Fenerbahçe Apolet Söktü

- Reklam-

İSTATİSTİK

Fenerbahçe Beko deplasmanda Beşiktaş Gain’i 101-87 yenerek rakibinin yenilmezlik serisini sona erdirdi. Beşiktaş tüm sezon sergilediği savunma sertliğini hiç gösteremezken Fenerbahçe de ekstra şut sokunca farklı bir skor oluştu. Karşılaşmanın bitimine dört buçuk dakika kala hakemler küfürlü tezahüratlardan dolayı üçüncü anonsu yaptırıp kural gereği soyunma odasına gitti, oyuna 20 dakika sonra devam edildi.

Maç son derece dengeli başladı. Beşiktaş taraftarının da yoğun desteğiyle hücumda çok iyiydi. Fenerbahçe ise Talen Horton Tucker sürekli potaya giderek fark yarattı. Çeyreğin son kısmında anons geldi. İlk çeyreği 24-23 Beşiktaş kazandı.

İkinci çeyrekte de yüksek skor ve tempo devam etti. İki tarafın da savunmadansa hücum tercih etmesiyle seyirciler için keyifli koçlar için can sıkıcı bir maç oldu. Fark iki tarafa da pek açılmazken Fenerbahçe biraz daha oyun dengesini kurmuş gözüktü. Devre arasına 48-47 Fenerbahçe üstünlüğüyle gidildi.

Üçüncü çeyrekte Fenerbahçe fırtınası vardı. Bir anda dış atışlarda çılgın yüzde yakalayan Fenerbahçe farkı açmaya başladı. Tam 34 sayı bulduğu çeyrekte fark 20 sayıya kadar çıktı. Beşiktaş tamamen savunma sertliğini yitirirken çok sayıda top kaybı da yaptı. Son çeyreğe 82-62 Fenerbahçe önde gitti.

Son çeyreğin ortasında Beşiktaş tam ritim yakalamışken 3. anons üzeri hakem Emin Moğulkoç ve ekibi içeri gitti. Skor bu noktada 93-77’ye gelmişti. Kalan sürede Beşiktaş oyuna tutunamadı ve Fenerbahçe farkı korudu. Karşılaşmadan Fenerbahçe 101-87 galip ayrıldı.

Öne çıkanlar…
Beşiktaş Gain: Jobah Mathews 12 sayı, 4 asist, Devon Dotson 13 sayı, 3 asist, Vitto Brown 14 sayı, 4 ribaund, Ante Zizic 10 sayı, 7 ribaund, Conor Morgan 17 sayı, 9 ribaund
Fenerbahçe BEKO: Talen Horton-Tucker 27s ayı, 2 ribaund, 4 asist, Melih Mahmutoğlu1 10 sayı, 2 asist, Tarık Biberovic 11 sayı, 3 ribaund, 3 asist, Metecan Birsen 11 sayı, 5b ribaund, 3 asist, Wade Baldwin 14 sayı, 2 ribaund, 3 asist, Devonn Hall 13 sayı, 4 ribaund

- Reklam-

9 YORUMLAR

  1. Galatasaray maçını seyrettikten sonra bu maçı seyrederken Nba maçı seyrediyormuşum gibi geldi iki takımında antrenörleri vardı iki maç arasındaki başka bir fark

  2. İlk yarı çooook güzel bir maçtı. Fark açıldıktan sonra tribünlerin olumsuz tepkisi Beşiktaş’ı olumsuz etkileyecek. Avrupa maçlarında çok daha çekişmeli maçlarda bu olumsuz durumlar olmuyor. Sporun güzelliğine değil skorun güzelliğine bakıyoruz ne yazık ki.

  3. Beşiktaş mutlaka kendi basketnol taraftarını salona getirmeli.. Basketboldan hiç anlamayan futbol seyircisi iĺe bu işler yürümez. Ayrıca KÜFÜR nedir be ! Acizliktir acizlik..

  4. Apolet değil ciğer söktü. (Ne zaman apoletleri olmuş ki?) Savunma sertliğini hiç gösterememesinin nedeni de FB’nin daha usta olan ve ne sertliklerle başetmiş olan oyuncularının böyle ikinci sınıf sertliği nasıl aşacaklarını bilmeleriydi, malum “yöntem”(!) “sökmedi” yani. Dallama ise kasılmaktan neredeyse çatlayacak bir gün ama bugün kaskatı “kesilme” günüydü, bütün hesabı “sökmeyen” o “ikinci sınıf” sertliğiyle iki günde bir maç oynayan Fenerbahçe’nin yorgunluğuydu, o da tutmadı. Fark normalin altında bile. Avrupa sonuncusu İngiliz temsilcisine bayram yaptıran yavan bir takımın şişirilmesinden kafamız şişmişti sezon başından biri. Şişme balon patladı bugün ama basketbol medyası eski-yeni hakem ve bir kısım oyunculardan ve basketbol medyasından oluşma kalabalık bir topluluktan sürekli goygoy alan Beşiktaş, bunu yüzsüz yüzsüz almayı sürdürecek, maçı sunan-yorumlayan ikili (biri bir zamanların BJK antrenörü, başka bir kulüpte duymadım onu, müzmin yorumcu oldu) sürekli sanki iki denk takım – iki rakip birbiriyle oynuyormuş gibi – tribündeki güruh gibi – futbol seyircisi olduğunu düşündükleri izleyicileri kekleme peşindelerdi, biri olmuş Avrupa Şampiyonu, Türkiye’Nin gururu, bayrağı, öbürü taaa nerelerde kimlerle debeleniyor, (Avrupa sonuncusu ülkede rezil oluyor, surat sırılsıklam yağmur yağmış diyor) – gizleme peşindelerdi akılcıklarısıra. Hiç basketbol izlemeyip de bu maçı izleyenler Beşiktaş’ın maçların seyrek oynandığı dandik bir kupada yer alıp haftaboyu bu maça hazırlandığı, iki günde bir kendi sikletinde Avrupa’nın en baba takımlarıyla boğuşmadaki FB’nin bir de bu Türkiye liginin maçlarını aradan çıkarmak gibi bir yük taşıdığı yolunda en ufak bir fikri olmadı, çünkü anlatıcılar izleyicilerde bu fikrin olmamasına gayret ediyorlardı. Tribün tantanası ve Beşiktaş’a gösterilen ölçüsüz hoşgörü artık kanıksandı, alıştık. Futbolda ya da spordışı şeylerde hangi cenahlara nasıl gösteriliyor, bütün Türkiye kanıksadı, sokakta kimse şaşırmıyor artık bu adi ve ikiyüzlü adaletsizliklere. Basketbol da bu pisliğin içinde. Fener’e ilk 20 dk küfretmek serbest, Arap yayıncı yayın sesini de asla kısmaz, salon ise boşaltılmaz. Bu tür kurallar “gereğinde” uygulanmak üzere FB için icat edilmiştir. (O gün gelse de uygulasak diye kıvranıyor “uygulayıcılar”). Podyumda tribünüyle yer alan Beşiktaş’ın ise gerçek basketbol seyircisi 200 kişiyi (yıllardan beri, pek çok Avrupa ve lig maçı rakamı) geçmez, diğer gelenlerin çoğu sezon içinde bir-iki kez FB maçına gelir, bugün yaptıklarını yapmak için.

  5. Kulüplerin basketbola ayırdıkları bütçe farkı diyelim. Geçen seneki final gibi, bjk belki 1 kere yenebilir demiştim. bjk yöneticisi de tabi ki kendi seyircisine şirin gözükecek. Ucuz popülizm diyelim. Bu efes kendini düzeltmezse (ki düzeltmemekte ısrar ediyor) bu seneki final de aynı, şampiyon da aynı belli ki. Zaten senelerdir 2 takımlı lige alışkınız ama bjk-efes birleşmesi olmazsa kadınlar ligi gibi 1 takımlı lige dönüşeceğiz (bu arada FB kadın takımının ligde averaj ortalaması 20!! Euroleague’de de 30!! Geçen seneki Praha kazası olmasa 4 şampiyonluk üstüste olacaktı)

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler