Fransa Sınavı Anahtarları: Paylaşma ve Yardımlaşma (Murat Özyer)

- Reklam-

026 FIBA U17 Dünya Basketbol Şampiyonası’nda çeyrek final zamanı geldi. İstanbul’da son 16 turunda Venezuela’yı 78-73 ile geçen millilerimiz, Çin’i 96-70 mağlup eden Fransa ile yarı final vizesi için karşı karşıya geliyor. Bu eşleşme, hiç şüphesiz turnuvanın en yüksek taktiksel savaşına sahne olacak.
İki takımın röntgenini çekince gördüklerimi sizlerle paylaşmak istiyorum.
1. Tony Parker’ın Dokunuşu ve Fransa’nın Savunma Agresifliği
Önümüzdeki sezon ASVEL’in başantrenörlüğünü üstlenecek olan 1.88 boyundaki NBA efsanesi Tony Parker, antrenörlük kariyerinin ilk uluslararası şampiyona sınavını veriyor.
• Savunmanın Başlangıç Noktası (Kısa Guardlar): Fransa rotasyonundaki üç kısa guard; Vieira (1.87m), Sanz (1.87m) ve Towo-Nansi (1.78m) savunmanın sertlik merkezini oluşturuyor. Bu kısalar, rakibin top taşıyıcılarına ve skorerlerine yaptıkları boğucu baskıyla Fransa’nın en büyük hücum silahı olan geçiş hücumlarını besleyen o agresif savunma sistemini başlatıyor.
• Pick and Roll Savunması: Rakiplerinin ikili oyunlarına karşı, atletik uzunları ve çabuk kısalarıyla çok agresif “show-up” savunması uygulayabiliyorlar. Bu agresif yardımlarla rakiplerini top kaybına zorlayıp, kaptıkları toplarla hızla dikine giderek kolay geçiş sayıları üretiyorlar.
• Alan Savunmasına Hücumundaki Çözümleri: Rakiplerinin alan savunmasına döndüğü bölümlerde ise doğru pas trafiğini buluyorlar. Etkili katlarla öncelikle boyalı alana atak ederek savunmanın açıklarını cezalandırıyor, ardından dış atışlara yönelerek bitirici darbeyi vuruyorlar.
• Soliman ve Yangala Tehdidi: Fransa’nın hem boyalı alanda hem de yayın gerisinde etkin olan 2.04 metrelik iki çok yönlü skoreri Nathan Soliman ve Messi Yangala, maç başına iki oyuncu toplam 29 sayı ve 12 ribaund ortalaması yakalamış durumda. Ancak bu ikilinin en dikkat çekici istatistiği, maç başına sadece 2 asist üretmeleri. Topu paylaşmaktan ziyade doğrudan bitirmeyi hedefleyen bu yapıya karşı, özellikle geçiş hücumlarında (transitional defense) yapılacak doğru yardımlaşmalar ve alan daraltmalar, Soliman-Yangala ikilisinin ve dolayısıyla Fransa’nın hücum verimliliğini ciddi ölçüde aşağı çekecektir.
2. İtalya Maçından Bize Kalanlar: Ventura Paradoksu
Fransa’nın grup aşamasında İtalya’yı 88-68 yendiği maç, millilerimiz için çok ciddi bir ders içeriyor. İtalya’nın takım skoreri Simone Ventura, bu maçta olağanüstü bir bireysel performansla 29 sayı, 7 ribaund üretmesine rağmen takımını yirmi farkla yenilmekten kurtaramadı.
Buradaki kritik detay Ventura’nın maçı sadece 1 asistle tamamlamış olmasıdır. Fransa, İtalya’nın en büyük silahını skor olarak durduramasa da onu yalnızlaştırmayı, takım arkadaşlarıyla olan pas bağını koparmayı başardı. Ömer ve Darius’un bu konuyu dikkate almalarında fayda var.
3. Ömer Kutluay’a “Venezuela Savunması”
Sosyal medyada yaptığı derinlikli basketbol analizleriyle tanınan metrxhoops ekibinin paylaştığı veriler, bizleri takım dinamiğimizin en kritik gerçeğiyle yüzleştiriyor. Turnuvanın en dominant iki ismi Ömer Kutluay (28.0 sayı, 9.8 asist) ve Darius Karutasu (26.5 sayı), takım skorunun %58.1’ini sırtlayarak muazzam bir tavan yaratıyor. Ancak Fransa, İtalya maçında yaptığı gibi Ömer’i de yalnızlaştırmak ve düzen dışına itmek için kısa guardlarıyla ve atlet uzunları ile maç boyu yıpratıcı bir baskı uygulama ihtimalleri yüksek.
Peki, millilerimiz eğer bu savunma ile karşılaşırsa Fransa’nın savunmasını nasıl çözebilir? Cevap, Venezuela maçındaki top paylaşımı röntgeni ile turnuva genelindeki topa sahip olma sürelerinin dengesinde gizli:
Yine metrxhoops’un mercek altına aldığı çarpıcı verilere göz atalım:
Aşağıdaki istatistiklerin toplandığı Yeni Zelanda karşılaşması iki uzatma periyoduyla birlikte toplam 50 dakika sürmüştü. Fransa maçı öncesinde oyunun normal ritmindeki yükü doğru görebilmek adına, bu süreleri 40 dakikalık normal maç süresine oranlayarak yeniden hesapladım.
• Ömer Kutluay’ın Top Egemenliği: Metrxhoops’un verilerine göre Türkiye’nin takım halinde net topa sahip olma süresi 19:55 dakikaya denk gelmektedir. Ömer Kutluay, bu sürenin tam %48.6’sını tek başına kullanıyor. Yani normal süreli bir maçta top tam 9:41 dakika boyunca sadece Ömer’in elinde kalıyor. Bir altyapı guardının hücumda bu denli yüksek bir sorumluluk alması ve maç boyu 121 kez topla buluşması elit bir üretim sağlasa da, Fransa gibi agresif takımlara karşı bizim için risk oluşturabilir.
• Geri Kalan 11 Oyuncunun Payı: Takımın geri kalan 11 oyuncusuna toplamda yalnızca 10:14 dakikalık (%51.4) bir topa sahip olma süresi kalıyor. Koç Tony Parker’ın baskılı savunma sistemi ve kısa guardlarının yıpratıcı savunmasını bozmak için, bu sürenin ve top buluşmalarının diğer oyunculara daha dengeli dağılması gerektiğini düşünüyorum.
Venezuela Maçındaki Pas İstatistikleri
Venezuela karşısında alınan 78-73’lük galibiyette maçı çözen anahtarlardan biri top paylaşımıydı. Bu noktada Ömer’e yapılan özel savunmanın da etkisi olduğunu unutmayalım.
• 88 Hücumun 59’unda Paylaşım: Toplam 88 hücumun 59’unda top en az 3 oyuncunun eline değdi. Pas trafiğinin sıklaştığı ve en az 3-4 oyuncunun sürece dahil olduğu bu anlar hücumda ritim bulmamızı ve rakip savunmayı çözmemizi sağladı.
• Alarm Zilleri: Venezuela maçındaki genel pas trafiği tablosu olumlu görünse de madalyonun diğer yüzü bize ciddi bir uyarı barındırıyor: 88 hücumun 29’unda topun sadece 1 veya 2 oyuncunun elinde kalması, oyunun sıkıştığı anlarda bireysel çözümlere yöneldiğimizi gösteriyor. Özellikle topa yön veren oyuncularımızın oyunu doğru okuması, pas paylaşımı ve pas zamanlaması kadar; iki ana skorer dışındaki oyuncuların cesaretle sorumluluk alması yarı final kapısını açacak önemli anahtarlar olacağını düşünüyorum.
• Ömer Kutluay‘ın Savunması: Şampiyonada oynadığımız tüm maçları incelediğimizde, modern basketbolda sıkça uygulanan “rakibin ana skorerini savunmada yıpratarak enerjisini tüketme veya savunması zayıf oyuncuların üzerinden hücum etme” stratejisinin bu maçta da karşımıza çıkacağını öngörebiliriz. Fransa, hem hücumda kolay sayı üretmek hem de Ömer Kutluay’ın hücumdaki enerjisini savunmada yıpratarak bitirmek adına maç içinde onun üzerinden oynamayı deneyecektir. Bu yıpratma stratejisine karşı, hem Ömer’in bireysel savunma konsantrasyonunu en üst seviyede tutması hem de takım halinde yapılacak zamanında ve agresif yardımlaşmalar galibiyetin bir diğer hayati kilidini çözecektir.

4. Cesaret ve Paylaşma
Turnuva boyunca iki uzatmalı Yeni Zelanda maçı başta olmak üzere Slovenya, Porto Riko ve son olarak yakın geçen Venezuela mücadelelerinden adeta “karakter biriktirerek ve zor anları yönetmeyi öğrenerek” geçtik. Geride kalan 4 maçta Ömer Kutluay maç başına 37.0 dakika, Darius Karutasu ise 36.3 dakika gibi ekstrem sürelerle sahada kalarak muazzam bir fiziksel yükü sırtladılar. Bizim rotasyonumuzda 4 maç sonunda 15 dakikanın üzerinde süre ortalaması yakalayabilen sadece 7 oyuncumuz yer alıyor. Tam bu noktada, söz konusu dar rotasyonda iki ana skorerimizin dışındaki o 5 oyuncumuzun; Demir Öztürk, Ömer Yusuf Şık, Noyan Tolan, Atahan Ağaçdelen ve Sarp Kaya Arda’nın her maç oyuna getirdiği, bazen rakamlara yansıyan bazen de istatistiklerden bağımsız olan o görünmez katkılarının galibiyetlerde ne denli önemli roller oynadığını mutlaka belirtmeliyiz.
Fransa ise taban tabana zıt bir stratejiyle yarı finale kadar geldi. Geniş bir rotasyon kullanan Fransızlarda, tam 9 oyuncu maç başına 15 dakikanın üzerinde süre alarak yükü tamamen paylaştı. Takımın en skorer ve en etkili iki ismi olan Nathan Soliman (23.7 dk) ve Messi Yangala’nın (22.2 dk) sahada kaldıkları sürelerin ortalama 23 dakikayı geçmemiş olması, Koç Tony Parker’ın süre yönetimi stratejisinin somut bir göstergesidir.
Yazarın Notu: Oyun süreleriyle ilgili paylaştığımız bu veriler, milli takımımızın mevcut durumuna yönelik bir eleştiri amacı taşımamaktadır; buradaki tek gaye, iki takımın analizi yapılırken sahada gerçekleşen mevcut verileri nesnel bir şekilde ortaya koyabilmektir.
Madalyaya giden yolda kalan 3 maçta, iki ana skorerimizin dışındaki tüm oyuncularımızın parkede göstereceği ekstra cesaret ve doğru hücum tercihleri turnuva kaderimiz açısından belirleyici olacaktır.
5. Hasan Özmeriç Tecrübesi
Bu taktik satrançta en büyük güvencemiz ise başantrenörümüz Hasan Özmeriç. 2024 yazında yine ev sahipliği yaptığımız U17 Dünya Şampiyonası’nda milli takımımızı dünya üçüncülüğüne taşıyarak bronz madalya kazandıran Özmeriç, o turnuvada olduğu gibi bu şampiyonada da takımı kriz anlarından çıkarma becerisini net şekilde gösteriyor. Rakibimizin koçu NBA efsanesi Tony Parker’ın antrenörlük kariyerindeki ilk uluslararası şampiyona deneyimi olduğu düşünüldüğünde; Hasan Özmeriç’in bu seviyelerdeki turnuva ve kriz yönetimi tecrübesi, saha kenarı satrancında bizi bir adım öne geçiren en büyük avantajımız olacaktır.
Sevgili genç arkadaşlar,
Demir Öztürk, Darius Karutasu, Rüzgar Öpçün, Besir Briant, Arda Öztürk, Ömer Kutluay, Kartal Bora Şimşek, Ömer Yusuf Şık, Atahan Ağaçdelen, Noyan Tolan, Sarp Kaya Arda ve Emre Yazıcı; madalya yolunda kalbimiz sizlerle, sonsuz başarılar!
Murat Özyer
Basketbol İnsanı

- Reklam-

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler