Ataman Ne Yapacak?

- Reklam-

Ergin Ataman bundan 4 ay kadar önce, “Euroleague veya Yunanistan Ligi’nde şampiyon olamazsak bırakırım.” demişti. Şimdi elinde sadece Yunanistan Ligi kaldı ancak, Panathinaikos açısından Olympiacos’u geçmek çok önemli de olsa, en pahalı kadroyla Euroleague’de yaşanan başarısızlıktan sonra başkan Dimitris Giannakopoulos, çok büyük olasılıkla Ataman ile devam etmek istemeyecektir. Yani Yunanistan Ligi Şampiyonluğu, Giannakopoulos’u kesmeyebilir…

Ataman keşke Dimitris Giannakopoulos’un çok ağır sözlerinden sonra görevi bırakmış olsaydı… Hatırlayacağınız gibi Panathinaikos Başkanı Dimitris Giannakopoulos, Aris mağlubiyetinden sonra herkesin istifasını istemiş, “Koçlar, asistan koçlar. Nerede oynadığınızın farkında değilsiniz, burası Panathinaikos! Atina’ya döndüğünüzde, dönmeye yüzünüz varsa, umarım hepiniz istifa edersiniz! Tüm oyuncular da hep birlikte. Hepinize yazıklar olsun!” dedikten sonra videoyu tükürerek tamamlamıştı.

Giannakopoulos’un bu çıkışı, “Yine kafası iyidir, etkisi geçince normale döner.” diye hafifletilecek gibi değildi. Çok ağırdı ancak herkesin reaksiyon beklediği Ataman yutkunmakla yetindi.

Bize kalırsa Ataman’ın iki şeye ihtiyacı var… Birincisi karakterine uymasa da sakinliğe… Her saniye gündeme gelmeye çalışmadan biraz gözden uzak kalmaya… Bu nedenle belki de en az bir sezon evinde oturmaya… Ya da daha kurumsallaşmış, antrenörün sadece kendi işiyle meşgul olmasına izin verecek bir kulüple anlaşmaya… (Milano gibi… NBA Europe adaylarından Roma gibi…) Ataman basketbolda kalmalı, medyatik olma isteğini frenlemeli… Anadolu Efes de bir olasılık ama bizce onun bir süre kafasını dinlemesi gerekiyor… Şu an için Efes doğru adres değil…

İkincisi ise değişen basketbola uyum sağlamak için daha çok okumaya, takip etmeye ihtiyacı var… Artık değişen basketbolda Ataman’ın çok iyi bildiği yarı saha basketbolunun etkisi azalıyor. Bazıları çok sevmese de NBA’den gelen rüzgarla oyunun temposu, geçiş hücumlarının değeri, atletizmin önemi artıyor, çabuk ayaklar yumuşak ellere göre tercih nedeni oluyor. Ataman geçen yıl Paris’le oynadıktan sonra “Hiç alışık olmadığım bir basketbol gördüm.” demişti. Şimdi de Paris’in oynadığı basketbola göre daha fazla prensibi olan ancak temelde tempoya ve atletizme dayanan Valencia’ya kaybetti.

Ataman ilk kez geçen yaz Milli Takım’a yoğunlaştı ve başarılı da oldu. Önümüzdeki dönem de Milli Takım, Ataman’ın kendisini bulacağı bir fırsat olacaktır… Ama ne olursa olsun Ataman  kendisiyle ilgili radikal kararlar almak zorundadır… (Basketfaul)

- Reklam-

16 YORUMLAR

  1. Tükürdüğünü ilk defa yalamıyor. Dayak yemeden kovulmaya çalışacaktır. Zira daha lig finalinde Olympiakos’a madara olacak. 50 milyon euro harcattığı müptezel zıvanadan çıkacak…

  2. Hareketleri, sözleri, her daim çıkarına göre davranması, yarattığı kaostan beslenmesi, kazanmak için her yol mübahtır kafasıyla yediği haltlarla hiç yakışmadığı basketbolu bırakmalı. 60 yaşına geldi hala her yerde hep kendinden bahsedilsin istiyor, kendisinden çıkarı olanlar harici seveni yok, ego,kibir, kendini beğenme zaten hep tavan, oynattığı basketbol da artık demode, kurumsal bir kulüpte hele Roma, Milano’da hiç yapamaz, hep ben her zaman ben diyen biri, rezil başkandan dünya laf yedi, yuttu, 2-0 dan seriyi verince ligi kazansa da boş çünkü tarihe tersten geçtiler milletin diline düştüler, o şahıs da tazminat vermemek için onun istifasını bekliyor o da parayı çok sevdiğinden parasını almadan gitmek istemiyor. Vatan, millet edebiyatı yapıp milyon euro kazandığı milli takımda da başarılı olması zor, bir daha geçen seneki gibi eksik takımların mücadele ettiği bir organizasyona denk gelir mi bilinmez. Çok iyi koçsa ki değil ama çok şanslı ve ülkesini çok seviyorsa ki o da soru işareti zira sevse para için ülkesi aleyhine ne varsa yapan, Ata’mıza ve bizlere küfreden, pankartlar açan bir ülkenin takımının başarısı için uğraşmazdı, gelsin geri bugüne kadar hiç yapmadığı, umursamadığı gençleri yetiştirip, geliştirsin, yapabilecek kapasitesi varsa tabii…

  3. Efes’e 2017’de dönmeden önce takım çalıştırmayan ve NBA’de antremanları, maçları izleyen bir Ataman vardı. Bu aşamada (artık 3 Euroleague şampiyonluğu da varken) egosunu yenecek ve yeniden olup bitenle ilgilenmek isteyecek bir Ataman olur mu emin değilim ama buna ihtiyacı olduğu kesin!

  4. Avrupanın en önemli koçu basketbol bilgisi tartışılamaz. Egosu olmasa zaten başarılı olamaz ama değişen basketbol bunu başlatan belki Paris basket belki Fenerbahçe 5 dışarıda oyun 5 numaralı oyuncu olmadan. Evet sayın Ataman kesinlikle buna da adapte olacaktır ve en iyisini yapacaktır. Ancak 1 sezon dinlenmesi bence de şart aksi taktirde bu sezon yaşanan emekliliğini açıklayan coach lar gibi olabilir obradovic ve messina gibi. Ama Milli takımımız için ayrı bir fırsat olur.

    • Çok komik.Bunu yorumu ancak basketboldan anlamayan bir gs lı yapar. Obradoviç, sarunas gibi tarihin en başarılı koçları dururken gergini bu klasmana sokman bundan.Kendisinden milyonlarca euro düşük bütçeli bir takıma karşı, 2-0 önde olduğu seriyi 3-2 kaybeden bir antrenör başarılı nasıl olur.

    • Neye göre en önemli koçu? Kıstas ne? Basketbol bilgisi ne mesela? Onun hakkında iyi konuşan kaç kişi var? Büyük bütçelerle ve şansına iyi uyum sağlayan yabancılarla burada şampiyon olabildi benzeri de ilk senesinde panada oldu ama geçen sene ve bu sene hak ettiğini aldı hem de 2-0 dan 3-2 ile rezil olarak.

  5. Ataman Ne Yapacak? Bu eğer bir soruysa yanıtı basit; her zaman yaptığını yapacak, (daha önce kendisini kapının önüne koymak isteyen her kulüpte olduğu gibi) istifa etmemek için elinden gelen her şeyi. Hele de Panathinaikos’taki son yılın yüklü maaş hesabını bırakıp gitmeyecektir. İstifa etmek için en az yarısını alacaktır, ya da her şeye katlanıp tamamını alabilmek için atılmayı bekleyecektir.
    Küçük de olsa bir olasılık da şu; Müptezel başkanla lig şampiyonluğu için pazarlık yapması. “Lig şampiyonu olup öyle istifa edeyim” diyebilir. Müptezel de bunu kabul edebilir. Hem Olimpiacos’tan intikam almış olacak, hem de tazminat ödemeyecek.
    Ataman şu küçük hesabı da yapabilir (karakter olarak buna uygun biri), “hele istifa işini lig şampiyonluğuna erteleyelim, olur da Olimpiacos Euroleague şampiyonu olamazsa (olasılık dahilinde) onları yenip Panathinaicos Lig Şampiyonu olursa (olasılık dahilinde) herkes her şeyi unutur, ben de bir yıl daha devam edebilirim.”
    Nitekim Milli Takımın felaket yılında hakkında söylenen onca lafa rağmen istifa etmemiş, sonrasındaki elemelerde eksik rakiplere karşı bile olsa alınan bir ikincilik ile her şeyi unutturmuş ve ballı Milli Takım işine devam edebilmişti.
    Soykırımcı İsrailli söylediği için ciddiye alınmadı, ama Avrupa basketbol otoriteleri Ataman ile bu argüman üzerinden iki yıldır dalga geçiyorlar zaten. Hatta molalarda Ataman’ın elindeki taktik tahtasına bir şeyler çiziktirip bağıra çağıra konuşurken, basketbolcuların başka şeylerle ilgilendikleri, aralarında sohbet ettikleri görüntüleri yayınlayıp gülüyorlar.
    Yıllardır söylerim, “Ataman basketbol oyununu bilmiyor.” Şimdi bu durumu bütün Avrupa biliyor. Bu nedenle tavsiyem; ara vermesi falan değil (ara verdiğinde basketbol öğrenecek değil ya, aradan sonra yine aynı şeyleri yapacak, tabi artık kazıklayacak takım kaldıysa) kazandıkları ile Çeşme’ye gidip yerleşmesi ve futbol fanatikleri ile sohbet programları düzenlemeleri. Hatta belki birlikte GS başkanlığı için çalışabilirler.
    Devam ederse hala bazı başarılı sonuçlar alabilir, (ne demişler “bozuk saat bile günde iki kere doğru zamanı gösterir”) ama çalıştırdığı takım basketbolcuları başlarında bir koç olduğunu düşünmemeye devam ederler, o da bahaneler bulmaya, herkese çamur atmaya…

  6. Hâlâ adama “gergin” yazıp dalga geçtiğini sanan -muhtemelen FB’li- ergenler var. Adamın üç tane Eurolig Kupası var ve hepsini de sonuna kadar hak ederek kazandı. Yunan takımında koçluk yapmasını eleştiriyor birisi; yahu göz var izan var Sloukas FB’de oynarken Atatürklü pankarta elini sürmedi. İnsan birine vurmaya kalkarken biraz dönüp kendisine bakar. FB, GS ve Efes dâhil zamanında Yunan oyuncu veya koçla çalışmayan kaç kulübümüz var? Onlara da bir şeyler söyleseniz ya!
    Adama kötü koç diyorlar bir de… Bütün başarılarının şans olduğunu iddia etmekle Ataman değil ama bunu diyen tarihe pek de hoş olmayan bir yerinden geçti bile. Komik diyeceğim değil, cehalet desek bu kadarı pek mümkün değil. Geriye ne kalıyor? Çok gerilmemek lazım ama demek ki açılıp kapanmayan, kabuk tutmaz yaralar var ve ne zaman akla gelse kişiyi gerginleştirip acıtıyor.

    • Bu ülkede başarılıysa haklıdır ucuzluğu ve basitliği var, ülkeyi yöneten de girdiği her seçimi kazandı başarılı mı kesinlikle peki ülkenin hali ne, rezalet, eee o zaman her tarafı başarı olsa ne yazar? Bahse konu olan kişi de başarılı mı, kupalar kazandı mı evet peki ülke basketboluna, basketbolcusuna faydası ne, hiç. Ülke basketbolunun hayrına plan, proje sunmuş mu, yok, kaç Türk yıldız oyuncu yetiştirip, geliştirmiş, 1,2 tane. Istediğin profesyonel basketbolcuya, basketbol adamına sor eğer çıkar ilişkisi yoksa onun koçluğunu beğenmez ki sosyal medyada da bunu söyleyenler oldu örnek İbrahim. Sloukas vs konusunda da her kulübe gereken tepkiler maillerle, yorumlarla verildi, verilecek de sen ne yaptın veya senin cansiparene yalakalık yaptığın şahıs ne yaptı? Gözünün önünde biz ve Ata’mız için katil diye resimli pankart asıldı, takımının maçlarına elinde Türk bayraklı orada yaşayan bir soydaşımız giremiyor , koro halinde bizim aleyhimize sloganlar atılıyor, daha ne olsun? Bunları bilip de hala orada duruyorsa onun sorunu. Bir insana böylesi avukatlık, yalakalık, yağcılık yapmak da ciddi karakter, kişilik sorunudur, genetik de olabilir ki sendeki aileden geliyor muhtemelen…

    • Zerzevat, sapla samanı bulamaç etmekle kendini deşifre etmekten başka bir şey yapabileceğini mi sanıyorsun ? Biz bu gezegende yaşıyoruz, sen insanları geri zekalı yerine koyan sözde kıyaslama ve örneklerle ancak kendin gibi fanatiklere hitap edersin, birlikte “ne yaparsa yapsın, bizim kulüptense ağamızdır paşamızdır” der kendinizi rahatlatırsınız, bahsettiğin “açılıp kapanmayan kabuk tutmaz yaralarınızın” o iflah olmaz “acısına” çare olur umuduyla.

    • Bir insan başarılı diye her istediğini yapma, söyleme hakkına sahip mi veya herkes başarılı diye sevmek zorunda mı? Milliyetçilik ile ilgili söylemler cevap üzerinden giden şeyler koçu Türk olan takımı niye desteklemiyorsunuz nasıl milllyetcisiniz üzerinden giden cevaplar. Yani şunun muhakenesini yapamıyor musunuz? Türk bir takım kupayı kazanması ile bir personelinin ya da oyuncusunun Türk olan bir takımın kupayı kazanması ya da başarılı olması aynı şey mi ? Siz Türk takımı başarılı olmasın ama bir Yunan takımı başarılı olsun istiyorsunuz sebebi ne antrenörün Türk olması mantıksal olarak istatistik olarak bunun her hangi bir kıyası olabilir mi gerçekten. Bir de öyle şeyler var ki evrensel, ulusalligin ötesine geçmiş; saygı, etik değerler, sportmenlik gibi zaten spor bu idealler üzerinde yükselen bir etkinlik olarak tanımlanıyor. Ayrıca bizim geleneğimizde böyle şeyler hoş görülen şeyler değil yani bize böyle öğretildi birinin sadece kökenin Türk olması olumlu olumsuz her yaptığını destekleme zorunluluğu mu getiriyor. Böyle uzun uzun yazdım ama karnimizdan konuşmaya gerek yok, gerçek aslında çok net Ergin Ataman fanlarının sebebi Ergin Ataman dan çok onun genellikle rakip olduğu kulüp ve kültür. İnanın milliyet olsun din olsun o kadar egzerije edilip destek olarak kullanılıyor ki artık insanların bu normları samimiyete hayatına taşıyan insanlara bile ön yargı ile bakmaya başladılar. Artık sahalarda branş farketmeksizin algı, demogoji vs gibi şeyleri hak arama diye bu işlerin göbeğine oturtup işler istediği gibi gidince baris naraları atan ya da susan insanlara benim tahammülüm kalmadı. Başarıya giden her yol mübah diyorsanız kusura bakmayın oralara vatan millet din vs karıştırıp sonra insanlar size cevap verince, vatan haini muhabbeti yaparsanız iş Yunan takımını savunup Türk milliyetçisi olmaya kadar gider. Bence sorun bunları söylerken aslında ne olduğunu bilmeniz değil; bu yalanı kulaktan kulağa büyüye yayıp sonra da buna inanmaniz o zaman size geçmiş olsun.
      Not: Kusura bakmayın çok uzun oldu.

  7. Bunca yıldır bu sitede az da olsa fikirlerimi paylaşırım. Ergin Ataman’ın ; sürekli kendinden bahsedilmesini istemek, ilgi odağında olmak ve izlenme arayışı içinde olmak gibi bir rahatsızlığı var. Bu tip insanlar eleştiriye aşırı duyarlıdırlar, çabuk öfkelenirler. Lakin bu anlarda bile, (yani kötü durumda da olsa bile) medya da kendinden bahsedilmesini ister. Ya sahaya su şişesi atarak, ya kendini attırarak, ya kulağına kulaklık takarak, ya şampiyon olmuş Fenerbahçe yi kutlama nezaketi göstermek yerine Ada da alternatif şampiyonluk kutlaması yaparak kendini tatmin eder. Kendi basketçileri sahanın ortasında kutlama yaparken, o herkesten bağımsız olarak yumruklarını sıkıp, taraftarların karşına geçerek kendi şovunu yapma peşindedir. İnanın o; bu ağır eleştirilerden, sırf kendinden bahsediliyor diye çok mutludur. Sonuçta sevabıyla günahı ile o da bir insandır. Onu da böyle kabullenmek gerekir.

  8. Hâlâ cevap veremeden hakaret, hatta aileye saldırarak bir şeyler karalayanlar var. Ataman’ın benim avukatlığıma ihtiyacı yok, benim de ona yalakalık ederek kazanacağım bir şey yok. Bu durumda neden kuduruyorsun(uz) ki! Benim nazarımda Türk takımının başarılı olmasıyla Türk oyuncunun veya antrenörün başarılı olması arasında bir fark yok zira hepsi -aksini beyan etmedikleri müddetçe- ülkeyi ve milleti temsil ederler. Mesela İbrahim Kutluay Yunan takımıyla Avrupa Şampiyonu olurken bizi -burada Türkiye’yi ve Türk milletini kastediyorum, sıkıntınız varsa siz kendinizi dâhil etmeyebilirsiniz- temsil etmiyor muydu? Efes Pilsen’in Koraç Kupası’nı ve Euroleague Kupası’nı kazanmasıyla İbo’nun kupa kaldırması arasında bence bir fark yok. Aynı durum Ataman için de geçerli, Erman Kunter için de. Şimdi mesela kadrosunda Yunan oyuncu oynatan kulüpler (takım/camia ayırmadan söylüyorum) hain olmuyor da -ki olmamalı zaten- Ataman Yunan takımında görev yapınca mı hain olacak? Peki bu durumda Cedi ve Ömer Yurtseven de mi öyle? Bayrakla girememe mevzusu üzerinde tekrar tekrar konuşmayalım zira Türk ve Yunan insanının bu konuda tarihten ve kültürel genetikten gelen hassasiyetleri var. Bizim açımızdan onlar düşman, onlar için de biz düşmanız. Bu kolay kolay değişmez. Sapla samanı “bulamaç” etmediğim gibi “fenersever” yazacakken eli kayıp “sporsever” yazan biri(leri)ne hitap etmek gibi bir derdim de yok. Canın ister okursun, istemezse okumazsın. Ben fanatiğim de sen tarafsız mısın? Geç o işleri. Başarı için her yol mübah değil meselesine de “sporsever” fanatikler hiç girmesin. Engin Kenerman sezonlarını henüz kimse unutmadı.

    • Tek bir yanıtım olmayacak sallamalarına zerzevat, onlarla yaşa rahat ol. Çok çürütüldü çünkü bunlar: Bu sitede “Uzatmanın Son Saniyesinde Nigel Hayes.. Panathinaikos 2-0’la Dönüyor…1 Mayıs 2026” altına yazdığım “sporsever(trolsavar)2 Mayıs 2026 De 02:52
      “Bir Türk” Yunan, Sırp, Karadağlı, Makedon, Bulgar, Hırvat, Ermeni, Rus, Amerikan, İsrail takımında da oynar, antrenörlük de yapar, bu ülkelerin milli takımlarını da çalıştırır. Bunları masaya yatıran yok burada. ……” diye başlayan yorumda ve ayrıca “Tarık 26 Attı (Fenerbahçe 1-0 Önde)28 Nisan 2026” haberine yazılmış
      sporsever(trolsavar)30 Nisan 2026 De 14:46 tarih ve saatli yorumda ısrarla karıştırılan sapla samanın nasıl birbirinden itina ile ayrıldığını merak eden görür – veya görmüştür.
      Karıştıran kendini deşifre etmeye devam eder, oturduğu tribünden izahat alan “hakemseçerleri” de derin federasyonun seçilmiş-atanmışları düdüklerle kümede tutarlar, o “sezonları henüz kimse unutmadı”.

CEVAP VER

Lütfen yorumunuzu giriniz!
Lütfen isminizi buraya giriniz

Sosyal Medya

33,250TakipçilerTakip Et
38,158TakipçilerTakip Et
65,321AboneAbone Ol

En Son Haberler