Bu oyuncu grubunun bir araya gelmesi durumunda büyük şampiyonalarda başarılı olmasını bekliyorduk ancak teslim etmeliyiz ki bu kadar iyi oynayacağımızı tahmin edememiştik.
Koç Ergin Ataman ilk kez Milli Takıma bu denli motive oldu, bütün oyuncular sahaya yüzde 100’lerini verdi. Grup maçlarından sonra Fransa, Slovenya, Sırbistan, İtalya ağacın karşı tarafında olduğu için yarı finale İsveç ve Polonya galibiyetleriyle çok fazla yıpranmadan geldik. Unutulmaz Sırbistan ve özellikle Yunanistan zaferlerinden sonra hepimiz kendimizi şampiyonluğa hazırlamıştık ama olmadı. Ancak üzüntümüz, duyduğumuz gururun gerisinde kaldı.
Final maçının son periyodunda 5-6 sayı öndeyken yorulduk… Ayrıca çok başarılı bir turnuva geçiren staffımızın son top, son dakika oyunların, bazı detayları çalışma zamanını bulamadığını da farkettik.
20 gün boyunca ülkenin basketbolu gündemin ilk sırasına alması, meydanlara dev ekranlar kurulması, Futbol Federasyonunun finalle çakışmasından dolayı maç saatlerini değiştirmek zorunda kalması çok değerliydi. Şimdi elimizde basketbolu yaymak, geliştirmek, yeni bir hamle yapmak için çok büyük bir fırsat var.
Eğer federasyon, Eurobasket ikinciliği her şeyin doğru gittiği şeklinde yorumlarsa kaybeden basketbolumuz olur. Bu başarı son yıllarda altyapıların birkaç kulüple sınırlı kalmasına, ligde yerlilerin kenarda roman yazmasına karşın geldi. Yokluğunu çok aradığımız Banvit ile Anadolu Efes, Fenerbahçe, TOFAŞ ve Karşıyaka’nın altyapılara yaptıkları yatırımın ürünü olan bu oyuncu grubunun devamının gelmediğini, yeni bir şeyler yapmak gerektiğini hepimiz biliyoruz. Umuyoruz TBF elimizdeki bu fırsatı, doğru projelerle Türk Basketbolunun geleceği için en iyi şekilde kullanır.




Ülkemizde elbette ikincilik ile yetinen zihniyetler var… Ancak 40 yaşından genç kardeşlerim buna razı olamaz.Amma velakin önümüzdeki bir Dünya Şampiyonası var orda madalya vs hikaye Olimpiyatlara katılım tek hedef olmalı… Çünkü bu oyuncu grubunun hakettiği yer orası… Ancak top federasyon da ; 1- Larkin’in yaşı belli devşirme olarak devam edecek mi?!?! 2-Bu turnuva da özellikle Finalde çok aradığımız Furkan nasıl bir kariyer planlaması yapacak?!?! (Sistem aynı olacaksa keşke Paris’e gitse para vs demeden yada süre alacağı Gs-Bjk) 3-Yabanci sınırı sorunu ve bağğğzi kulüp başkanlarının kulüp fetişizmi nasıl çözülecek!!! 4- Sinan Güler gibi eli ayağı düzgün tek Euroleague oyuncumuz Sertaç en tecrübeli döneminde Benchte mi çürüyecek!?! 5-Gençlerimizi Kolejlere kaptırmaya devam mı edeceğiz?! 6-Federasyon artık biraz Türk Milli takımını düşünmeli…
Yabancı sorunu, tüm kulüplerin talebi ve federasyon onayladığı için var sebebi de basit para. Yabancı çok olursa lig daha çekişmeli olur, böylelikle salonlar dolar, tv’ler maçları yayınlar, sponsorluklar haliyle gelir de artar kafasındalar. 7 yabancı hakkı var diye illa kadroda 7 yabancı bulundurma mecburiyeti yok. Turnuvada oynatılmayan 35’e girecek belki 1 sene sonra bırakacak Sertaç’tan 2 sene sonraki turnuva için beklenti olması da tuhaf. Larkin de artık sona geliyor ya başka devşirme bulunacak ki hiç bir şekilde tasvip etmiyorum ya da kendi içimizden Berk gibilere şans verilecek. Federasyon değişmedikçe de basketbol adına olumlu hiç bir şey olmaz,
olamaz da mevcut iktidar varken zor.
Biraz biberleyelim.
Doğru proje ancak bu işin “spor okullarından” kurtarılıp tekrar okullara ve mahallelere yayılması olabilir. Önümüzde voleybol ve satranç örnekleri var. O kadar hızla yol aldılar ki voleybolun durumu malum. Birkaç yıl içinde genç bir satranç şampiyonu çıkarmamız da artık beklenen bir durum.
O yüzden Necip Ağabey uygun görürseniz basketbolda altyapıya ilişkin seminerlere arada bir voleybol ve satranç camialarından da kilit isimleri davet edelim ve nasıl yol aldıklarını soralım. Onlar anlatsın, biz de öğrenelim.
Basketbol camiasında, voleybol,satranç camialarından akla ihtiyaç varsa, kendileri sorunların ne olduğunun farkında değillerse, çözümleri bilmiyorlarsa, plan, projeler üretemiyorlarsa sokak tabiriyle kapatın dükkanı gitsin. Sorunları onları yaratan ve yaşatanlarla çözemeyiz o da ayrı…
ilk once su nefsaniyetini tanri edinmis, egosunun kolesi olmus, dusuk insani seviyede yasama kulturunden arinan insanlarin basketbol camiasinda yayilmasi lazim. Su yukardaki yorumlardaki ukalalik ve kibir bile bunu gosteriyor. Akil ve edeb lazim. Kibir ve ukalaliklari birakip, mutevazi olarak cok calisin, gercek proje ve gercek is yaoin ey basketbol camiasi!!!
Hangi yorumda kibir ve ukalalık var yaz da bilelim. Millete atıp tutmuşsun da senin yorumundaki üslubun tam da belirttiğin gibi sana uygun olarak düşük insani seviyede…
Sana bir soru, milli takım koçunun 14-15 yaşlarındaki oğlunun teknik ekipte olması, eurolig deplasmanlarına dahi gitmesi sence doğru mu? O yaştaki bir çocuğun okulda olması , eğitimiyle ilgilenmesi gerekmez mi? Babasının böyle şeyler yapması olacak iş mi?