OKUL… ÖĞRETMEN… ÖĞRENCİ… EĞİTİM… MEZUN…
Sevgili Fuat’ı son bıraktığımız yerden dinlemeye devam ediyoruz:
“Şırnak Şenoba’dan Van Erciş’e, Diyarbakır Lice’den Konya Akşehir’e, Artvin Arhavi’den Bingöl Solhan’a, Mardin Derik’ten Şanlıurfa Ceylanpınar’a, İzmir’den Ankara’ya, Mersin’den Eskişehir’e kadar Türkiye’nin dört bir yanında 48 Fabrika Voleybol Okulumuz aktif durumdadır.
Bu okullarımızın 21’i sosyal sorumluluk projesi kapsamındadır. Bu 48 okulumuzda 6330 öğrencimiz etkin olarak eğitim almakta olup öğrencilerimizin 4470’i eğitimlerden ücretsiz olarak faydalanmaktadır. Okullarımızdan bugüne kadar 30.977 öğrencimiz eğitimlerini tamamlayarak mezun oldular. Okullarımızda; 34’ü beden eğitimi öğretmeni olmak üzere toplam 178 eğitimcimiz görev yapmaktadır.”
TÜRKİYE HARİTASINI ÖNÜMÜZE KOYUP, VOLEYBOLUN OLMADIĞI YERLERE GİTMEK İSTİYORUZ…
“Naci Hocam, -neye göre okul açıyorsunuz?- sorunuza gelince; biz bu okulları açarken, Türkiye haritasını önümüze koyup Lig İşleri departmanımız ile birlikte nerede voleybol kulübümüz ve nerede lisanslı voleybolcu sayımız az ise hızla oralara gidiyoruz. Fabrika Voleybol Okulları projesini ve sporu 81 ilin tamamına yaymayı hedefliyoruz. Bu projelerde önceliği dezavantajlı ve göç alan bölgelere vermekteyiz. Kısaca söylemem gerekirse biz önemle voleybolun olmadığı her yere gitmek istiyoruz.
Ücretli okullarımızda ‘sosyal sorumluluk’ bilinciyle kâr amacı gütmeyen bir politika izliyoruz. Çünkü temelde çocuklarımızın salonlara gelmesini arzuluyoruz…
GÜVEN, KONTROLE MANİ DEĞİLDİR…
Sevgili Fuat, ‘güven kontrole mâni değildir’ dedikten sonra konuşmasına devam etti: “Okullarımıza habersiz ziyaretler gerçekleştiriyoruz. Çocuklarımızın vermiş olduğumuz malzemeleri kullanıp kullanmadığını, antrenörlerimizin tek tip giyinip giyinmediğini, müfredata uygun ders yapılıp yapılmadığını, mini voleybol setlerimizin düzenli bir şekilde kurulu olup olmadığını ve diğer tüm önemli noktaları kontrol listemiz üzerinden teyit ediyoruz.
Veri portalımız aracılığıyla da çocuklarımızın takibini günlük olarak yapabiliyoruz. Bugüne kadar yapılan raporlamalarda, çocuklarımızın çalışmalara devamlarının yüksek olduğunu büyük bir sevinçle gördük.”
EĞİTİM VE ÖĞRETİM BİRLİĞİ…
“Hedef kitlemiz 6-12 yaş arası çocuklarımız, fakat özellikle doğu ve güneydoğu Anadolu da 13 ve 14 yaşındaki çocuklarımızı da kötü alışkanlıklardan koruma ve sosyalleşmeleri için onları da salonlarda tutmaya gayret ediyoruz.
Yaş grupları ve eğitim modül sistemi detaylarına gelince:
6-7 yaş temel hareket eğitimi, 8-9 yaş mini voleybola geçiş, 10-12 yaş mini voleybol eğitimi olarak yürütmekteyiz.
Eğitim müfredatımız, MEB müfredatı gibi bilimsel temelli ve tüm Türkiye’de eş zamanlı olarak bütün yıla yayılmış bir şekilde, disiplin içinde aynı modüllerle yapılmaktadır.
Oluşturmuş olduğumuz bu eğitim sistemi bize çok büyük avantajlar sağlamaktadır. Şöyle ki; Batman’da eğitim gören çocuğumuz sömestr ya da yaz tatilinde Muğla’ya gittiğinde, Türkiye genelinde uygulamış olduğumuz ‘eğitim ve öğretim birliği’ sayesinde eğitim ve öğretimine kaldığı yerden devam etme şansını bulabilmektedir… Antrenörlerimiz bu modüllerimiz sayesinde hangi gün hangi antrenmanı yaptıracağını bilmektedirler.
Bu modül kitaplarının hazırlanmasında; eğitim kurulumuz, üniversitelerin ilgili hocaları, milli takım antrenörleri ve birçok uzmandan destek aldık. Çalışmalar sonucunda 3 modülden oluşan kitaplara sahip olduk.
Temel Hareket Eğitimi (6-7 Yaş) Uygulama Kılavuzu – I, Mini Voleybola Geçiş (8-9 Yaş) Uygulama Kılavuzu – II, Mini Voleybol (10-12 Yaş) Uygulama Kılavuzu – III, 13-14 Yaşlar İçin Voleybolda Antrenman. Şu sıralar bu 3 kitabımızın da güncelleme çalışmaları yapılmaktadır.”
EKİP OLARAK AKŞAM YASTIĞA BAŞIMIZI BÜYÜK BİR HUZUR İÇİNDE KOYUYORUZ…
Sevgili Fuat “ekip olarak akşam yastığa başımızı büyük bir huzur içinde koyuyoruz” dedikten sonra yapılan eğitimler ile ilgili çalışmaları anlatmak üzere sözü Yeşim Bulca Hocamıza bıraktı.
23 YILDIR ORGANİZASYONUN İÇİNDE!..
Hacettepe Üniversitesi Spor Bilimleri Fakültesi Öğretim Üyesi Doç. Dr Yeşim Bulca, 2003 yılındaki ilk yapılanmadan itibaren federasyonun çeşitli eğitim faaliyetlerinde görev alıyor. 23 yıl gibi çok uzun (önemle ülkemiz için) sayılacak bir süre organizasyonun içinde bulunan Yeşim Hocamızdan eğitim ile ilgili nelerin yapıldığını dinlemeye başlayalım:
“Türkiye Voleybol Federasyonu özellikle spor okullarına örnek teşkil etmesi açısından 2013 yılında Fabrika Voleybol Okullarını kurma kararı alıyor. Bende o dönemin TVF Altyapı Milli Takımlar Koordinatörü Mehmet Bedestenlioğlu tarafından bu ekipte görev yapmak üzere davet edildim.
Biz federasyonun altyapısında ki antrenör arkadaşlarımızla birlikte çalışmaya başladık. İlk olarak, ‘Çocuğun bütüncül gelişimini ve hareketin alfabesini öğrenmesini sağlayacak bir yapı oluşturduk…’
Ekip olarak çalışma modüllerini oluştururken bir yandan da antrenör arkadaşlarımız bir yıl boyunca Ankara, İstanbul ve İzmir’de pilot uygulamalar da bulunup bizlere geri bildirimlerde bulundular. Ve bir yılın sonunda kitaplarımız ortaya çıktı.

Fabrika Voleybol Okullarımıza antrenör tercihimiz, federasyonun kriterlerini sağlayan ve öncelikle voleybol oynamış voleybol antrenörlük belgesine sahip beden eğitimi öğretmenlerinden yana oldu. Nedeni; öğretmenlerimizin pedagoji eğitimi almış olmaları, müfredata ve çocuğa bakış açıları bizler için büyük avantaj oluşturuyordu. Gençlik ve Spor İl Müdürlükleri bünyesinde görev yapan antrenörlerimizden de destek aldık. Süreçte; voleybol antrenörü ve beden eğitimi öğretmenlerimizin okulda birlikte hareket etmesinin çocuklarımıza büyük katkılar sağladığını gördük.
Pandemi dönemine kadar Fabrika Voleybol Okullarının öğretmen ve antrenörlerini Ankara’da eğitime aldık. Pandemi döneminde uzaktan eğitimlerimiz devam etti. Pandeminin bitimi ile bizler Anadolu’ya eğitimlere giderek yerinde incelemelerde bulunduk. Hocalarımızdan modüllerle ilgili geri dönütler alıp isteklerini dinledik. Fabrika Voleybol kapsamında Antalya’da gerçekleştirilen büyük yaz kamplarında uygun aralarda antrenörlerimizle toplanıp hem organizasyonu konuştuk hem de eğitimler verdik.
AİLE EĞİTİMLERİ VE BİR DURUŞU SAHİPLENME…
Anadolu’da gittiğimiz şehirlerde ailelere de eğitimler vermeye başladık. Ailelere organizasyonu, neyi amaçladığımızı anlatıyorduk. Spor nedir, spor okulu nedir, çocuğun sporla ilişkisi nedir sizin voleyboldan beklentileriniz nelerdir? türünden sorular sorup, onlardan gelen soruları da yanıtlıyorduk. Ailelere ilkyardım ve Milli Takım diyetisyenlerimizin destekleriyle beslenme konularında bilgilendirmelerde bulunduk.
Ailelerin bazılarında çocuklarından performans beklentisi, bazılarında çocuklarının sosyal olması ve öz güveninin gelişmesini istediklerini gördük. Gelen ailelerle onların beklentileri ile bizim vermek istediğimiz kazanımlar arasındaki farkları, gerçeklikleri konuştuk.
Ailelere; Fabrika Voleybol Okullarının en önemli amacının, yalnızca başarılı sporcular yetiştirmek olmadığını, dokundukları çocuklara fiziksel, bilişsel, sosyal ve duygusal gelişmelerini destekleyen nitelikli öğrenme ortamları sağlamak ve yaşamlarında eğitimsel olarak izler bırakmak olduğunu aktardık.
Çocuklarımız için yapmış olduğumuz yüksek katılımlı yaz kamplarına katılan ailelerimizin eğitimlerine burada da devam ettik. Yapmış olduğumuz aile eğitimlerinin çok büyük faydalarını gördük. Bu çalışmaları telefon görüşmeleri ve link üzerinden ailelerle yapılan anketlerle destekledik.
Yıllardır yapmış olduğumuz aile eğitimleri sonucunda, Voleybol Milli Takımlarımızı izlemeye gelen ailelerimizin maç izlemek kadar bir duruşu da sahiplenmeye geldiklerine mutlulukla şahit olduk.”
CUMHURİYETİN KAZANIMLARI… DEVLET KURUMLARIMIZIN BÜYÜK DESTEĞİ…
Yeşim Hocamız bu çalışmaların özünün Cumhuriyetin temellerine dayanan bir ruhla ilgili olduğunu belirttikten sonra, “biz Cumhuriyetin kazanımlarından dolayı tüm Anadolu’ya ulaşabiliyoruz.” saptamasında bulundu.
Yeşim Hocayı dinlemeye devam ediyoruz…
“Devlet kurumlarımızın tamamı ‘sosyal devlet’ ilkesiyle bu organizasyonda canı gönülden seferber oldu. Gençlik ve Spor Bakanlığı ile Millî Eğitim Bakanlığımızın organizasyona olan destekleri paha biçilemez. Okullarımıza rahat ulaşabilmeden salon bulmamıza, antrenör teminine kadar Fabrika Voleybol Okullarımıza devlet kurumlarımızın çok büyük katkıları olmuştur.
TÜRKİYE VOLEYBOL FEDERASYONU MODELİ VE KURUM HAFIZASI…
Başta Mehmet Akif Üstündağ başkanımız olmak üzere önceki federasyon başkanlarımızın tamamı devamlılığı esas kıldı. Çalışan ekiplerin de devamlılığı sağlanarak ‘kurum hafızası’nın korunması başarılmış aynı zamanda bir ‘model’in oluşmasına da liderlik edilmiştir.
Ben başarının altında yatan en önemli faktörün bu olduğu kanısındayım, bugün Arnavutluk başta olmak üzere Slovakya, Slovenya, Azerbaycan hatta İtalya ve Avrupa’da ki bir kısım ülke yapmış olduğumuz çalışmalar hakkında bizlerden bilgi talep etmektedirler.”
TEBRİK…
Ben ilk yazımda Yeşim Hocamızın sözünü ettiği “devamlılığa” değinerek “ülkemizde eşine pek rastlanır bir durum değil” diye saptamada bulunmuş Mehmet Akif Üstündağ’ı kutlamıştım.
Türkiye Voleybol Federasyon Başkanı Mehmet Akif Üstündağ ve Türkiye Voleybol Federasyonu Başkanvekili Alper Sedat Aslandaş’ı göstermiş oldukları liderlik ve takım çalışmalarından kutlamak gerekir diye düşünüyorum.
İlk görüştüğüm andan itibaren ‘ben’ yerine ‘biz-hepimiz’ ifadelerini kullandığı ve yapmış olduğumuz sohbetlerin tamamında birlikte çalıştığı takım arkadaşlarını ön plana çıkarmaya gayret ettiğinden ötürü sevgili Fuat’ı tebrik ediyorum.

Sevgili okurlar;
Sevgili Fuat ve değerli hocamız Yeşim Bulca’nın ağzından; öğretmen, eğitim, okul, öğrenci-çocuk, mezun kelimeleri ve “Anadolu’nun ücra köşeleri” cümlesinin her çıkışında değerini bilemeyip kapattığımız Köy Enstitüleri’mize gittim. Ve Fabrika Voleybol Okulları ile aralarında önemli benzerlikler tespit ettim:
KÖY ENSTİTÜLERİ VE FABRİKA VOLEYBOL OKULLARI…
Köy Enstitüleri’miz; eğitim imkanlarından mahrum kalan köy çocuklarımıza ulaşmayı, eğitimi ülkenin en ücra köşelerine götürerek, eğitimin bir tek kentli elitlerin elinde kalmasına razı olmamış fırsat eşitliği yaratmayı hedeflemiştir…
Fabrika Voleybol Okullarımız; Türkiye’nin dört bir yanında ki voleybola erişimi kısıtlı olan çocuklarımıza spor yapma imkânı tanımanın yanında çocuklarımızın içindeki cevherlerin-yeteneklerin de ortaya çıkmasına öncülük etmiştir. Sporu sadece teknik becerilerin kazandırılması olarak görmeyip, çocuğun hareket etmeyi sevmesi, kendine güvenmesi, işbirliği yapıp sorumluluk alması ve spor kültürü kazanması olarak da görmüştür.
Sporu büyükşehirlerin tekelinden çıkarıp Anadolu’ya yayma misyonuna ön ayak olarak fırsat eşitliği yaratmayı hedeflemiştir…
Köy Enstitüleri’miz; “iş içinde, iş vasıtasıyla iş için eğitim” anlayışıyla hareket ediyordu. Öğrenciler hem öğreniyor hem de tarım, marangozluk, inşaat gibi alanlarda bizzat üretiyordu…
Fabrika Voleybol Okullarımız; İsmini bir üretim merkezi olan fabrikadan alır. Sahanın kendisi ‘verimli tarla’ görevi görür. Buradaki “üretim”, Türk sporu ve toplumu için disiplinli, ahlaklı ve sağlıklı bireyler ile geleceğin profesyonel sporcularını yetiştirmeyi amaçlar ve sporcu fabrikası işlevi görüp bizzat üretime katkıda bulunur…
Köy Enstitüleri ile Fabrika Voleybol aynı felsefi kökten beslenmektedir. Bu iki büyük kurumsal model çocuğu, insanı merkeze alarak ‘EĞİTİM’ ile kurtulacaklarına inanırlar.
Her iki projemizde Cumhuriyetimizin yüz akıdır. Birinin kıymetini bilemedik. Umarım Fabrika Voleybol Okullarını besler, büyütür, geliştirir ve dünyaya örnek bir model haline getiririz…
Yazıma hazırlanırken değerli Yeşim Bulca Hocamız elindeki notları ve kaleme almış olduğu makaleleri sağolsun sakınmadan benimle paylaştı. Bunların bir kısmını yazımın içine serpiştirdim. Kendisine değerli katkılarından dolayı şükranlarımı sunuyorum.
Sizlere, tüm yapılanları çok güzel özetleyen Yeşim Hocamızın makalesinin başlığı ile veda etmek istiyorum:
FABRİKA VOLEYBOL: BİR EĞİTİM MODELİNİN DOĞUŞU VE GELİŞİM YOLCULUĞU…
Saygılarımla.
Not: Bundan sonraki yazımda Beytüşşebap ve Hakkari’deki Fabrika Voleybol Okullarında görev yapan değerli hocalarımız Esra ZEYDAN ve sevgili Yüksel Bayar ile olan sohbetimize yer vereceğim.
Biz Voleybol Ülkesiyiz (1) Naci Özonay
Biz Voleybol Ülkesiyiz 2 (Naci Özonay)
Biz Voleybol Ülkesiyiz 3 (Fabrika Voleybol) Naci Özonay


