde artık varız bu ülkemizin yapmış olduğu altyapı yatırımları sayesinde gerçekleşti tesisleşme ve modern salonlar yurdumuzun dörtbiryanında Şırnak’ta var edirnede de oyüzden fayda sağlamak istiyorsanız çalışın sizde gidin Anadolu’ya oyuncuların gelişimleri için iki ders konuşma bilgi aktarımında bulunun bunu gönülden yapın. Yapmalısınızda bu ülkenin genç evlatlarına bu sizin borcunuz !
Buradan yazı yazıp ona buna sallamakla kendi kendinize konuşarak birşeye faydanız olmuyor artık aynı şeyleri tekrar edip edip farklı sonuç beklemeyin!!!
Federasyon Başkanı, klüplerin hepsine değil, sadece İstanbul klüplerine destek oluyor. Diğerlerini ciddiye almıyor.
Bu kadro bizi 4-5 yıl götürür diye düşünmek tabi ki yanlış. 4-5 yıl götürse de, bu çok az bir süre zaten. En fazla 2-3 turnuva eder. Sonra ne olacak? 4-5 yıl götürse bile, yeni oyuncular kazanmak, zaten 4-5 yıldan fazla sürer. Şu anda bile 8 oyuncuyla oynayabiliyoruz. Larkin, Milli Takım’ı bıraktı. Kısa vadede: 1.Nunn’la anlaşmanın yolu aranmalı. Biberovic’in yerli statüde oynaması için süreç tamamlanmalı. Orta vadede: Bonservis sistemi getirilmeli. Oyuncu yetiştirmeye teşvik olur. Bu olmadan yabancı oyuncu sayısı sınırlanırsa, klüpler çok zor durumda kalır. Vasat yerli oyuncular, yüksek maliyetlere çıkar. Bütçesi zayıf Anadolu klüpleri, neredeyse sokaktan oyuncu toplayıp oynatmak zorunda kalırlar. Şehirlere, mahallelere düzgün ve nizami potalar konulmalı. Bu kadar basit. Saha çizmek falan da gerekmez. Önünde geniş oynayacak alanlar olsun yeter. Yetenekli çocuklara ve gençlere ücretsiz altyapı eğitimi verilmeli.
Ideolojik yaklasimdan bahsedecek en son kisiler sporu siyasetin kucagina oturtanlardir. Bu bir, ikincisi ise Cimento ile başarı (güya) inşa etmek aklınızı başınızdan almış. Abdi Ipekci’nin yillarca molozunu izlemek, yeni salonlarin ilk yagmurda çatısının akıp parkelerinin islanmasi ve mimari anlamda hatalar vs buranin konusu olmadigi icin sizin deyiminizle ideolojik yaklasarak detaya girmeyecegim. Ancak bilmenizi isterim ki, çimento dışında insana yatırım diye de bir yöntem var. Tabi zor olan bu yöntemi tercih edebilmek, bu da vizyon sahibi insanlarin isi. Gerci buraya “atama” ile gelen Hidayet Turkoglu kendisini atayan kisinin ayni zamanda, elestirdigi “kurumlarin basina liyakat sahibi insanlar atanmali” dedigi kisileri de atadigini düşünüp pot kirmayacak kadar muhakeme yetenegine sahip olsa herşey daha guzel olacak ama nerdeeee!
Ayrıca bu ülkenin yetiştirdiği en büyük sporculardan birisine, bu yaşında ‘Erman’ diye hitabedilmesini kınıyorum.
Necip Abi için yazmıştım buraya da uygun… Ülkemizde elbette ikincilik ile yetinen zihniyetler var… Ancak 40 yaşından genç kardeşlerim buna razı olamaz.Amma velakin önümüzdeki bir Dünya Şampiyonası var orda madalya vs hikaye Olimpiyatlara katılım tek hedef olmalı… Çünkü bu oyuncu grubunun hakettiği yer orası… Ancak top federasyon da ; 1- Larkin’in yaşı belli devşirme olarak devam edecek mi?!?! 2-Bu turnuva da özellikle Finalde çok aradığımız Furkan nasıl bir kariyer planlaması yapacak?!?! (Sistem aynı olacaksa keşke Paris’e gitse para vs demeden yada süre alacağı Gs-Bjk) 3-Yabanci sınırı sorunu ve bağğğzi kulüp başkanlarının kulüp fetişizmi nasıl çözülecek!!! 4- Sinan Güler gibi eli ayağı düzgün tek Euroleague oyuncumuz Sertaç en tecrübeli döneminde Benchte mi çürüyecek!?! 5-Gençlerimizi Kolejlere kaptırmaya devam mı edeceğiz?! 6-Federasyon artık biraz Türk Milli takımını düşünmeli… Ekleme; 7- Biberoviç işi çözülmeli…