BSL de Görev Yapan Çok Değerli Türk Antrenör Arkadaşlarım;
Sizlerin de çok iyi bildiği gibi insanoğlu doğadaki en zor yetişen canlıların başında gelir. Bir insan belirli bir seviyeye gelene kadar başta anne ve baba olmak üzere ülkedeki eğitim kurumları, ilgili öğretmenler büyük emekler harcarlar. O insanın yetişmesi, ülkeye katma değer sağlaması ve ülkemizi uluslararası alanda başarıyla temsil edecek düzeye gelmesi ise maddi ve manevi büyük özveriler gerektirmektedir.
Öğretmenler yıllar süren bu çabalarının sonunda ortaya çıkan tabloyla, yani yetiştirdikleri nitelikli insanlarla büyük gurur duyar ve yetişen insanın zamanında öğrencisi olduğunu söylemekle iftihar ederler.
ÖĞRETMENLİK EN YÜCE MESLEKTİR…
Koçluğundan çok öğretmen yanıyla gurur duyan efsanevi Hoca John Wooden öğretmenliği ‘en yüce meslek’ olarak tanımlamakta olup, “kendimi her zaman bir koçtan çok, bir öğretmen gibi gördüm” diye de ifade etmektedir. (1)
BİLGİ PAYLAŞILMADIKÇA BİR DEĞERE SAHİP DEĞİLDİR…
John Wooden;
“Tanrı’nın bana bu yeryüzünde bahşettiği neredeyse yüz yıllık yaşamımda edinmeyi başardığım tüm dersleri başkalarıyla paylaşmak benim görevim. Aslında her birimiz bu sorumluluğu taşımaktayız; çünkü her birimiz, yaşadığımız bireysel şartlardan ötürü farklı perspektifler kazanıyoruz. Bilgi paylaşılmadıkça bir değere sahip değildir. ‘Bilgi bilgi içindir’ fikrinin de harika bir ideal olduğunu biliyorum ama gerçek hayatta medeniyetin temeli, fikirlerin aktarımına dayanır. İnsanlığın gelişimini, sürekli ilerlemesini sağlayan da budur.
DEVLERİN OMUZLARINDA YÜKSELİRİZ…
Kazandıklarımızı sonraki nesillere aktarmazsak, toplumun yukarı doğru tırmanışını duraksatır; paylaşmayı reddettiğimiz o dersleri bizimle paylaşan bizden önceki nesli de reddetmiş oluruz. Eski bir atasözünde dendiği gibi “Devlerin omuzlarında yükseliriz.” Bu nedenle bizim sorumluluğumuz, gelecek kuşaklara tırmanması için omuzlarımızı hazırlamaktır…” (2)
“BİZİM YERALTI VE YERÜSTÜ ZENGİNLİKLERİMİZ; ÜSTÜN NİTELİKLİ, EĞİTİMLİ, DONANIMLI ÇOCUKLARIMIZDIR…
Çok değerli antrenör arkadaşlarım; günümüzde maalesef para, önemle de ‘haksız elde edilen para’ lar her şeyin önüne geçmiş durumdadır. Ancak hepimiz şunları çok iyi bilmeliyiz ki; bu paraların ülkeyi yukarı taşımasının hiçbir imkânı bulunmamaktadır. Paranın ‘güç’ ve ‘zenginlik!’ kabul edilmesine paralel olarak maalesef liyakat da ortadan kalkmıştır. Ülkemiz bu durumların sıkıntısını ve sancısını uluslararası arenada iliklerine kadar hissetmektedir…
Gelişmiş ülkeler servetlerini parasal güçleri ile değil yetiştirmiş oldukları gençlerle-insanlarla tanımlamakta olup zenginliklerini şu sözlerle açıklamaktadırlar:
“Bizim yer altı ve yer üstü zenginliklerimiz üstün nitelikli, eğitimli, donanımlı çocuklarımızdır.”
Çünkü nitelikli olarak yetişen gençler, sanattan spora, eğitimden sağlığa, ekonomiden mühendisliğe kadar her alanda ülkelerine katma değer sağlayacakları gibi vatanlarını da uluslararası alanda başarıyla temsil edeceklerdir.
Bunlara bakarak siz kıymetli antrenör arkadaşlarımızın da kolay yetişmediğini, yıllar süren çabalar sonucu bulunduğunuz yerlere geldiğinizi ve ülkemizin basketbol alanında önemli değerleri olduğunuzu söyleyebiliriz.
HER ANTRENÖR ARKADAŞIMIZ AYNI ZAMANDA BİR ÖĞRETMENDİR…
Birkaç yazımda basketbol antrenörü arkadaşlarımızın aynı zamanda bir öğretmen olduğunu, hatta ‘öğretmenin gücünden daha büyük bir güce’ de sahip olduğunu belirtmiştim. Önemle de siz düzeyde iyi yetişmiş, ‘mentor’ konumundaki antrenör arkadaşlarımızı göz önüne aldığımızda bu öğretmenlik kavramı farklı bir boyut kazanmaktadır.
BAŞARILI OLMAK NEDİR?..
Toplumlarda nitelikli insan yetiştirmek; bilimsel, ekonomik ve kültürel sürdürülebilirliğin temelidir. Belirli bir alanda eğitimli, alanında uzman, yenilikçi ve üretime odaklı bireyler; ‘dışa bağımlılığı’ azaltır, hayat standardını yükseltir ve geleceğin güvencesi olarak toplumsal refahı doğrudan arttırır.
Paranın güç haline geldiği ve liyakatsizliğin sıradanlaştığı son 20 yılda ülkemiz ‘insan yetiştirme’ olayını başarı normları arasında olmaktan çıkarmış durumdadır. Ülkede yaşanan bu olumsuz gelişmelerden basketbolumuzda fazlasıyla nasibini almıştır.
Antrenörler olarak başarıyı sadece ligdeki alacağımız sonuçlara ve mevkimizi korumaya bağlamış durumdayız. Üzülerek belirtmeliyim ki, başarı normlarımız arasında ülkemize yeni sporcular yetiştirmek ve yeni antrenörler kazandırmak bulunmamaktadır…
GELECEĞE MİRAS…
Sizlerin geleceğe bırakacağı en önemli mirasın, gurur duyacağınız tablonun; ülkemize yeni antrenörler kazandırmak, görev yaptığınız takımların altyapılarının temellerini atmak, varsa mevcut altyapıların çok daha güçlü hale gelmesini sağlamak ve yeni Türk basketbolcuları ortaya çıkarmak olduğunu düşünüyorum.
KELEBEK ETKİSİ…
Bir kısmınızın ya da çoğunuzun; Naci Hoca ne diyor? Söylediklerinin farkında mı? Bu söylenen işi başarmak bu kadar kolay mı? diye söylendiğini duyar gibiyim. Evet haklısınız önemle de ‘insan yetiştirmenin pabucunu dama atmış’ Türkiye ve benzeri ülkelerde işinizin kolay olmadığının farkındayım.
Kelebek etkisini duymuşsunuzdur. Aslında bir kaos teorisidir. Kaos teorisi bilimin en güzel teorilerinden biridir. Özünde tahmin edilemez gibi görünen sistemlerin davranışını tahmin etme bilimi de denebilir. Amazon ormanlarında bir kelebeğin kanat çırpmasının ABD’de fırtınaya yol açabileceğini, ‘küçük değişikliklerin büyük olaylara yol açabileceğini belirtir.’
İnsanlarda kelebek etkisi; bireylerin hayatındaki küçük önemsiz gibi görünen karar veya davranışların, zamanla dalga dalga yayılarak çok büyük, derin öngörülemez sonuçlar doğurmasıdır. İnsanın attığı ufacık bir adımın bile yaşam hikayesini değiştirebileceğini gösterir.
ATOMİK ALIŞKANLIKLAR…
James Clear, alışkanlık üzerine yapmış olduğu çalışmaları kaleme aldığı ‘Atomik Alışkanlıklar’ kitabında; “yüzde birlik küçük gelişmelerin başlangıçta fark edilmemesine rağmen uzun vadede olumlu veya olumsuz olarak büyük dönüşümlere yol açabileceğini belirtmiştir.”
Buradan yola çıkarak siz değerli antrenör arkadaşlarımızdan birinin atacağı ufak bir adımın, başlatacağı bir hareketin, ülke geneline yansıması ‘Kelebek Etkisi’ ne eş değer olacaktır. Türk Basketbolunun da böyle bir etki ve başlangıca fazlasıyla ihtiyacı bulunmaktadır…
DOMİNO TAŞLARI…
Sevgili Antrenör Arkadaşlarım, kelebek etkisi yan yana dizilmiş domino taşlarının ilkine dokunulması demektir. Lütfen ilk taşa dokunun, lütfen…
Bu aynı zamanda yetişmiş olduğunuz basketbola olan bir borcunuzdur.
Sizlere 2026-2027 sezonunda başarılar diliyorum…
Saygılarımla.
(1) Hayat İçin Oyun Planı John Wooden s.182
(2) Hayat İçin Oyun Planı John Wooden s.16/19



