U17 Dünya Kupasını takip ederken bir maçta salona Mehmet Okur girdi ve haliyle fark edenler kendisini alkışladı. Bizim dikkatimizi çeken ise yanında kendisine benzeyen 2.03-05 boylarındaki çocuktu. Evet Yiğit Okur da milli takım kampına katılmak için İstanbula gelmişti. Eğitim ve spor hayatını Kaliforniya’da sürdüren Yiğit Mehmet Okur fiziksel olarak babasına gerçekten çok benziyordu. Aklımızdaki ilk soru ise acaba oyunu da benziyor mu oldu.
Amerika’da olduğu için bir iki ufak video hariç kendisini izlememiştik ama hazırlık maçlarıyla beraber Mehmet Okur’un neredeyse birebir kopyası olduğunu gördük. Bileği o kadar yumuşak ki Mehmet Okur’a milyonlarca dolar kazandıran çağının ötesindeki becerisi aynen oğluna geçmiş. Topun çok yüksek kavisle bazen ekrandan çıkarak potaya girmesi Mehmet Okur’un alamet-i farikasıydı. Yiğit üçlük attığında da top uzaya yükseliyor ama çemberin içine düşüveriyor.
Boyu şimdilik 2.03 olarak açıklanmış durumda ama henüz 16 yaşında ve uzayabileceği en az 3 senesi daha var. Atletizm olarak aynen babası gibi göz kamaştırmıyor ama henüz ona bir sorun yarattığını da görmedik. İşin savunma kısmında görevini yaparken hücumda müthiş bir silah olarak gözüktü. Sayı potansiyeli çok kısıtlı olan U16 milli takımımıza ilaç gibi gelen Yiğit hemen her şekilde sayı üretebiliyor. Temastan kaçması tek eksisi gibi gözükse de öyle yaratıcı bir isim ki bunu görmezden gelebiliyoruz. Fake sonrası driveları, tek ayakla attığı şutları ve babasının da imzası olan perde sonrası açılıp yolladığı üçlükleri şimdiden keskinleşmiş durumda. Bu turnuvada kendisini keyifle takip ediyoruz kariyerinin gelişimini ise daha da merakla takip edeceğiz. Mehmet Okur gibi tüm ülkede çok sevilen muhteşem bir karakterin oğlunun yüksek çalışma ahlakına ve sporcu karakterine sahip olması bizleri şaşırtmayacaktır.



