Fransa Galibiyetinin Yedi Şifresi (Murat Özyer)

- Reklam-

Herkes İstanbul’un 7 tepeli bir şehir olduğunu bilir ama çok az kişi bu tepelerin tarihi isimlerini sayabilir. Roma’dan Osmanlı’ya bu şehre karakterini veren o yedi tarihi yükselti; dün akşam parkede Fransa’nın boğucu sistemini kıran, ay-yıldızlı gençlerimizin adını U17 Dünya Şampiyonası yarı finaline yazdırırken gösterdiği o muazzam karakterin de birer sembolü oldu diye düşündüm metro ile eve dönüş yolunda Haliç’ten geçerken..
Çünkü bu çocuklar inanılmaz inatçı, asla vazgeçmiyorlar ve en önemlisi sahada tamamen beraber hareket edebiliyorlar. Yeri geldiğinde takım için, birbirleri için bir adım geride durmayı ve rollerini paylaşmayı çok iyi beceriyorlar. Maç içinde ne kadar zorlanırlarsa zorlansınlar, geriden gelip o reaksiyonu vermeyi, sorumluluk almayı ve kazanmayı başarıyorlar. Dün gece onlarla aynı salonda olmak, o basketbol tutkusuna ve pes etmeyen ruha yerinde tanıklık etmek gerçekten çok keyifliydi.
Maçın bitimine sadece iki dakika kala 87-81 geride olmamıza rağmen pes etmeyip, muazzam bir dirençle maçı 94-87 kazanma başarısının ardındaki taktiksel mimariyi, İstanbul’un yedi tepesiyle esleştirerek tarihe not düşelim:
1. Topkapı Tepesi (Sarayburnu): Görünmez Kahramanların Direnç Surları
İstanbul’un kalbi, fethin ve idarenin ilk merkezi nasıl bu tepedeyse; bu maçın temel direği de istatistik kâğıdının ötesine geçen “Görünmez Kahramanlarımız” oldu.
• Besir Briant: Turnuvanın en tehlikeli oyuncularından Nathan Soliman’ı hem istatistiksel hem de mental olarak tamamen bitirdi. İlk yarıda 7 sayı atan Soliman, Besir’in kilit savunması altında ikinci devre sadece 2 sayı üretebildi ve çıkış yolu bulamayıp 5. faulle oyun dışı kaldı. Besir’in 6 sayı, 6 ribaund ve 3 blokluk performansı, yaptığı o devasa görünmez katkının sadece ufak bir parçasıydı.
• Demir Öztürk: Son iki dakikaya geride girdiğimiz o kritik kırılma anında tam saha yırtıcı savunmayı başlatan fitili ateşledi. İlk topu onun reaksiyonuyla kaptık, direncin ateşini yakan ve vazgeçmeyen gençlerin savunma lideri oldu.
• Rüzgar Opcun: Maçın başında Fransa’nın baskısına karşı reaksiyon verip, Ömer’in asistle beslediği pozisyonları bitirerek oyunu dengede tuttu. Sahadan 5/5 saha içi isabetiyle tam 11 sayı çıkararak hücumumuza harika bir ritim getirdi.
2. Çemberlitaş Tepesi (Nuruosmaniye): İki Yıldızın Kusursuz Sinerjisi (1 + 1 = 3)
Çemberlitaş, şehrin ana damarlarını birbirine bağlayan o güçlü merkezi simgeler. Turnuva boyunca sırtlarındaki yükten bahsettiğimiz iki ana skorerimiz Ömer Kutluay ve Darius Karutasu, bu maçta yan yana gelerek sinerji yarattılar: Sahada adeta 1+1 = 3 olmayı başardılar! Birbirlerini ezmeden, tamamlayarak iki kişiden tam 3 kişilik bir elit üretim çıkardılar ve maçı toplamda 54 sayı, 12 asist ve 7 ribaund ile domine ettiler.
3. Beyazıt Tepesi (Süleymaniye): Ömer Kutluay’ın Evrilen Oyun Zekası
Şehrin en görkemli siluetini sunan Beyazıt Tepesi gibi, Ömer Kutluay da bu maçta oyununu bir üst seviyeye, elit bir olgunluk zirvesine taşıdı. Fransa savunması maçın başında tamamen kendisine odaklanmışken oyunu hiç zorlamadı. Sabırla topu paylaştı, yaptığı asistlerle arkadaşlarını oyuna sokup onları sıcak tuttu. Takım ritim bulduktan sonra kendi skorunu üretmeye başladı. En etkileyici nokta ise: Maçı 30 sayı ve 11 asist double-double ile tamamlarken 0 top kaybı ile oynadı! Oyun kuruculuğa bir adım daha yaklaştı.
4. Fatih Tepesi (Fatih Camii): “Box and One” Duvarını Yıkan Ömer Yusuf Şık
Fatih Tepesi, sınırları aşmayı ve taktiksel fetihleri simgeler. Fransa Koçu Tony Parker, bir önceki turda Venezuela’nın Ömer Kutluay’a karşı uyguladığı ve bizim dengemizi bozan “Box and One” (Ömer’e adam adama, kalan 4 kişiye alan) savunmasından esinlenerek bizi şaşırtarak durdurmayı denedi. Ancak sahneye Ömer Yusuf Şık çıktı! Bu boğucu savunma tuzağını yayın dışından bulduğu gözü pek atışlarla tamamen etkisiz hale getirdi. Maçı 13 sayıyla tamamlayan Ömer Yusuf, Ömer Kutluay’ın asisti üzerinden maçı kapatan o kritik şutu da sayıya çevirerek fethi tamamlayan isim oldu.
5. Yavuz Selim Tepesi (Çarşamba): Parkede “Kutluay Dansı”
İstanbul’un en dik ve sarsılmaz tepelerinden biri olan Yavuz Selim, maçın kader anında Ömer Kutluay’ın sahaya vurduğu o estetik mühürdür. Maçın son bölümlerinde sağa sola dans eder gibi yaptığı o imza crossover’ı üstü sol dribbling üzeri attığı sayı ve ardından gelen Baldwin vari son asist, Fransa’nın direncini tamamen kıran sinyaldi. Gençlerin bu ikonik “Kutluay Dansı” hareketini bu yaz tüm açık sahalarda çalışmaya başlayacağından eminim.
6. Edirnekapı Tepesi (Mihrimah Sultan): Hasan Özmeriç’in Taktik Satrancı
Şehrin en yüksek noktasındaki surlar gibi, Koç Hasan Özmeriç de taktiksel hamleleriyle Fransa hücumlarının önüne adeta bir set çekti. Alan savunmasından adam adama savunmaya geçiş zamanlaması maçın kritik kararıydı. Maç önü analizimizde vurguladığım maç yönetimindeki o tecrübesini sahaya birebir yansıttı; skorerleri maçın içinde diri tutmayı başardı, yaptığı oyuncu değişiklikleriyle oyunun kontrolünü bir an bile kaybetmedi ve galibiyete imzasını attı.
7. Kocamustafapaşa Tepesi (Cerrahpaşa): Sezonun “En Doğru Gününde” Zirve Yapan İstatistikler
Şehrin en köklü yerleşimini temsil eden bu yedinci tepe, takımımızın tam olarak gereken günde, yani en kritik çeyrek finalde turnuva ortalamalarının üzerine çıkardığı o muazzam şut istikrarıdır.
• Tam 4 oyuncumuzun (Ömer, Darius, Ömer Yusuf, Rüzgar) çift haneli skor ürettiği maçta, turnuva genelinde %35 olan üç sayı ortalamamızı 11/23 (%47.8) gibi elit bir seviyeye çektik.
• Maç sonunda can yakabilecek serbest atış çizgisinde ise %78 olan turnuva ortalamamızın üzerine çıkarak 15/18 (%83.3) ile hata yapmadık. İhtiyacımız olan o ekstra yüzdeler tam zamanında yukarı taşındı.
*** Bonus: Sevgili Harun Erdenay’ın son bölümde ayağa kalkıp savunmamızı desteklemek için ıslık çalması anını kameramla yakalayamadığıma çok üzülüyorum. O heyecanı çocuklarla beraber yaşamasına hiç şaşırmadım. Basketbol heyecanını hep yaşamayı bildi, halen kalben yaşıyor. Teşekkürler Harun.
Sevgili genç arkadaşlar; Demir Öztürk, Darius Karutasu, Rüzgar Opcun, Besir Briant, Arda Öztürk, Ömer Kutluay, Kartal Bora Şimşek, Ömer Yusuf Şık, Atahan Ağaçdelen, Noyan Tolan, Sarp Kaya Arda ve Emre Yazıcı… İstanbul’un yedi tepesini parkeye karakterinizle kazıdınız. Madalya yolunda kalbimiz sizlerle, sonsuz başarılar!
Şimdi sırada yarı final var. Yeni rakibimiz; geçen yıl çeyrek finalde elendiğimiz, bu jenerasyonun U16 Avrupa Şampiyonu, Kusturica’lı Sırbistan. Yaşadığı sakatlık sebebiyle Noyan Tolan muhtemelen bu maçta sahada olamayacak olsa da onun enerjisi ve kalbi de takımla birlikte benchte olacaktır. Çok büyük bir maç daha bizi bekliyor, inancımız tam!
Murat Özyer
Basketbol İnsanı

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler