Fenerbahçe Beko, Euroleague sezonunun ilk maçında Paris Basketball’ı maçı son çeyrekte kopararak evinde 96-77 mağlup etti.
Fenerbahçe Beko, yenilenmiş kadrosuyla Zagars ve Wilbekin’den yoksunken Paris Basketball, koçu dahil tamamen yenilenen kadrosuyla yeni sezona başladı. Nadir Hifi haricinde Paris’in ana oyuncularından kimse yeni sezonda kadroda bulunmuyordu..
Fenerbahçe Beko, 2 sayılık isabetlerde %60 gibi bir isabet oranı yakalarken Paris sadece %30’da kaldı. Paris, hücum ribauntlarında çok büyük bir üstünlük kurduğu maçı farklı kaybetti. Ama Fenerbahçe de maçı tam 25 asistle tamamladı.
Nadir Hifi, 23 sayıyla maçın en skoreri olurken Fenerbahçe’de Devon Hall 22, Talen Horton Tucker 20 sayı attı.
Fenerbahçe Beko maça Hall, Horton-Tucker, Colson, Jantunen, Bacot beşiyle başladı. Bonzie Colson, TOFAŞ maçına kadar rotasyonun dışında bir görüntü verirken sezonun ilk Euroleague maçına ilk 5 başladı. Robinson’un performansı Paris’i ilk çeyrekte ayakta tutacak gibi gözükürken sadece 2.5 dakikada koç Tabellini bütün 5’i kenara alınca ilginç bir maç izleyeceğimizi tahmin etmek de zor olmadı. Paris, 10 dakikada tam 18 oyuncu değişikliği yaptı. İlk çeyreğin sonunda iki takımdan 24 oyuncunun tamamı süre almıştı bile. Bunun bir sonucu olarak Fenerbahçe’de 8, Paris’te 7 oyuncu skor katkısı yaptı. Metecan Birsen’in son anlarda ürettiği basket faul ilk çeyrek skorunu 25-19 olarak tayin etti.
İkinci çeyrekte Paris savunması, Devon Hall’u itinayla boş bırakınca Hall cezayı kesmekten geri durmadı. Fark 14’e kadar çıkınca maç acaba kopar mı? Düşüncesi belirmeye başlamıştı ki Paris’in musluğu açıldı. Özellikle Amath M’Baye başta olmak üzere dış şutlarla tempoyu bulan konuk ekip bütün farkı eritti. Colson, yırtıcılığıyla Hall’a yardımcı olurken başka kimseden skor katkısı gelmediğini de hatırlatmak lazım. Son saniyede Derek Willis’in orta saha şutu girseydi soyunma odasına beraberlikle girecektik. (43-40)
İkinci yarı karşılıklı sayılarla başladı. İlk yarıda 0 sayı bulmasına rağmen 7 ribaunt ve 2 asist üreterek Paris’in verimlilik liderlerinden olan Dokossi skor da bulmaya başlamışken ilk yarının sonlarında bulduğu üçlük isabeti haricinde sessiz olan Nadir Hifi, bu çeyrekte tam 11 sayı atarak kendisini hatırlattı. Talen Horton-Tucker yalnız, bu çeyrekte tam 12 sayı bularak Hifi’nin performansını gördüm ve arttırıyorum dedi. Çeyreğin son bölümünde gelen 2 Melli üçlüğü tribünleri havaya soktu derken son topta Hifi steps yapınca 1 saniye kala top yeniden Fenerbahçe’ye geçti ve bilin bakalım ne oldu? Melli, tepede bomboş… BİR ÜÇLÜK DAHA! Son çeyreğe başlarken rüzgarı daha arkamıza alamazdık.
Son çeyreğe Justin Robinson çok üst perdeden bir giriş yapsa da bu sefer de dümene Wade Baldwin geçti. Her çeyrek başka bir oyuncudan önemli katkı alabilmek kadar kıymetli ve rakibi yıldıran bir şey yok. Yanına Horton-Tucker ve Hall da eklenince yenilmez oluyorsunuz zaten. Paris son çeyreğe kadar çok iyi geldi ama artık verecek cevapları kalmadı. Karşılaşmadan Fenerbaçhe 96-77 galip ayrıldı.




Bir Türk takımının yabancı bir takıma karşı yenilmesini zavallıca isteyen ziyalis inalikos ve kendi gibi yunan takımının başarısına sevinen, yunan sevici,ne idüğü belirsiz ayak takımına gelsin…
Mortbebe nin yerine mi gelmiş o yunan sevici ziya? Bu senenin şamar oğlanı da ziya olcak elleem.
Gelsin gelmesine de, onlar önemsiz varlıklar. Ben Fenerbahçe’den başka herkese ummadığı dayaklar atan Paris’in geçen yılki Fenerbahçe maçlarında başına gelenlerin hıncını alacağını sanmıştım daha fikstür belli olduğunda ama sırayı Tofaş aldı, iki kez üstüste olamazdı, Avrupa’nın en büyüğünün oyuncuları Tofaş maçından sonra fırçaları yemiş olduklarından dördüncü periyotta daha inatçı, hatta çok daha inatçı olduklarını gösterdiler.
https://basketdergisi.com/efes-evde-yok-2.html sanırım bu haberde ve bu tarihte (29 Ekim) yorum yapan, bir Türk takımı yenilince sevincinden 4 yorum yapan içimizdeki Türkiyeliye denmiş… 😏
Takımlarımız bence son 6 adayı iki takımla oynadı, Efes zorlanirken, FB ufak tefek dalgalar ile rahat kazandı.Maccabi ve Paris ‘in yanına her ne kadar Oly’i zorlasalarda Baskonia ‘yı ve Asvel’i yazarım… Gerçi, Avrupa Şampiyonası dolayısıyla büyük takımlar hazır olmasa da , bütçeleri devamlı artan Sırpları hiç beğenmedim, bütçeleri düşen İspanyollar keza öyle… Yıllardır rezalet olan İtalyanlar bu yıl şeytanın bacağını kırabilir…Hapoel’in çok sağlam 5i var, Zalgirs yerli ve milli kadrosu ile klasik sürpriz aday, Yunanlılar zaten favori, Fransızlar da zaten Asvel ve Paris’i yazdım ama saçma sapan iki transfer yapan (Mirotiç ve Nedoviç) Monaco resmen kendi ayağına kurşun sıkmış… Unuttuğum kalmadı umarım… Bize gelirsek Efes’in bence sezonu çöpe atacak derken ki son dakika ya fırsat ya şans transferi J.Loyd hamlesi bence çok şey değiştirdi. Larkin’in yanında resmen gard yoktu?!?!?! Allah yüzlerine mi baktı bilmiyorum ama en kritik hamle oldu!!! Adamım Osmani milli takımla iyice güven kazandı, Şehmus aynı Fb’deki Onuralp gibi heyecan ve aşırı motivasyondan sanırım kötü başlasa da toparlayacaklar umarım… Porier gelene kadar zirve etrafında gezinmeli Efes… FB ise transfer sezonunda Avrupa piyasası sıkıntı olduğundan NBA’de çözüm aradı dolayısıyla eskiler bu hafta işi götürdü ve olan benim takıma oldu!!!! Yine kolay hafta diye Euroleague Fantazi takımına aldığım Tarık-Torton-Brich-Jantunen’e ben nazar değdirdim 😫 eskiler Melli-Baldwin-Bonzie topladı puanları… Hala çoğu kulüp piyasa da oyuncu arıyor dolayısıyla takımlar değişebilir…Efes ve FB’ye sezon hayırlı olsun!!!