Anadolu Efes ilk yarıda üçlüklerle dengede götürdüğü maçın üçüncü çeyreğinden itibaren top kayıplarıyla sahada kayboldu ve Monaco’ya 32 farkla 102-66 yenildi. Bu sonuçla Monaco 8-5, Efes 5-8 oldu.
Basketfaul’un notu: Efes’in önemli eksiklerine karşın, Euroleague seviyesinin çok altındaki mücadele düzeyi kabul edilebilir değil. Yenilgiyi bir tarafa bırakalım, bu kadar kolay teslim olmak Efes geleneğine yakışmadı.
Fransız ekibi hücum ribaundlarında 13-3, asistte 27-15, top çalmada 15-3 üstünlük sağladı, Efes 23, Monaco 9 top kaybı yaptı.
Monaco’da Daniel Theiss 17 sayı, 2 ribaund, Alpha Diallo 13 sayı, 4 ribaund, Kevarrius Hayes 12 sayı, 2 ribaund, Mike James 9 sayı, 7 ribaund, 5 asist üretti. Efes’te ise Jordan Loyd 13, Isaia Courdinier 16, Ercan Osmani 12 sayı attı.
Monaco 3 dakika dolmadan ve dirençle karşılaşmadan skoru 10-4’e getirdi. Efes, Ercan Osmani’nin birebirleri ve Rolands Smits ile Monaco’yu yakaladı, 6. dakikada Şehmus Hazer ile 14-12 öne geçti. İlk 10 dakilada iki takım da 9’ar ikilik denedi, Monaco hiç kaçırmadı, Efes 7 isabet buldu.
İkinci çeyreğin başında Efes Isaia Courdinier’in üçlükleriyle skoru 31-28’e getirdikten sonra Kevarrius Hayes boyalı alanı domine etti ve Monaco 8-0’lık seriyle 36-31 öne geçti. 7 üçlük isabeti bulmasına karşın toplam 6 ribaund alabilen ve boyalı alanı savunamayan Efes devreyi 50-43 geride bitirdi.
Üçüncü çeyreğin başında Efes top kayıpları yaparken, Monaco erken hücumlarla 3. dakikada 12 sayılık (59-46) avantaj yakaladı. Kokoskov molalarla momentumu değiştirmek istedi ancak Monaco çaldığı topların da etkisiyle periyod sonunda farkı 17 sayıya (70-53) çıkardı. Anadolu Efes bu periyodda 10 sayı atabildi.
Bitime yedi buçuk dakika kala fark 20’ye (80-60) gelince Kokoskov son molasını kullandı. Karşılaşma 32 farkla 102-66 sona erdi.




Acilen gonderilmesi gerek. Obradovicin bosta olmasi buyuk sans.
Kadro yetersiz. 1 ve 5 numara eksikliği var
Obra buraya bir daha gelmez, daha önce görev yaptığı ülkede başka takıma gelmiyor.
Herkes teknik adamlık ve koçluk için önce teknik olarak iyi oynatma, set çizme vs. sanir. Bunlar zaten isim asıl ana omurgasi. Ama bu tip işlerde başarının anahtarı yönetmek. Sporcusu, malzemecisi, çok sayıda insanı yönetmek, aynı hedefe yönlendirmek…evet, her bir görev için ayrı profesyoneller var ama.is kocta biter. Basketbol çok değişti. Eski basketbol oynanmıyor. Sporcular da değişti. O eskinin anlayışı ile yönetmek mümkün değil. Obradovic de aslında partizanda başarılı olmasi için yeter şartlar mevcuttu. Artık onun o sert tarzı tutmuyor. Bugünün kuşağını yönetmek kolay değil. Çocuklarımızı yönetemiyoruz. Kaba tabirle kimse kimseyi ‘sallamiyor’ diyelim. Onun için de koç olarak bence obradovic doğru isim değil..seneye ergin ataman geri döndürülebilir. Olmadı ufuk saricaya bir şans daha verilebilir.
Doğru tespitler.
Ama başarı yolundaki bir önceki hocayı apar topar gönderen, yerine de FB’yi koşarayak terkeden, güvenilirligi konusunda soru uşareti bırakan Kokoşkov’u getiren yönetiminde böyle bir hakedişi var. Başarısızlık da inşa edilebilir bir şey diyebiliriz.
Koçun hataları var doĝru da onca sakatla kim olsa başarısız olurdu.
Sakat oyuncu çok. Ama resmen rezil olduk . Koç ne yaparsa yapsın yada ne yapmaya çalışırsa çalışsın rezil bir sonuçtu . Larkin olsaydı skoru biraz daha ileri taşırdık larkinin sakatlığından sonra Efes iyice bozuldu
Tek kelimeyle yazıklar olsun ..Rezillik ..Kokoskovu gondermekte çok geç bile kalındı bence. Bu sene ekran başında takımı izlerken sinirden saç baş yoluyoruz..En kısa zamanda çok iyi bir hoca iki tane de size olarak kalıplı uzun almamız lazım..Kyle Jones gönderilsin kardeşim ondan bir cacık olmaz.. Teşekkürler.
Shane Larkin, Vencant Poirier ve P.J Dozier sakatlıktan geri dönmedikleri sürece bu Efes gelenden geçenden tokat yemeye devam eder.