Milliler’den Operasyon Tamam… 4’te 4…

- Reklam-

İSTATİSTİK

2027 Dünya Şampiyonası Avrupa Elemeleri’nde Milli Takımımız Sırbistan’ı 94-86 yendi ve 4’te 4 yaparak liderliğini sürdürürken gruptan çıkmayı da garantiledi. Sırbistan ise 2-2’ye geldi.

Ömer Faruk ile çok iyi başlangıç yapıp farkı 16 sayıya kadar açtıktan sonra ikinci çeyreğin ortalarından itibaren ritmimizde düşüş oldu ve fark 4 sayıya kadar geriledi. Üçüncü çeyrekte Şehmus’un performansı ile kontrolü yeniden ele geçirdik ve sonuçta rahat sayılabilecek bir galibiyet aldık.

Ömer Faruk Yurtseven 17 sayı, 4 ribaund, Tarık Biberovic 21 sayı, 5 ribaund, 5 asist, Şehmus Hazer 15 sayı, 4 asist, Cedi Osman 13 sayı, 4 asist, Ercan Osmani 11 sayı, 3 ribaund, 2 asist üretti. Furkan Korkmaz ve Yiğit Arslan oyuna girmediler.

Beşinci dakikayı 17-12 önde geçerken doğru yerde topla buluşan ve atış kaçırmayan Ömer Faruk Yurtseven 11 sayıya ulaştı. Hücumda sorun yaşamamamıza karşın savunmada boyalı alanı koruyamadık ve 6. dakikada skor 17-17 oldu. Tarık Biberovic 3 üçlük isabetiyle sahne aldı ve periyod 28-21 sona erdi.

Onuralp Bitim’in sayıları ile 2. çeyreğin 2. dakikasında fark çift hanelere (32-21) çıktı. Kenardan gelenlerin katkısı ile 6. dakikada fark 16 (41-25) oldu. Farkın açılması konsantrasyon kaybımıza neden oldu ve 8. dakikada skor 44-37’ye geldi. Son bölümdeki tercih hatalarımız sonucunda devre biterken fark 4 sayıya (48-44) geriledi. Ömer Faruk Yurtseven 16, Tarık Biberovic 14 sayıyla oynadı.

Üçüncü çeyreğin 3. dakikasında skor 53-48 iken 4. faulünü alan Ömer Faruk kenara gitti. Hücumda yaşamaya başladığımız soruna Sertaç Şanlı ile çözüm bulmaya çalıştık, Ömer Faruk ve Ercan’ın ardından Cedi de 3. faulünü aldı. 7. dakikada Cedi Osman basketfaulle farkı 8’e getirdi, ardından Şehmus isabeti buldu: 70-59. İlk beş oyuncularımız kenardayken, benchten gelenler durumu iyi idare etti ve Şehmus’un çok iyi oynadığı periyod 76-63 sona erdi.

Şehmus Hazer’in turnikesinden sonra (78-63) Sırbistan Koçu Dusan Alimpijevic 27. saniyede mola aldı. Çok boş atış kaçırınca Sırbistan 6 dakika kala farkı 8 sayıya (79-71) düşürdü. Cedi Osman’ın 4 ayılık oyunuyla skoru altıbuçuk dakika kala 85-73’e getirdik. Karşılaşma 94-86 sona erdi.

- Reklam-

27 YORUMLAR

  1. İlk olarak İçimizdeki Türkiyelilere, yeni trendleri; Yalı çocuğu gibi vasıfsız yöneticiler oyuncu göndermeyip milli takım kazanınca “ah bu başarı Ataman’ın olacak” deyu kahroluyorlar , oyuncu gönderip hele de Tarık ekstra performans gösterince ” la bu Ataman bizim sayemizde alkış alıyor” deyu iyice kahroluyorlar!!! Dolayısıyla hayat onlara hep iki ucu sivri deynek!!!😎 Bir de ikinci açıdan bakalım, bugün Avrupa’da başta futbolda genleri ile oynanmamış tek ülke sayılırız, hatta bu yüzden Avrupalı akiller bizim bu milliyetçi yönümüzü beğenmez saçma sapan cezalar verirler(Avrupa şampiyonasında Merih’in sevincinin siyasi!!! sayılması gibi) dolayısıyla bütün Avrupa milli takıma oyuncu gönderme geyiğinden yakınırlarken Türkler her oyuncusunu getirebiliyor!!!Tabi burda Ataman’ın etkisi tartışılmaz. Cedi ve Ömer başka takımda olsa belki izin alamayabilirlerdi!!! Bu yüzden sadece ben değil tüm basketbol yazarları Ataman ve Türk oyuncuları sayesinde Kış dönemi maçlarını rahat geçiriyoruz!!! Bunu bile anlayacak kapasite olmayanlar zaten sudan ucuz ve kompleksli sebeplerle kendi ülkemiz takımı kendi mili takımına oyuncu göndermeyince aynı Frengistanlılar gibi seviniyorlar ve destekliyorlar kendi bacağımıza sıkmayı!!! Maça gelirsek bugün ikinci yarı sonu acemi mangası oyunumuz hariç çok iyi oynadık, Ömer sahada varken çok sıkı savunma yapma şansımız yok (en büyük problemi zaten) artı millî takımda yıldız olduğu için Tarık savunmada haklı olarak dinleniyor (Alimpijeviç’in en büyük taktik hatası bknz Dobriç tüm üçlükleri Tarık tutarken attı) dolayısıyla çok sayı yememiz Ataman’ın pek umrunda değil sayı buldukça!!! Bugün ilk maçın etkisiz isimleri Onuralp ve Yiğitcan katkı verince(bknz artı eksi istatistik) bence daha rahat oynadık. Ercan’da sonunda hücumda şutunu bulunca(ki Efes yorumlarımda yazıyorum top el yakarken çok rahat top kullanır) maçı kopardık.Son olarak Şehmus… Sanki maç spikeri benim ilk maç yazdıklarımı okumuş, Euroleague istatistiklerini hem de Avrupa Şampiyonası ile karşılaştırarak söyledi!!! Düşünün Avrupa Şampiyonası 20dk Euroleague 11dk !!!! Ayıp günah!!! Bu yüzden yazdım Ataman bunların kafalarına vura vura OSMANİ’yi ilk beşe soktu!!! Şehmus hala çok az süre alıyorlar hemde bu rezil Efes döneminde!!! Bunları görüp de hala yabancı koç diyen ahmaklar akıllanır mı!!? Asla!!! Çünkü içlerinden bir değer yaratamayanlar her zaman elin oğlunun peşinde koşar!!! Not; Bayan spiker Şükran Hanım sanırım, söylediği için benim için gazı kaçtı ve yazmadım ama Ataman maç başından beri Şehmus’a her savunmada bağıra cağıra resmen Şehmus’u ittirerek belki de maçı koparmasını sağladı ama BUNU SİZ NERDEN BİLECEKSİNİZ VE ANLAYACAKSINIZ!!! (içimizdeki Türkiyeliler)

    • Hocam herşeyi Ataman’a bağlama ya. Efes ve Pana kazanırken evet güzel yorumlarını okumak zevkli (Efes kazanırken yanlış bir cümle oldu aslında). Ama uzun zamandır bu 2 takım kazanamayınca sen de sus pus oldu. Ataman güzellemeleri kayboldu. Hani sokakta 3×3 baskette Ataman kazansa heykelini dikeceksin neredeyse. Sempati bir yere kadar oldu ama sen tam Ataman fanatiği oldun. Genellikle takım tutulur, koç değil. Ataman başarılı bir koç, karakteri beni çok ilgilendirmiyor. Seven de var sevmeyen de. Ama kuşlar güzel uçsa hemen bir Ataman güzellemesi geliyor senden. Bence güzellemeyi bu maça koşa koşa gelen oyuncular hakediyor Ataman değil. Biber’i de Metecan’ı da almayan kendisiydi, Berk’i almayan oydu. Şimdi bunlar oynayınca Ataman mı kahraman oldu ?

      • Soru 1- Federasyonun milli takıma ne etkisi var?
        Soru 2- Milli takıma oyuncu göndermeyen kulübe tek ses çıkarmayan federasyon milli takımın hakkını nasıl korur?
        Soru 3- Milli takım başarısız olursa ilk kim idam edilecek?
        Soru 4- Ataman , Türkleri kendi takımında toplamayıp , Alper Yılmaz ve FB’nin yönetimi gibi ağzını ayırıp baksaydı, bu oyuncular elini kolunu sallayarak gelebilecek miydi milli maçlara?
        Soru 5- Geçmiş yıllarda NBA’de sayıca fazla oyuncumuz varken ve bu yüzden kış döneminde gelmezken , üçüncü sınıf Avrupa ülkelerini bile yememezken kim hedef tahtasındaydı?
        Soru 6- Geçen yıldan beri yazıyorum ilk 5de oynaması gereken Osmani Efes’de maçlarda ilk harcanan oyuncuyken yazın Avrupa şampiyonasında patlama yapınca kimin sayesinde artık iyi oyuncu mücadelesi gördü?
        Soru 7- Şehmus,Efes’e mi daha çok katkı veriyor neredeyse antrenman yapmadan maça çıktığı Milli takımımıza mı?
        Bu soruların cevaplarını düşün ondan sonra konuşalım…

        • Hocam sorularının cevabı Ataman mı ki ? Cevaplar ile Ataman güzellemesinin ne alakası var. Ataman iyi ki 2 Türk oyuncuyu takımına aldı (ki birini başka Euroleague takımına yar olmasın diye süreden 1 gün sonra saldı bile). Furkan da ülkeye döndü elini kolunu sallaya sallaya mili maça geliyor ama tık yok. Milli takım Fransa ile maç yapmaktan korktu, ve o dönem başarısız oldu, kim idam edildi : Larkin ve Wilbekin.

          • Milli takım değil koç korktu Fransa’dan sonra ikinci bir hezimetin kariyeri için iyi olmayacağını biliyordu. Onun için varsa yoksa kendisidir başkaları palavra.

          • Eyvallah kardeşim ancak Larkin-Wilbekin olayı da karar verici daha doğrusu karar veremeyici yine federasyon…Furkan olayında bile hatırla Furkan’ı Banvit’ e kiralık yollayan Ataman.Hatta bu yüzden eleştirilmiş NBA olan oyuncuyu kullanmadı denilmişti halbuki Furkan hiçbir zaman istikrar gösteremedi.Sonuç ben yıllardır Ataman milli takımdan ayrılmalı diyordum ; çünkü herkes onun arkasına saklanıyor!!!

          • Ayrıca sen de farkındaysan herşeyin merkezine(milli takım) ATAMAN’I koyuyorsun… Yanlış olan zaten bu!!!

        • Sana da çok sorular sorduk ama hiç birine doğru düzgün cevaplar veremedin hikaye anlattın durdun şimdi haklı olarak eleştirilince de üste çıkmak için olmayan aklınla sorular soruyorsun. Ercan, Ömer, Şehmus,Tarık vs milli takıma katkı veremeseydi sen ve şeyhin hemen onları eleştirirdiniz öyle değil mi? Şeyhin bir zamanlar devşirmelere ve Tarık’a da tepkiliydi, ne oldu Tarık sayesinde bir yeri kurtuldu. Türk oyuncuları basın önünde ağır eleştirip kadro dışı bıraktı sonra köşeye sıkışınca da hemen onları çağırdı. Utanmasan ki yok, yalakalıktan her yerin kör olmuş,Tarık’ın gelişiminde de kul olduğun şeyhinin payı var diyeceksin!

          • her zaman adam olana cevap verdik bak utanmışsın ki artık Türk oyuncu Ataman geyiği yazamıyorsun… Bu da bir gelişme…

  2. Dörtte dört, lider şu ikinci bu, beni pek ilgilendirmiyor, bunlar Sırbiya ile milli maçlar, üstelik resmî maçlar. Bunlar başlıbaşına hedef maçlardır, milli forma da bu maçlar için giyilir. Islatanlara alkışlar. Maç sonucu önemli ve Sırbiya’ya karşı ardarda üç galibiyet ile bu ülkeye karşı istatistiğimizi düzelttik. Bu maçlara bakarak “çok iyi altyapı var” (bu maçta da görüldüğü gibi hücum organizasyonu, potaaltı paslaşmaları ve ribaunt inatçılıkları gibi bizden üstün bazı boyutları olsa da) bahanesiyle bu ülkeye çocukları gençleri gönderenler acaba ne yapıyoruz diye düşünürler mi bilmem. Onlardan daha üstün olan taraflarımız ise bu oyunculara bu ülkenin altyapılarında (Fenerbahçe başta olmak üzere Banvit ve bazı kulüpler) kazandırıldı. Maç tabii ki zor maçtı ama Tarık’ın yanında Faruk, Onuralp ve Şehmus’un katkıları işi ilk maça göre biraz daha kolaylaştırdı. Oyuncularımızın moral ve özgüvenlerinde hiç kuşkusuz Fenerbahçe’nin Avrupa’da estirdiği “fırtına” (Erman Kunter’in yazısı) kaldıraç işlevi görüyor, hangi takımın oyuncusu olurlarsa olsunlar. Maçın en skorer oyuncusu hakkında çok yazıldı çizildi, kendisi hakkında söylenenlere bugün yine sahada yanıt verdi. İkinci en çok skorer ise çok ilginç, kulübünde de son geldiği ülkede de yıldırma harekatlarına maruz kalsa da her zaman efendi efendi görevini yaptı, tam şu ara başına gelenler başkasının başına gelse moralman çökebilir, bugün de dökülebilirdi. Belli ki ay yıldızdan başka bir şey düşünmedi ve beklenen performansını sergiledi. Daha önce de zaten Yunan kulübü formasıyla bizim takımlara karşı oynadığında kendi “takım arkadaşı” gibi tribünlere eziklikler sergilemek aklından geçmemişti, hakem-rakip gibi şeylerle de uğraşmayan, başka toplara da girmeyen bu oyuncunun daha ne yapması isteniyor, bilmiyorum. Herkesin onun kendi yuvasından ayrılış süreciyle ilgili farklı görüşü olabilir ama kendisine artık saygı duymanın, alkışlamanın zamanı gelmedi mi ? Hem de kendisini kadrodışı eden adamın antrenörlük ettiği maçtaki şu performansından sonra ? Euroleague’in daha altında oynayacak oyuncu mu bu ? Son kulübünde itilip kakılan şu oyuncuya kimin sahip çıkması bekleniyor ? Rakiplerden birinin mi ? Yoksa onu Kem Birch ve Metecan’ın işlevlerinin tamamlayıcı parçası olarak hayal etmenin son bulacağı, gerçek olacağı zaman gelmedi mi ? Geldi mi ?

  3. Fanatizm, bir bağlanma biçimi olarak karşımıza çıkıyor olsa da, burada bağlanmanın biçimiyle ilgili bir sorun vardır. Zira etik anlamda bağlanma, kişinin kendini gerçekleştirmesi ve geliştirmesine imkan verirken, fanatik kişinin, akıl ve mantık kurallarını hiçe sayacak kadar tutkulu bağlanışı, kendini kendi görüşünün içine hapsedip, bağlandığının dışındakileri görmezden gelişi ve hoşgörüsüzlüğü kendi gelişimine engel olmakla kalmayıp, kendi dışındakiler için de bir tehdit unsuru oluşturmaktadır.
    Emel KOÇ Doç, Dr.,Gazi Üniversitesi Gazi Eğitim Fakültesi Felsefe Grubu
    Türk Basketbol Milli Takımı kazanmış. Dünya Kupasına gitmek yönünde önemli bir başarı elde etmiş. Üç kişi bu habere yorum yapmış, hiçbiri Türk Milli Takımının kazanmasına sevinmiyor. Fanatik kişiliklerinin gereği olarak, aşık oldukları adamları övme bahanesi, ya da nefret ettikleri adamlara sövme bahanesi olarak kullanıyorlar, hastalıklı bir durum…
    “Cedi ve Ömer başka takımda olsa belki izin alamayabilirlerdi!!!” diyor biri… Ya Ömer’in Panathiakos ile sözleşmesinin sonlandırıldığını, serbest olduğunu bilmiyor (böyle olduğunu ummak istiyorum) ya da delil karartacak kadar karanlıklarda yaşayan bir adam.
    Tarık Biberoviç’in müsabakalarda yer almasını övüyor, bunun olumsuz yanlarına dair bir saniye bile düşünmeden. Sporcu sağlığını hiçe sayan bu davranışın, etikle tarif edilemeyeceğini bilmiyor (umarım böyledir) ya da umursamıyor.
    Kendisini ‘basketbol yazarı’ olarak açıklayacak kadar da narsiste, yazarlığın dili bilmeyi gerektirdiğini ve böyle bir yazarlık dalı olmadığını bilmeksizin.
    Bir diğeri “Galathinaikoslu, dildo sever yunan aşığı kim?” diye sormuş. Gerçekten merak ettim, kim? Anlayan var mı? Türk Milli Basketbol Takımının bu güzel başarısıyla ne ilgisi var, nedensellik bağını kurabilen var mı?
    Üçüncü kişi ise Ömer Faruk üzerinden Ergin Ataman yergisi yapıyor. Ömer Faruk’a oynayacağı bir takım bulmanın gerekçelerini yazıyor, Ömer Faruk’un artık Euroleague’de oynayamayacağının, Türkiye Ligi içinse FB’nin Ömer Faruk’a (hele de 1.000.000 Euro vererek) ihtiyacı olmadığının farkında olmaksızın.

      • Aslında ne yaptığınızı, yaptığım yorumda sizi haklı olarak eleştirdiğimi içsel olarak biliyorsunuz. Ergin Ataman övgünüzün sizdeki psikolojik altyapısını çok iyi biliyorum, üzücü olan sizin bunu bilmiyor olmanız.
        Dürüst olmam gerekir, evet bu psikolojik altyapıyı biliyorum, ama bu psikolojik altyapıya neden olan travmalarınızı bilmiyorum. Bu nedenle nedensellik bağını işaret edebilirim, ama size izah edemem, bu başka bir uzmanlık alanı ve sadece yorumumda bahsettiğim gibi ‘fanatizm’ olarak belirtebilirim.
        Fanatiksiniz insanlara saldırıyor, tahrik ediyorsunuz. Sanırım bundan da büyük haz duyuyor ve kendinizle övünüyorsunuz. Felsefede ‘övülesi suçlar’ olarak adlandırılan davranış biçimine uygun yaptıklarınız. Bu övgüyle yaptıklarınıza haklılık temeli oluşturmaya çabalıyorsunuz.
        Ne kadar çabalarsanız çabalayın, ben sizin delil karartma seviyesinde bir karanlığın içinde olduğunuzu görebiliyorum ve buna sadece üzülüyorum.
        Psikolojik sıkıntılarınızın içinde sahiplenici bir yanınız var. GS’yı sahiplenmişsiniz. Efes’i sahiplenmişsiniz. Ergin Ataman’ı sahiplenmişsiniz. Bunlar için tehdit oluşturduğunu düşündüğünüz FB’den ve tüm FB’lilerden nefret ediyorsunuz. Galatasaraylılaşmadığı için Efes’ten Sayın Özilhan’dan nefret etmeye başlamışsınız.
        Ben sizden nefret etmiyorum. Sadece üzülüyorum. Ben büyük resmi görüyorum, fakat siz o büyük resmin önemli bir parçası olduğunuzun farkında değilsiniz. Saygılarımla…

    • Bu ulke “sorun cozme” sorunu olan bir ulke maalesef. Bunlardan biri hemen yukarida yazilan yaziyla ornekli. Sorun su: Bir “ombudsman” edasiyla sorunu yaymak ve genellestirmek, herkesi ayni cuvala doldurarak, o suclu, bu suclu, onlara cevap veren de suclu diyerek sorunun kaynagini yok etmek, cozumu imkansizlastirmak. Bunu yaparken de her ne kadar havali bilimsel yorumlara gonderme yapilsa da bilgi eksikligi yuzunden, yanan ormanda ilk atesi kimin yaktigini bilmemek, tum orman yanarken dallarla ugrasmak gibi bos bir caba. Burada tepki gosterenlerin -ben de dahil- tek amaci surekli akitilan kanalizasyona verilen tepkidir. Kimi insan buna gocunmaz, kisisel olarak 21.YY bilgi cagina yakismayacak cehalet ve hakarete hep karsi cikacagim, dileyen tepkisiz kalabilir ama herkesi yuvarlayip ELESTIREMEZ. Adalette “Mesru Mudafa” diye bir kavram var, kendisini oldurmek isteyeni olduren mahkemeye bile cikmaz ama bizim yeni modamiz herkesi ayni cuvala koymak, ben “Mesru Mudafa” hakkimi KULLANIYORUM. En azindan bir basketbol sitesine basketbol konusmak yakisir, kimse kusura falan bakmasin basketbolu terorize eden vandalizme de sonuna kadar karsi cikacagim. Bu ulke cahilizme teslim olmayacak, olmamali!

      • Ben bir hukukçuyum, hukuk felsefecisiyim. Gönderme yaptığım makale, ‘havalı’ değil, yorum da değil, bilgi içermektedir. İnsanın binlerce yıldır biriktirdiklerine (epistemoloji) göndermedir. Herhangi bir konuda bilgi sahibi olunmadan, fikir sahibi olunmasının tehlikesine bir işarettir.
        Meşru müdafaa sadece bir kavram değildir, hukukta çok geniş bir alanı kaplayan müessesedir. Sizin anlatmaya çalıştığınız gibi ‘kısasa kısas’ olarak özetlenemez, çünkü bilhassa kısasa kısas değildir. Hukukta ‘istemek’ suç değildir, herhangi bir ceza/yaptırım öngörülemez. Suç olan eylemdir ve ne yazık ki, her eylem karşılığında başvurulan eylem de içerik/öz olarak meşru müdafaa kabul edilmez, ölçülülük ilkesi aranır.
        Sizin, yazdıklarınızı tahrik altında yazdığınızın da farkındayım. Fakat bu sizin de hakaret etmenizin gerekçesini oluşturamaz, oluşturmamalı…
        Kendi özelimde yazacak olursam; yaklaşık on yıldır Fenerbahçe Beko hayranıyım. Jelko Obradovic ile başlayan dönem ve sonrasında da bu hayranlığım hala devam ediyor. Kupa sayısını, kazanmasını önemsemiyorum. Önemsediğim tarihte hiç kimsenin başaramadığı şeyleri başarıyor olmaları. Euroleauge ölçeğinde düşük bir bütçe ile hiçbir takımın birinci tercihi olmayan basketbolcularla, dominer bir takım yaratıp ligde tahakküm kurmaları müthiş. Bunu hiçbir takım başaramadı. Doğal ki, Jelko Obradovic ve Sarunas Jasikevicius’un basketbol konusunda üst düzey teknik/taktik bilgileri, Maurizio Gherardini, Derya Yannier gibi yöneticilik bilgileri üst düzey yöneticilerin varlığının bu başarıda büyük önemi var.
        Bununla gurur duymak, keyif almak yerine, Efes’i Galatasaraylılaştırmak projesi başarısız olunca, Fenerbahçe Beko ile rekabet etme şansı kalmayan futbol fanatiklerinin tahriklerini gerekçe göstererek onlar gibi davranmanın neresi meşru olabilir ki? Adamlar, kırk yıldır bu ülke basketboluna sayısız hizmette bulunan Sayın Tuncay Özilhan’a bile nefret kusabiliyorlar.
        Benim eleştirim, Türk Basketbol Milli Takımının kişilerden bağımsız başarısını bile kutlayamayıp (ki yorum yapanlardan biri umurunda olmadığını dahi yazmıştı) aşk-nefret ikilemi içinde karşılıklı hakaretler edilmedir ki, siz de bu eleştirimden muaf değilsiniz. Bu tarzla devam etmek istiyor olabilirsiniz, ama lütfen siz haklıymışsınız gibi üste çıkmaya çalışmayın. Saygılarımla…

        • Okumada dikkatsizliğinizi başka bir vesileyle de vurgulamıştım. Bu kez ters gösterme ve itham boyutuna taşınıyor bu dikkatsizliğiniz. Evet “umrumda değil” sıralaması-billmemnesi ama benim için maçın kendisinin ve sonucunun burada yazan herkesten daha önemli olduğu, ilk paylaşımımda kurduğum o ilk iki cümleden yeterince anlaşılır kanımca. İşin “derin boyutu” yani, spor sadece spor değil çünkü. Belirttiğiniz mesleğiniz gereği dikkatli okuma konusunda aslında hepimizden daha deneyimlisinizdir muhakkak, burada yazan biz yorumcu fanileri de belki “zabıtlar” ve “ifadeler” kadar olmasa da “biraz daha” ciddiye almanızı dilerim.

          • Okuma dikkatsizliğimden bahsetmişsiniz, bunun aksini tartışmak yerine sizden özür dileyerek başlamak isterim; özür dilerim…
            Benim kusurumu tartışalım itirazım yok, fakat bende bu kusura yol açan sizdeki ‘yazma/derdini anlatma’ kusurundan bahsetmeliyiz. Belki de siz anlatmak istediğinizi tam olarak anlatamadığınız için bendeki (tüm dikkatime rağmen) okuma kusurunun görünür olmasına neden oluyorsunuz. Bu konuda hukukta (kıta Avrupası hukuku) bir kural vardır; “karşıdaki ne anlıyorsa, doğru odur” der kural.
            Bütün bunların dışında benim anlatmaya çalıştığım ise şu; burada herkes birbirine hakaret ediyor, (karşılıklı hakaret) TCK anlamında suç olması bir yana, ahlaki değil. Irkçılığa varan (lütfen dikkat edin ırkçı demiyorum – bazen doğrudan ırkçı) söylemler oluyor, suç ve ahlaki değil. Ben bunlara inan ve düşünce yapım nedeniyle katlanamıyorum ve itiraz ediyorum.
            Yıllar önce de böyleydi bu sayfalar, hastalandığım ve eve mahkum yaşadığım şu kısa dönemde de aynı şeyleri gördüm ve yine dayanamayıp itiraz ettim. Neyse iyileştim, birkaç gün sonra yine iş yoğunluğum nedeniyle sesimi duymayacaksınız. Saygılar…

        • Kusura bakmayin, dunyanin en problemli “Hukuk sisteminin” bir mensubundan adalet dersi almayacagim. (Bunu bir hakaret acisindan asla degil sistem kurbani anlaminda soyledigimi belirtirim) Ben avukat degilim, “jesus” taklidi tokadi yiyince diger yanagini uzatan biri hic degilim ve olmayacagim. Burasi mahkeme de degil! Ayrica herhengi bir detayi bilmeden yorum yapmak hic dogru degil. Dileyen bu pislik aleminin icinde yasamaya razi olur ben degilim ve olmayacagim. BEN HALKIM, halktan biriyim, en azindan burada, ombudsman havasinda “jakoben” yaklasimlar insanlara, adamlara karsi yapilir, cahil sumukluboceklere degil. Buyuk fedakarliklarla alinan kupalara karsin bir zavallinin dediklerine bir bakin; “Aziz Yıldırım’dan; “”dizmişsin buraya kupaları ama bunların hiçbir anlamı yok!!! Bende aldım bunlardan!!! Buraya futbol kupasını getirmek marifet!!! “” Dolayısıyla bu kadar yalan dolan yazıp kendini kandırmaya gerek yok!!! Kendi gözümüz de değeri yok!!!” Burasi bir basketbol sitesi ve bir meczup bana bunlarin onemsiz olmadigini SOYLEYEMEZ!!!
          COK SEVDIGIM BASKETBOLUMA BU LAFLARI SOYLETMEM!!!
          Soylemeye devam ederse sonuna kadar ona insanligin soyleyebilecegi en agir laflari soylemeye DEVAM EDECEGIM. Ben basketbol konusmaya onlarca defa gayret ederken bana “Dildo” muhabbeti yapan biri sanal da olsa bir sumuklubocektir. Ben bunu kabul etmeyecegim.
          Sen kimsin diyecekseniz uzun senelerdir Londra da yasayan Master Degree yapmis bir yazilimci-girisimciyim.
          Mesela diger yazdiginiz yazida “bilgisizlik” hatasina yeniden dusmussunuz; Bu ulkede medeni bir sekilde mac seyretme ozlemi… oysa ki boyle bir yer VAR, adi: ATASEHIR ULKER ARENA. Icine girdiginizde sizi baska bir dunyaya tasiyan gercek bir SPOR SALONU. Gitseniz en azindan orneklerdiniz. Ne beni ne de sumuklubocekleri ve gecmisi bilmeden “ideal dunya kurallarinin” hic bir gecerliligi olamaz. Bu sumukluboceklere hic bir sey soylememek bana, amerikan futbolunda quarterback’in pas veremeyince topu bilerek taca atmasini hatirlatiyor.
          Basketbola bakisimi ve derdimi Yannier’in acklamasinin altina yazdigim yazidan bir alinti yaparak daha iyi anlatmaya calisayim:
          “Lutfen ibret icin Saras ve dubai’de kalanlarin altina yazilan yorumlara bir bakin, iki yorum var, bir bas zavalli orada ne isin var, diger cirak zavalli ise bir ton para almis mahsur kalmis tesadufun boylesi diyor. Tek bir INSANOGLU bile bombalar inerken “Gecmis olsun, umarim sag salim donerler” dememis. Insanin olmadigi yerde basketbol olsa ne olur? Cunku ne yazik ki bu ulke artik NE INSAN NE DE ADAM YETISTIREMIYOR.”

          “İnsanın binlerce yıldır biriktirdiklerine (epistemoloji) göndermedir” demissiniz yukarida, yazdigim elestiri muhataplarinin INSAN VE ADAM olmak icin sizce KAC BIN YILA DAHA IHTIYACI VAR?

          • Ben diyorum ki; “bahsettiğiniz ‘onların’ ne dediği zerre kadar önemli olmamalı, Fenerbahçe Beko takipçileri için”. Lütfen dikkat edin Fenerbahçe Taraftarı değil, “Fenerbahçe Beko takipçileri” diyorum. Çünkü bugün Fenerbahçe Beko’yu sevenler, saygı duyanlar ve keyif alarak izleyenler sadece Fenerbahçe taraftarları değil. Yapılan çalışmalar gösteriyor ki, NBA profesyonellerinin bile maçlarını en çok takip ettikleri Avrupa Basketbol Takımı Fenerbahçe Beko… Yurt dışında spor konuşulan ortamda Fenerbahçe dediğinizde, muhatabınız “Fenerbahçe Beko” diyor hemen ve gurur duyuyorsunuz.
            Özellikle Avrupa basketbol otoriteleri, Fenerbahçe Beko’nun, düşük sayılabilecek bir bütçe ile hiçbir Euroleauge takımının birince, hatta bazıları açısından ikinci tercihi dahi olmayan basketbolcularla, bunca büyük başarılar elde etmelerinin sırrı konuşuyor, tartışıyorlar. Yani Fenerbahçe Beko’nun basketbolu, takım yapısı inceleme, araştırma konusu yapılıyor. Sarunas’ın basketbol bilgi ve zekası övgü konusu yapılıyor ve NBA’de Sarunas’ın her takımı çalıştırabilecek düzeyde bir koç olduğu teslim ediliyor.
            Sizin ‘onlar’ olarak nitelediğiniz kişiler de bu gerçeği benim kadar biliyorlar ve saldırganlıklarının altında yatan temel nedenlerden biri de bu. ‘Onlara’ öfkelenmek insani olabilir, ama neden ‘onlar’ gibi davranalım, küfür edelim? Yapmayalım, keyfini çıkaralım.
            Önemli Not; Hukuk Sistemimiz Dünya’nın en iyisi… Sanırım sizin dikkat çekmek istediğiniz konu, uygulama sorunları. Uygulama sorunları sistemimizi kötü yapmıyor, uygulamayı kötü yapıyor.
            Daha Önemli Not; Kimseye ‘adalet’ dersi vermek niyetinde değilim. Adalet ütopik bir kavram ve uygulanan hukuk bu konuyla çok (hatta bazen hiç) ilgilenmez. Kastettiğiniz ‘hukuk dersi’ vermekse, o da boyumu aşar, haddim değil. Böyle bir izlenim verdiysem de defalarca özür dilerim.

  4. ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS MILLI TAKIMIMIZIN ANTRENORU OLMALIDIR!!!
    Oyle bir dunyada yasiyoruz ki artik kimin ne oldugu belli degil. Dun bir karsilastirma vardi, bir Ispanyol kadın politikacı abd’nin hain saldırısını protesto edip trump’i hitler serefsizine benzetirken bir Turk imam abd’ye toz kondurmayarak “taraf mi olmaliyim” diyordu. Ha imam olmussunuz ha politikacı, Ispanyol ya da Turk farketmez; ONCE INSAN OLACAKSIN, SONRA ADAM OLACAKSIN ardından ne istersen ol sorun olmaz. Iste sadece bu nedenden dolayı ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS MILLI TAKIMIMIZIN ANTRENORU OLMALIDIR!!! Bir tarafta sonsuz butceleriyle surekli aglayan, oyuncularini suclayan, surekli sahalardan kendini attiran, insanimizi ayirarak bir Milli Macta amigoluga soyunan hapcinin kocu Cathene Gergin. Diger tarafta efendiliği, mutevaziligi, basketbol sevgisi, yuregi, oyuncularina kattigi degerlerle ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS. Miami Heat’in 19 yaşındaki genç oyuncusu Kasparas Jakucionis diyor ki: “Spoelstra harika, hatta dürüst olmak gerekirse inanılmaz bir koç. O mükemmel bir lider ve basketbolu çok iyi biliyor. Bana Barcelona’daki koçum Saras Jasikevicius’u anımsatıyor.” Gecen yilin sampiyonu Oklahoma Thunder uzunu Isaiah Hartenstein ise onun için; “Saras çok tutkulu bir koç. Çok ama çok büyük bir basketbol zekasına sahip. Video analizler sırasında birkaç kez televizyon kırmışlığı vardı. Bence oyuna duyduğu tutkuyu görmek… Böyle anlarda bile oyuncularından büyük saygı görüyor. Saras’tan çok şey öğrendim ve bunun için ona her zaman minnettar olacağım.”
    Bir tarafta anlamsiz mixeriyle Turk oyunculari tek tek oguten ve degersizlestiren bir Turk Cathene Gergin diger tarafta Tarigi buyuk bir yildiz yapan, Metecan ve Onuralp’i euroleague seviyesine cikaran ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS… Imam ve Ispanyol, Turk ve Litvanyali, hepsi bos. Once insan olacaksin, adam olacaksin, sportmen olacaksin. Bir tarafta kendi ulkesinde ve bir cok baska ulkede kufur yiyen, azar isiten Cathene G, diger tarafta dunyanin obur ucunda bile saygi duyulan bir KOC, BIR INSAN, BIR ADAM: ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS. Bir tarafta maci bizler gibi izleyen, maca en ufak bir bicimde dokunamayan Cathene G, diger tarafta DEGISTIREMEDIGI, DOKUNAMADIGI mac olmayan ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS. Bir tarafta milyon eurolar havalarda ucusurken, yeni BUTCE REKORLARI kirilirken COGALDIKCA; HARCADIKCA KUCULEN Cathene G, diger tarafta son derece mutevazi butcesiyle, Melli, Hall, Nando, Silva gibi oyuncularinin yoklugunda bile AZALDIKCA, OYUNCULARI SAKATLANDIKCA BUYUYEN ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS… Yeteri kadar koyunun olmadigi yerde keciye abdurrahman celebi dendi ama artik oyun bitti. Cathene G ve mahdumu derhal istifa etmeli, asil en iyi yapabilecekleri amigo davulculugu ve zibzibiciligi isine geri donmelidir.
    ŠARŪNAS JASIKEVIČIUS MILLI TAKIMIMIZIN ANTRENORU OLMALIDIR!!!

  5. 20. Yuzyilin tartismasiz en buyuk askeri dehasi, ileri goruslu lideri, en buyuk devrimcisi olan GAZI MUSTAFA KEMAL ATATURK oyle bir INSAN ve ADAMDI ki onbinlerce kilometre uzaktan gelen kendi bekasina goz koymus, elinde tufekleriyle Turkleri oldurmeye kalkismis Anzaklar icin Canakkale Savasindan sonra soyle demisti: “Uzak diyarlardan evlâtlarını harbe gönderen analar! Gözyaşlarınızı dindiriniz. Evlâtlarınız bizim bağrımızdadır. Huzur içindedirler ve huzur içinde rahat uyuyacaklardır.” YIL 1915…
    Basketbola HIYANETI SIAR EDINMIS HAIN ise: Icinden deger yaratamayan FENERBAHCE diyor, onlarca hakarette cabasi. YIL 2026.
    Canina, malina kastedenlere karsi bile saygisini, insanligini, adamligini kaybetmemis, yunanin bayragini bile yere dusurtmemis bir INSAN, BIR ADAM ve tam 110 yil sonra “guya” kendi ulkesinin takimina bile saygi duymayan, en azindan yapabilecegi “susma hakkini” asla kullanmayan “sözde Ey! Turk genci” utanc vesilesi ROBOTLASMIS BIR HAIN… Kinini ve nefretini gerekirse yunan yalakaligi uzerinden saglamaya calisan bir meczup parcasi… Sapkin askindan baska basketbolun yanindan gecmemiş gercek bir zavallı… PEKI NEDEN?
    CUNKU…

    Sadece icinde yasadigimiz 21. yuzyilda yani son 26 yilda son 15 yili dunyada esi benzeri olmayan bir teror saldirisina direkt hedef oldugu halde TURK BASKETBOLUNA Omer Asik, Semih Erden, Oguz Savas, Omer Faruk, Dogus Balbay, Tarik Biberovic, Melih Mahmutoglu, Metecan Birsen, Berk Ugurlu gibi degerleri, Gigi Datome, Jan Vesely, Ekpe Udoh, Bobby Dixon, Bojan Bogdanovic, Bogdan Bogdanovic, Nemanja Bjelica, Kostas Sloukas, cope atilmis Nicolo Melli, Nikola Kalinic, Marko Guduric, Devon Hall, umutsuz vaka Wade Baldwin, yeniden dogan Khem Birch, simdi Brandon Boston ve Talen Horton Tucker, gecmiste eski rahmetli Conrad McRae gibi yildizlari ve su an aklima gelmeyen onlarca oyuncuyu yetistirmis ya da parlatmis, nba denen cehenneme herhangi bir Amerikan kolejinden daha fazla tam 17 oyuncu yollamis, Kenan, Izzet, Ilkan, Sehmus gibi degerlere yatirim yapmis, pilot takimini kurmus ama DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON…

    Bankalarinda say say bitmez milyar dolarlari ve sahip olduklari tek bir erkek takimiyla basketbolumuza civi cakmamis, cop futbolculara yatirim yapmaktan basini kaldiramayan kulupler dururken iflas ettigi halde bu ulkeye bir salon kazandirmis, ilk basketbol muzesini kurmus, ülkemizin ilk euroleague sampiyonu olmus, kadin ve erkeklerde iki buyuk kupayi kazanmis tek kulup, yarattigi maskotu Yellow’un bile yilda yaklasik 1.5 milyon euro gelir sağladigi “KIMSEYE YUK OLMADAN” AVRUPANIN EN BUYUGU OLMUS AMA DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON…

    Eger bunlar birer DEGER degilse dunyada spor adina “DEGER” diye bir kavram YOKTUR!!!
    Bunun Yali Cocugu diye olmayan beyniyle alay edip b.kunu temizleyemecegi eski Baskan Ali Koc ise sadece kendi baskanligi sirasinda 3’u Euroleague Sampiyonlugu olmak kaydiyla tam 24 (YIRMIDORT) Kupa kazandi:
    🏆⭐🏆⭐🏆⭐ 🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆🏆 (Ilk ucu Eurolege kupalaridir)
    Iste bu zavalliya gore DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON… BUDUR…
    Bu ve bunun gibi zavallilar onunden misiri alinmis kazlar gibi surekli ciyak ciyak viyaklarken DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON Dunya Sampiyonu atletler, Dunya Rekortmeni yuzuculer, Dunya Sampiyonu boksorler, kurekciler, yelkenciler cikarir, Olimpiyatlara TEK BASINA tam 135 Ulkeden daha fazla sporcu yollar. Iste DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON dedigin boyle olur!!!

    Tutuklanmadik ikinci baskani ve sponsoru kalmamis bir futbol kulubunun taraftari olan bu zavallinin en cok ilgi duydugu iki konu var: Ilki erkek sapkin aski Cathene G ve digeri dilinden dusurmedigi “Dildo” Bu terliksi hayvan kadar beyni olan hayata dair herhangi bir degere sahip olamamis zavalli utanmadan, arlanmadan firca yedigi adam kalmadan butun hakaretlere yarabbi sukur deyip racon kesmeye calisir.
    Insanda en azindan utanma olur, sapkin askina ovguler yagdirmaya calistigi Milli Takimin oyuncularindan, Berk, Metecan askinin mabadini kurtaran Tarik ve her gun basketbolunu buyuten Onuralp GOGSUNDE FENERBAHCE VE BAYRAGIMIZI SEREFLE TASIR.

    Eger aklinizda, fitratinizda; mucadele, emek, basari, inat, kararlilik, rekor, sampiyonluklar, gurur, ULKEMIZIN SANLI AL BAYRAGINI DUNYA CAPINDA EN YUKSEGE CIKARMAK gibi degerleriniz yoksa KI ALAKALARI BILE YOK o zaman FENERBAHCE SPOR KULUBU DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYON OLUR…
    Eger aklinizda kara parayla takim kurma, masaalti oyunlariyla Milli Takima oyuncu yollama, sahtekârlık, hokkabazlık, alinamayan kupayi kutlama, galibiyet görememis taraftariniz kucucuk kizanlarin evlenme yasina geldiği halde kimsenin bundan gocunmadigi bir futbol kulübüyseniz, bir takim parasini bankta bile oturtmadigin cop futbolculara oluk oluk aktariyorsan, dildo festivalleriyle gurur duyuyorsan FENERBAHCE SPOR KULUBU DEGER YARATAMAMIS BIR ORGANIZASYONDUR…
    Peki amacin Fenerbahce’nin yaptiklarini yapmak degilse BURADA NE ISIN VAR? Burasi senin sapkin fikirlerinin reklam alani mi? Uc tene kelimen hafızandan silinse tek satir yazi yazamazsin bre embesil. Git tipki senin gibi findik beyinlilerin, “”Bizden once buzdolabi yoktu” diyen kafanin ilce baskanligini yap, sana cok yakisir mahduma da parlak bir gelecek olur.

    SEN BASKETBOLA VE SPORA HIYANET EDEN BIR HAINSIN, SEN BIR SAHTEKARSIN, KALBI, DNA’SI KOTU BIR TOHUMSUN. VE BIR ASALAKSIN, HAYATTA HIC BIR KONUDA TATMIN OLAMAMIS DILDO MERAKLISI BIR ZAVALLISIN.
    RAKIBINE SAYGISI OLMAYAN, OLANI; OLMUSU REDDEDEN MECZUPTUR, MENFAATI UGRUNA YUNAN USAKLIGI YAPAN HERKES BIR HAINDIR.
    FENERBAHCE DUNYANIN EN BUYUK SPOR KULUBUDUR!
    NOKTA.

    • Yine saatler harcamış ve çok yazmakla haklı olduğunu sanmış.Tabi ki okuyamadım hezeyanlarını ama Yalı çocuğu ibaresi hoşuma gitti ve tüm yazısını çöpe atacak bir cümle geldi aklıma… Hem de Divan kurulunda efsane başgan Aziz Yıldırım’dan; “”dizmişsin buraya kupaları ama bunların hiçbir anlamı yok!!! Bende aldım bunlardan!!! Buraya futbol kupasını getirmek marifet!!! “” Dolayısıyla bu kadar yalan dolan yazıp kendini kandırmaya gerek yok!!! Kendi gözümüz de değeri yok!!!

      • Marifet oysa ve “bunların” anlamı yoksa ne işin var bu sitede derdi seni tanımayan ve ciddiye alan herhangibir kişi. Ama öyle olmadığı için senin hakkında herkesin yazdığı doğru oluyor, sen de teyit etmiş oldun.

        • İlk olarak “kendi gözünüzde değeri yok!!!” olacaktı, klavye hatası. İkincisi yine anlamamazlıktan gelmişsin hemen yüzüne vurayım, bu aralar yazmıyor ama site yazarı İlker Bey’in dediği gibi ” başta Euroleague’de yer alan kulüp takımlarımız olmak üzere ülke basketbolumuzu geliştirmekten ziyade kendi kişisel çıkarını ve kulüp fetişizmini ön plana koyan kişiler olduğu sürece …… başarılar, basketbol değil piar çalışması olarak hatırlanacak…” Yani siz bilirsiniz ülkeye mâl olmak mı yoksa şahsi piar çalışmasına kurban olmak mı işte bütün mesele bu!!!!!!!!!

          • Kendi kişisel çıkarını şeyhinin kendinden daha fazla kim ön plana koyuyor?

  6. Komediye biz de katilalim. Madem Sevgili Eski Baskanimiz Aziz Yildirim’in soyledikleri bu kadar degerli, bir sozunu daha hatirlayalim!, Buyuralim buradan yakalim, rezillik ve zavallilik rekorlarina hasbelkader bizim de katkimiz olsun !!! “gs futbol kulubunun AVRUPA SAMPIYONLUGU TESADUFI BIR BASARIDIR, BU KAFAYLA TEKRAR EDEMEZLER”
    😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱😊😂🤣🤩🥵😱
    BURADA HIC KIMSE SENIN KADAR REZIL OLMADI…

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler